ÇANAKKALE SAVAŞI VE ATATÜRK      

Abone Ol

Osmanlı İmparatorluğu’nun üzerine oturduğu Anadolu’yu ele geçirmek isteyen İngiliz ve Fransız kuvvetleri Şubat 1915 tarihinde Çanakkale boğazını işgal ettiler, Çanakkale topraklarına asker çıkardılar. Mustafa Kemal’in komutanlığında işgalci İngiliz ve Fransız askeri ile Osmanlı Devleti askerleri arasında büyük bir savaş başladı. Mustafa Kemal Savaşta büyük bir komutanlık ve liderlik ortaya koydu. Savaş, 18 Mart 2016 tarihinde Osmanlı ordularının büyük bir başarısı ile sonuçlandı. İngiliz ve Fransız işgal güçleri tarihi bir yenilgi aldılar.   

Çanakkale Savaşı’nda Birleşik Krallık (İngiltere) adına savaşan askerlerin çoğunluğu, Birleşik Krallığın (İngiltere) işgali altında olan Avustralya ve Yenizellanda askerlerinden oluşuyordu. Birleşik Krallık adına savaşan 8.700 Avustralyalı, 2.700 Yenizellandalı olmak üzere toplam 11.400 civarında Anzak askeri savaşta öldü.   

Tarihte, Osmanlı Devleti ile Avustralya ve Yenizellanda devleti arasında, savaş gerektiren bir sorun yaşanmamıştı. Ama binlerce masum Anzak askeri, ülkelerinde binlerce kilometre uzakta, Çanakkale Savaşı’nda ölmüştü.   

Çanakkale Savaşı’nda cephede Anzak askerleriyle göğüs göğse savaşan Mustafa Kemal Atatürk, 1934 yılında, Anzak askerleri annelerine hitaben bir mektup yazdı. Mektup da: "Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçik'lerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar; gözyaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır" dedi. İradeleri dışında Çanakkale de savaşmak zorunda kalan ve savaşta ölen, cenazeleri ülkelerine götürülemeyen Anzak askerleri için, “onlar sizin evlatlarınız olduğu kadar, bizim de evlatlarımızdır.  Biz onları tıpkı Mehmetçikler gibi kendi evlatlarımız olarak görüyor ve bağrımıza basıyoruz” dedi. O güne kadar tarihte bir örneği yaşanmamış olan büyük bir devlet adamlığı örneği sergiledi. İnsanları savaşmaya değil birbirlerini sevmeye ve barış içinde yaşama davet etti.  

Türk Kurtuluş Savaşı, Batı’nın emperyalist işgalci devletlerinin, tarihsel süreç içinde büyük bir yenilgiye uğradıkları, ilk ve tek savaş oldu.  

Kurtuluş Savaşı’nın Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduktan sonra, “Savaş zaruri olmalıdır, zaruri olmayan savaş cinayettir” dedi. “Yurtta barış dünyada barış” çağrısı yaptı. Yurtta ve dünyada barışı savundu. Yurtta ve dünyada barış ve huzur olmasını, insanların barış ve huzur içinde yaşamasını istedi.  

Büyük bir askeri ve siyasi dahi olan Atatürk’ün, Kurtuluş Savaşı sonrası, savaşı değil yurtta ve dünyada barışı savunması, karşılıksız kalmadı. Komşu devletler başta olmak üzere dünyada büyük karşılık buldu.  

15 Mayıs 1919 tarihinde İngiltere ve Fransa’nın yönlendirmesi ve desteği İzmir’i işgal eden. Arkasında Batı Anadolu’yu işgal eden. Sakarya’ya kadar ilerleyen, işgal ettiği yerleri yakıp yıkan, Atatürk’ün Başkomutanlığında tarihi bir yenilgiye uğrayan Yunan ordularını komutanı ve Yunanistan’ın önde gelen devlet adamlarından Elefterios Venizelos, tarihi tersine çevirdi. O güne kadar tarihte örneği yaşanmamış bir davranış ortaya koydu. 12 Ocak 1934 tarihinde Nobel Barış Ödülü Komitesi başkanlığına bir mektup yazdı.  

Savaş zaruri olmalıdır, zaruri olmayan savaş cinayettir” diyen, “Yurtta barış dünyada barış” çağrısı yapan Atatürk’ü, Nobel Barış Ödülüne, aday gösterdi.