Bu yazıyı yazmadan önce kendime tek bir soru sordum:
Adıyaman’ın en büyük sorunu nedir?
Su mu?
İşsizlik mi?
Göç mü?
Yol mu?
Hayır…
Bana göre Adıyaman’ın en büyük sorunu ne asfaltın eksikliğidir ne de betonun yetersizliğidir.
Adıyaman’ın en büyük sorunu eğitimdir.
Eğitimi iyi olan şehirlerin birşeye ihtiyacı kalmaz.
Çünkü bir şehrin geleceğini eğitim inşa eder.
Ve ne yazık ki Adıyaman, yıllardır bu geleceği inşa etmekte zorlanıyor.
Çünkü eğitimde istenilen düzeyde ve yerde değiliz. Türkiye sıralamasın ortalama kaçıncıyız.
Bugün Merkez’den Kahta’ya, Besni’den Gölbaşı’na, Gerger’den Sincik’e, Çelikhan’dan Tut’a, Samsat’a kadar bütün ilçelerimiz dahil yaşayan her anne ve babanın ortak hayali çocuklarının iyi bir eğitim almasıdır.
Bunu sağlıyormuyuz biz il dışında okuyan öğrenciler ile eşitlik içinde eğitim alabiliyormuyuz.
Fakat acı soru şudur:
Bu çocuklara gerçekten diğer illere kıyasla eşit bir gelecek sunabiliyor muyuz?
Yıllardır eğitim istatistiklerine bakıyorum…
Sınav sonuçlarını inceliyorum…
Komşu illeri takip ediyorum… yerimizde sayıyoruz, büyük fotoğraf değişmiyor.
Türkiye’nin en başarılı eğitim şehirleri arasında adımızı göremiyoruz.
Oysa aynı Adıyaman, 2025 LGS’de iki Türkiye birincisi çıkarabiliyor; 2024 YKS’de ilk 100 ve ilk 1000’e öğrenciler gönderebiliyor. Demek ki bu şehirde zekâ da var, azim de var, öğretmen emeği de var. Sorun, bu başarıların bütün okullara ve bütün ilçelere yayılamamasıdır.
Şimdi asıl soruya gelelim.
Neden?
Sayın Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğü…
Bu şehir adına size sormak istiyorum.
Adıyaman’ın eğitimle ilgili on yıllık bir hedefi var mı?
Beş yıl sonra Türkiye’nin ilk 30 ili arasına girmeyi hedefliyor muyuz?
Her okulun başarı karnesi kamuoyuna açıklanıyor mu?
Hangi ilçemiz yükseliyor?
Hangi ilçemiz geriliyor?
Merkez ile Sincik arasındaki başarı farkı nedir?
Gerger ile Besni arasında neden farklılık oluşuyor?
Kahta’nın, Gölbaşı’nın, Çelikhan’ın, Tut’un, Samsat’ın eğitim performansı bilimsel olarak analiz ediliyor mu?
Adıyaman’ın 81 il arasındaki performansı ne durumda eksiklerimiz varsa nelerdir.
Okul mu?
Öğretmen mi?
Eğitimdeki kaliteyi artırmak için neler yapıyorsunuz?
İlkokuldan itibaren bütün okullar ve bu okullardaki öğrencilerin hangi öğretmenden çıkıyor hangi öğretmen başarılı hangisi beden başarısız.
Bunları elde edecek verileriniz var. Bunları takip ediyormuyuz acaba Millieğitim olarak.
Yoksa sadece sınav sonuçları açıklandıktan sonra birkaç gün konuşup bir yıl daha mı bekliyoruz?
Başarılı illeri incelediğinizde ortak bir özellik görüyorsunuz.
Hiçbiri başarıyı tesadüfe bırakmıyor.
Her öğrenciyi takip ediyorlar.
Her öğretmeni destekliyorlar.
Her okulun güçlü ve zayıf yönünü biliyorlar.
Her öğretmenin ne yapıp yapmadığını nasıl bir öğrenci yetiştirdiği belli aslında.
