İHA ve SİHA’ların dağlık Karabağ operasyonunda başarısı dünya savaş teknolojisinde devrim meydana getirdi. SİHA’ların başarısı dünya silah tüccarlarının ve emperyallerin rahatını bozdu huzurunu kaçırdı.  Ağır bomba yükleriyle birçok radardan saklanabilen SİHA’lar milyar dolarlık savaş gemilerini batırabilme ve stratejik yerlere ulaşabilme yeteneğiyle Türkiye’ye dışarıda itibar, içeride vatandaşa güven kazandırdı.

SİHA teknolojisindeki başarımızın sürdürülebilir olması, başında Selçuk Bayraktar gibi işine sevdalı birinin öncülüğünde, geliştirecek silahlarla Türkiye’nin ayakları yakın gelecekte daha da yere sağlam basacağını gösteriyor..

Salgınla ilgili Türkiye süreci ağır yara almadan yönetebilme kabiliyeti gösterdi. Aşılanma oranında ki artışla beraber Turkovak olarak isimlendirilen yerli aşının da acil kullanım izni alması, Türkiye’nin pandemiyi çok sürmeden kontrol edilebilir düzeye çekeceğini gösteriyor.

Ekonomide döviz-faiz dengesinin bozulması, piyasanın disiplinden kopması hepimizi endişelendirdi.  Hükümetin TL cinsi mevduata döviz karşılığı güvence vermesiyle birlikte, para piyasasındaki hızlı yükseliş durdu. Burada önemli olan ekonomide yarına güvenle bakılabilecek ortamın yaratılmasıdır. Yatırımcının iş çevresinin önünü görebilmesidir.

Döviz-faiz dengesinin problem olmaktan çıkması  uzun süreli radikal ekonomik kararlarla mümkün olacaktır. Bu gün hükümet üretimi destekleyen radikal bir karar alsa sonuçları 3-5 yıl içinde ortaya ancak çıkacaktır.

2022 itibariyle Türkiye seçim sathı mealine girdiği için, bu hükümet seçim kazanma riski nedeniyle böyle kararlarlar alabilme pozisyonunda değildir.

Ekonomik radikal kararlar mutlaka bir kesimin kemer sıkmasına yol açacaktır, pamuk ipliğine bağlı %50+1 düzeninde bu durum mutlak surette hükümet için dezavantaj oluşturur.

O halde hükümet makul bir sürede Türkiye’yi seçime götürmekte tereddüt etmemelidir.  20 yıllık deneyimi ile başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye’yi yöneten AK kadrolar ekonominin ayaklarını yere sağlam basmasını sağlayacak radikal kararları alabilecek en güçlü kadrolardır.  Yeni bir parti hükümet olduğunda sistemi sağlıklı çalıştırabilmesi, AK parti kadar olaylara hâkim olabilmesi için kadrosunu kurması oluşturması gerekmektedir, bu işte 3 yıldan aşağı başarılamaz.

AK partinin yönetim kadrosu Kızılcahamam da toplandı, mutlaka benim altını çizmeye çalıştığım konuları konuşmuş olmalılar. Aklın yolu bir, şu an özellikle ekonominin üzerinde bir sis var; sisin dağılması, yeni güven almış bir hükümetin alacağı ekonomik sosyal kararları uygulayabileceği ortama kavuşmasıyla sağlanacaktır.

AK partililer hükümet olma sorumluluğuyla Türkiye’yi bu kadar sorun yumağı içerisinden geleceğe taşıyacak en hazır kadrolardır. AK parti kadrolarında bir metal yorgunluğu ve bireyselleşme görüyorum.

Bu gün Türkiye’yi geleceğe güvenle taşıyabilme günüdür. AK parti başarılı olursa bundan CHP’li de MHP’li de yararlanacaktır. Başarısızlığı sadece AK partiyi değil bütün bir milleti zarara uğratacaktır.

AK parti gitsin de ne olursa olsun mantığı doğru bir yaklaşım değildir. Libya’da Kaddafi gitsin, Irakta Saddam gitsin, Mısırda Mursi gitsin, Suriye de Esad gitsin de ne olursa olsun deyip meydanlara düşenler, ortalığı yakıp yıkanlar, geride bıraktıkları enkaza bakarak ders çıkarmalılar.

Ben partizan değilim, milliyetçi Ülkücü bir dünya görüşüne sahibim. Türkiye’yi hangi partinin, hangi liderin yönettiğine de bakmam, Benim için Türkiye’nin huzuru,  refahı, güvenliği ve geleceği önemlidir.

2022 de Türkiye’nin daha istikrarlı, daha huzurlu ve güvenli ülke olması dileklerimle Yeni yılınızı kutluyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

“”