CHP JAKOBENİZMİ

Abone Ol

İstanbul ve Ankara gibi bazı büyükşehirlerin CHP'nin eline geçmesi "Kemalist yasakçı zihniyeti" hortlattı!
İnsan hak ve hürriyetlerine ve inanç özgürlüğüne saygı duyan ve bununla birlikte Atatürk'ü seven kesim ile, bahsi geçen "Jakobenler" aynı değildir.
29 Ekim'i fırsat bilip, sosyal medya üzerinden ajitasyon ve tahrikçi paylaşımlar yapanların asıl gayeleri Atatürk sevgisi falan değildir.
Bu güruh, Atatürk maskesi takarak ortalığı karıştırmak ve halkın din ve manevi değerlerine olan nefretini kusmak için bahane arayan bir avuç sahtekardır!
Bunların bir kısmı güya sanatçı adı altında, CHP'nin kazandığı belediyelerden birkaç konser kotarıp rant sağlama peşindedirler. Nitekim sağlıyorlar!
Aslında Uğur Mumcu bunları yıllar önce teşhis ve tarif etmiş ve şöyle demişti "Bu memlekette banka soyarken kar maskesi, ülke soyarken de Atatürk maskesi taktılar."
Diğer taraftan, AK Partinin 18 yıl dan bu yana seçimlerde kazandığı başarıları hazmedeyip, yüreklerinde yılların kinini biriktiren, gayri ahlaki ve sorumsuz bir hayatı bütün topluma dikte etmeye çalışan, aynı taifeden farklı bir kesim ise, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan kinlerini, sanki AK Parti bir din partisiymiş gibi, halkın dini değerlerine saldırarak ortaya döküyorlar. Oysa, AK Parti de en az diğerleri kadar sisteme entegre olmuş, demokratik kurallara saygı duyan ve özümsemiş bir Cumhuriyet partisidir. Dini yada dinci bir parti değildir AK Parti ve böyle bir iddiası hiç yoktur! Bilakis, birçok icraatları en çok muhafazakar ve mütedeyyin kesim tarafından eleştirilir.
Ne var ki, kör cahil ve ham yobaz kemalist taife, bunu bile idrak edebilecek bir mantıktan mahrumdur.
Kendi sefil yaşamlarından ve zevklerinden başka hiç bir insani kaygıya ev sahipliği yapmayan beyinleri, kendileri gibi olmayan herkesi "Öteki" ilan etmeye hazır bir "Şer" potansiyel merkezi gibi çalışır. Bu güruh, vicdan ve kalpleriylede ünsiyet kurabilme özürlüleridir.
Hülasa, CHP içerisinde fazlasıyla mevcut bulunan bu hastalıklı zihniyete kızmak bir yana, acımak gerekir. Zira, birçoğu üniversite okumuş ve mesleki alanlarında uzmanlaşmış, doktor, avukat olmuşlar ancak, düşünme özürlü zavallı olmaktan kurtulamamışlardır. Bunların haline bakınca,
Meşhur Sakallı Celal'in sözü aklıma geliyor.
"Bunca cehalet ancak tahsil ile mümkündür!"