Veriyle yönetiyorlar.
Peki Adıyaman bunu yapıyor mu?
Eğer yapıyorsa sonuç neden değişmiyor?
Yapmıyorsa neden yapmıyor?
Deprem elbette ağır bir yıkım bıraktı.
Bunu inkâr etmek vicdansızlık olur.
Ama deprem, eğitimdeki bütün sorunların tek açıklaması olamaz.
Çünkü Adıyaman eğitimde aradığı sıçramayı depremden önce de gerçekleştirememişti.
Asıl mesele şudur:
Başarılı öğretmenlerin yöntemlerini bütün okullara taşıyabildik mi?
Köy okullarındaki çocuklarla şehir merkezindeki çocuklar aynı imkânlara sahip mi?
Her ilçede nitelikli rehberlik hizmeti aynı düzeyde mi?
Her öğrencinin eksiğini ölçen, takip eden ve telafi eden bir sistemimiz var mı?
Bugün Adıyaman’ın eğitim masasına sadece Millî Eğitim Müdürlüğü oturmamalıdır.
Valilik oturmalıdır.
Belediyeler oturmalıdır.
Adıyaman Üniversitesi oturmalıdır.
Ticaret ve Sanayi Odası oturmalıdır.
Esnaf odaları oturmalıdır.
Sanayiciler oturmalıdır.
Sivil toplum kuruluşları oturmalıdır.
Çünkü eğitim yalnızca bir kurumun değil, bir şehrin ortak meselesidir.
Ve şimdi buradan bir çağrı yapıyorum.
Gelin, Adıyaman için siyasi tartışmaları bir kenara bırakalım.
Bir “Adıyaman Eğitim Zirvesi” düzenleyelim.
Merkez’den Besni’ye…
Kahta’dan Gölbaşı’na…
Gerger’den Sincik’e…
Çelikhan’dan Tut’a…
Samsat’tan bütün ilçelere kadar herkes aynı masada buluşsun.
Her ilçenin eğitim raporu hazırlansın.
Her okulun güçlü ve zayıf yönü ortaya konsun.
Beş yıllık hedefler belirlensin.
Ve her yıl kamuoyuna hesap verilsin.
Çünkü hesap vermeyen sistem gelişmez.
Unutmayalım…
Bir ilin zenginliği bankalardaki mevduatı değildir.
Bir ilin zenginliği organize sanayisi de değildir.
Bir ilin gerçek serveti, sınıflarında oturan çocuklarıdır.
Eğer o çocuklara hak ettikleri eğitimi veremiyorsak…
Ne yeni yolların…
Ne yeni binaların…
Ne de büyük projelerin bir anlamı kalır.
Ben bu yazıyı kimseyi suçlamak için yazmadım.
Ben bu yazıyı Adıyaman’ın kaybolan yılları için yazdım.
Çünkü inanıyorum ki;
Bir şehir ancak öğretmeni kadar güçlüdür…
Bir şehir ancak öğrencisi kadar büyüktür…
Ve Adıyaman, çocuklarının hak ettiği eğitim seviyesine ulaştığı gün, sadece Güneydoğu’nun değil, Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri olacaktır.
O güne kadar sormaya devam edeceğiz:
Adıyaman eğitimde neden hak ettiği yerde değil?
Ve daha önemlisi…
Bu tabloyu değiştirmek için kim, bugün hangi cesur adımı atacak?
Bu taşın altına herkes elini koymak zorunda ve özellikle Adıyaman milli eğitim müdürlüğüne çalışmalar ve çalışmaları hakkında bilgi sorulmalı neler yapıldığını kamuoyuna açıklamalı.
Eğitim bir ilin bir ülkenin geleceğini inşaa etmenin en önemli yoludur.
Haftaya velilerin çektiği sıkıntıları yazacağım.
Özel kurslar
Özel okullar
Özel dersler
Kitaplar, soru bankları vs.
Bir sonrakine öğrencilerin çilesini.
Bu Millieğitim konusu çok önemli çok….
Mehmet hakan Karaaslan