IRAK, KOMŞULARINA YÖNELİK OLUMLU BİR STRATEJİ İZLEMELİ

Abone Ol

Irak’ta siyasi ve askeri hamleler hız kazandı...

11 Kasım tarihinde yayınlanan yazımda Biden ile Ortadoğu’da hayata geçirilecek yeni stratejilerin gelişeceğini ve çoğu başlığın yeniden dizayn edileceğini ifade etmiştim... Ve bu ‘yeniden dizayn’ başlığının altında ‘yeni liderlerin’ de olabileceğine özellikle vurgu yapmıştım!
Son süreçteki yazılarımda Irak’a özel başlıklar açmıştım! Ki gördük PKK başta olmak üzere önemli hamleler birer birer hayata geçirilmeye başladı Irak’ta. Biliyorum ki devamı da hızlı bir şekilde gelecek. Hatta Kürt Yönetimi (IKBY) sınırları içine de fazlasıyla müdahale edecek Bağdat Yönetimi!

Irak stratejik açıdan ‘iki arada bir derede’ sayılabilecek bir konumda bu sebepten Bağdat Yönetimine de başarılı bir dış siyaset gerekiyor...
Mustafa El Kazımi göreve geldiği ilk günden itibaren Irak için olumlu olacağını ifade ettim. Çünkü Başbakan Kazımi modern ve pratik zekasıyla, bilgisiyle, kurumsal işleyişe verdiği önemle ve sorunlara hızla çözümler arayan yapısıyla beklentileri karşılayacak bir isimdi...
Irak Başbakanı Mustafa El Kazımi’nin işi zordu fakat imkansız değildi. Ki kısa zamanda zorlu yolları kat etti iç işleyişte. Halkın ve siyasetin nabzını iyi tuttu. Her kesimden destek aldı... Şimdi de Irak’a komşularıyla doğru adımların atıldığı ve ortak paydalarda buluşacağı olumlu bir dış politika gerekiyor... Çünkü Irak, komşularıyla sıkı sıkıya bağlı ve tüm komşu ülkelerin Irak’a demir atmak için bir sebebi var! Hadi hemen kısaca bakalım Irak’ın komşularıyla olan bağ tablosuna... İran’ın vazgeçemediği Şii nüfusu ve Körfez ülkelerinin vazgeçemediği Sünni nüfusu var Irak’ta. Bununla birlikte Türkiye’nin dünyanın neresinde olursa olsun bağını kopartmadığı Türk-Türkmen başlığı, Irak vatandaşı Türkmenler için de geçerli elbette. Irak Türkmenleri Türkiye için çok önemli! Ve Irak petrolünün dünyaya ulaşması da yine komşu ülkelerin toprakları üzerinden gerçekleşiyor... Ve Irak’ın en önemli başlığı su! Irak’ı besleyen su kaynakları Türkiye sınırlarından çıkıp Irak topraklarına ulaşıyor...
Irak’ın dış politikasına dair gözetmek zorunda olduğu bu kadar veriye iki önemli başlık daha eklemek istiyorum. Birincisi; Ovaköy Kapısı’nın faaliyete geçirilmesi bölgenin ekonomik ve sosyal açıdan gelişmesine büyük katkı sağlayacak. Ovaköy’den Bağdat’a ulaşan yol güzergahı üzerindeki yerleşim alanları terör oluşumlarından arınmış olacak. Böylelikle iki ülke arasına güvene dayalı köprüler kurulmakla birlikte ‘ekonomik kalkınma’ ile tanışan bölge insanı terör örgütlerine karşı daha güçlü direnç gösterecek. Çünkü terörle mücadele için kararlı askeri mücadele ile birlikte kalkınma ve refah şart! Irak Yönetimi’nin yeni nesillerini kazanması ve terör batağından kurtarması için Türkiye örneğine İhtiyacı var... Sincarlı Annelerin gözünün yaşını kurutmak için de o nesillerin elinden tutması gerekiyor Bağdat’ın... Ve bence o bölge için Ovaköy Kapısı acilen açılmalı!

Söz konusu kalkınmaya yönelik Irak’ın önemli bir başlığı da Basra Limanı elbette. Ve bu limandaki Kuveyt etkisi! Bu etkinin her geçen gün arttığını da unutmamak gerekiyor. Kuveyt adeta her santimi, her deniz damlasını, her deniz kumunu satın alarak Irak’ın uluslararası ticareti için gerekli tek deniz yolunu kontrolü altına almaya çalışıyor! Bu konuda da başarılı sayılır benden söylemesi!
İç ekonomide de iyice daralan Irak Yönetimi komşuları ile doğru, istikrarlı, olumlu bir dış politika çizgisi üzerinde yürümeli diyorum...
Bugünkü başlığımı Irak‘a ayırmışken Irak Kürt Bölgesel Yönetimine dair de bir kaç tespitimi sizlerle paylaşmak istiyorum. IKBY sınırları içerisindeki insanlar etnik söylemlerden fazlasıysa sıkılmış durumda! Bu rahatsızlığın üzerine ekonomik sıkıntılar da eklenince yakında kalabalıklar yüksek sesle şikayetlerini dile getirecektir! Çünkü o bölgede pek çok etnik-dini başlık varken her söylem ‘Kürt Milliyetçiliği’ üzerinden yapılırsa bir noktadan sonra sorunların başlaması çok normal. Ki ufak çaplı başladı!
İletişim ve ulaşım çağının zirvesine çıkan insanoğlu etnik kimliğinin önüne “insan olmak, dünyalı olmak veya yaşadığı ülkeye ait olmak” başlıklarını çoktan getirdi. Bu sebepten etnik söylemler yerine birleştirici söylemlere ağırlık verilmezse ilerleyen süreçte bu rahatsızlıklar ile IKBY topraklarının ikiye ve hatta üçe bölünme ihtimali çok yüksek diye de eklemek istiyorum...
Ki son söylediğim cümleye uzun zamandır dolaylı olarak yazılarımda yer veriyordum aslında. Fakat son süreçte gördüğüm içten içe kaynayan vatandaşların, ekonomik sorunların, Kürtler arası çekişmelerin ve partiler arası gruplaşmaların yoğun olduğu IKBY tablosu karşısında bölünme ihtimalini artık açıkça söylemem gerekiyor!
Gelelim Türkiye-Irak ilişkileri kısmına. Öncelikle Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu dış politikada çok başarılı bulduğumu belirtmek istiyorum. Zeki, aktif, hazır cevap, kibar, esprili, mütevazi, samimi, duyarlı kişiliği ile yurt içi ve yurt dışında alkışları toplayan bir isim Bakan Çavuşoğlu... Bağdat Yönetimi ile yeni dönemde yürütülecek diplomaside de büyük katkısı olacağına inanıyorum. Bununla birlikte diyalog dilini doğru kullanan ve ‘Türkiye Duruşunu’ doğru yansıtan sivil isimler de Bakan Çavuşoğlu’nun yanında yer almalı diyorum...