Hadsiz Provokasyon, Aciz Zihniyet
Yapay zekâ görselleriyle siyaset yapmaya kalkışmak, fikir yoksulluğunun ve zihinsel iflasın ilanıdır.
Bir Yunan siyasetçisi ve sözde hukukçu…
Ne ortaya koyabildiği bir fikir var, ne vizyon, ne de ciddiye alınabilecek bir siyasal ağırlık. Geriye ne kalıyor? Yapay zekâyla üretilmiş ucuz bir görsel ve altına iliştirilmiş tek kelimelik bir provokasyon: “Sıradaki.”
Bu paylaşıma siyaset demek mümkün değildir. Bu, doğrudan doğruya aklın iflası, ahlakın terk edilişi ve hukukun ayaklar altına alınmasıdır. Failos Kránidiotis isimli bu şahıs, hukuku savunması gereken bir yerde durmak yerine algı operasyonlarının karanlık arka sokaklarına sığınmayı tercih etmiştir. Çünkü başka tutunacak bir dalı kalmamıştır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sevebilirsiniz ya da sevmeyebilirsiniz. Sert biçimde eleştirebilirsiniz. Oy vermemiş de olabilirsiniz. Bunların tamamı demokrasinin doğal ve meşru alanıdır. Ancak kimsenin inkâr edemeyeceği bir gerçek vardır:
Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin halkın oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanıdır.
Ve bu makam, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasıdır.
Bu makama yapay zekâ ürünü görsellerle saldırmak, Türkiye’yi küçültmez; tam tersine bunu deneyenlerin ne kadar küçük ve çaresiz olduklarını ortaya koyar. Tarih bilmeyen, coğrafyadan bihaber, milletlerin hafızasını hafife alan her zihniyetin düştüğü çukur aynıdır.
Kranidiotis ve benzerleri şunu iyi anlamalıdır:
Türkiye, sosyal medyada üretilmiş görsellerle hizaya getirilecek bir ülke değildir.
Bu millet, algı oyunlarına teslim olacak bir millet hiç değildir.
Bugün yapay zekânın arkasına saklanarak caka satanlar, yarın tarih sayfalarında dipnot dahi olamayacaklardır. Çünkü bu topraklarda ciddiyet, bilgi ve saygı esastır; hadsizlik ise her zaman sahibine geri döner.
Siyaset cesaret ister.
Eleştiri bilgi ister.
Provokasyon ise acziyetin en gürültülü hâlidir.
Ve bu gürültü; ne Türkiye’yi korkutur,
ne de milletin iradesini gölgeler.