Tarihçi-Araştırmacı Ayhan YALÇIN'ın tercümesidir.

ŞEMSEDDİN SAMİ’NİN KAMUS-ÜL ÂLAM’INDA SİLİFKE

Son dönem Osmanlı Türk dili ve kültürü âlimi Şemseddin Sami’nin İstanbul’da 1889-1898 yılları arasında yayınlanan Kamus-ül Âlâm adlı tarih, coğrafya ve ünlü kişiler ansiklopedisi vardır. 1894 yılında yayınlanan ansiklopedinin 4. Cildinde (sayfa: 2604) Silifke maddesi yer alır. Bu maddede aktarılan bilgiler Osmanlıcadan çeviri yazı ve kelimeleri güncellenmiş biçimiyle şöyledir:

SİLİFKE: Adana vilayetinde İçel sancağının merkezi bir kasaba olup Göksu nehrinin sağ kenarında ve denize döküldüğü yerden 16 km yukarıda olarak, Tarsus’un 98 km güneybatısında bulunmaktadır. Bir dağın eteğinde ve denize kadar uzanan bir ova kenarında bulunmakta olup şimdiki durumda ancak 2500 nüfusa sahip ve küçük bir kasaba olduğu halde çevresinde eski Selefkiya şehrinin kocaman harabeleri ve bunların içinde birçok mermer sütunlar, harap bir takım tapınaklar, tiyatrolar, zafer takları, mezarlar, rengârenk mermer döşemeler ve kesme taştan yapılmış 30 arşın genişlikte ve 60 arşın uzunluğunda oyulmuş bir sarnıç ile bundan suyu dağıtan bir takım suyolları görülüyor. Kasabanın üstündeki tepede büyük ve harap bir kale ve kasabanın altında Göksu’nun üzerinde büyük bir köprü dahi vardır. İskelesi güney yönündeki koyda bulunur (Taşucu). Kasabanın Araplar zamanından kalma bir camii şerifiyle bir Rum ve bir Ermeni kilisesi, iki tekkesi, bir ilk mektebi, bir hanı ve dağ eteğinde bir kışlası vardır. Havası kışın pek iyi ise de yazın pek sıcak ve ovadaki bataklıklardan dolayı sıtmalıdır. Me’mun halife Silifke’yi zapt etmiş ise de çok vakit elde tutamamıştı. Mahcem ül Buldan’da Selgos adıyla belirtilir.

Silifke kazası İçel sancağının merkez kazası olup sancağın doğu bölümünden ibarettir. Batıdan Gülnar ve Mut kasabalarıyla kuzeyden Konya vilayetiyle, kuzeydoğudan Mersin kazasıyla, güneydoğudan de Akdeniz’le sınırlanmış olup Ayaş, Yağda ve Bolacalı adlarında 3 nahiye ve 36 köye sahip ve 28500 nüfusu vardır. Halkının büyük çoğunluğu Türk ve Türkmen olup yalnız ticaret yapılan noktalarda bazı Ermeniler ve Rumlar sakindir. Hepsi Türkçe konuşurlar. Arazisi dağlık ve taşlık olup yalnız kaza merkezi ile deniz arasında bir ova vardır. Eski Selefkiya şehri harabeleriyle birlikte Silifke’nin 40 km kuzeyinde dağda (Mağara), Silifke’nin yine 40 km kuzeydoğusunda ve sahilde Ayaş yakınında (Elause) ve bir az daha ötede (Sebaste) adlı eski şehirlerin harabeleri; Limos suyunun denize döküldüğü yerin önündeki kayalık bir adanın üzerinde şimdi Kızkalesi denilen eski (Gorgus) kalesi ve bunun karşısında sahilde eski (Korikos) şehri mevkii ve bunun üstünde (Şeytanlık) ismiyle garip ve geniş hücrelere bölünmüş bir mağara bulunur. Nahiye merkezi olan (Limos) ki şimdilerde küçük bir köydür, eski çağlarda bir şehirdi. Limos suyu vadisinde kayalara oyulmuş birçok heykeller ve resimler ve kazanın her tarafında suyolu, köprü ve kale gibi eski yapı eserler bulunmaktadır. Kazanın üretiminin yerel ihtiyacı karşıladıktan sonraki hayli miktarı buğday, arpa ve susam vs Kıbrıs’a, adalara ihraç olunur. Palamut, yapağı, kuru üzüm ve hayvanat ihracatı da yapılır. Dağlarında ormanlar çok olup İskenderiye’ye ve Suriye sahillerine epey miktarda kereste ihraç olunur. Taşucu’na bazı vapurlar ve yelken gemileri uğrayıp yıllık 900 bin kuruşluk ihracat ve 80 bin kuruşluk ithalattan oluşan bir ticaret yapılır. Yerel üretim kilim ve çul gibi bazı dokuma ürünlerinden ibarettir.

Bir su kütlesi görseli olabilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

“”