Aziz dostlarım insan olarak bu gece Teheccüt vaktinde duyunca bir arkadaşı olarak çok üzüldüğüm bir haber aldım. O haber de ; bizlerin önceden asla bilemediğimiz ancak olay vuku bulunca duyup anlayacağımız bir Kaderle, Allah’ın takdiri ile ilgili hikmetli halleri sizlerle paylaşmak istedim.
Merhum İsmail Coşar hocamla çok fazla hatıralarım var ama hele onların biri benim için oldukça önemlidir. Hatırlayabildiğim kadarıyla 12 eylül 1980 darbesinden önceki o çok sıkıntılı günlerden birinde beraberce dikmende o zaman solcuların kurtarılmış bölge ilan etmiş oldukları dikmenin bir mahallesinde bir şehidimizin taziye ve mevlidi için gitmiş olduğumuz evde O güzel insan kuran okudu dışarıda da bölücü komünistler silahla bulunduğumuz yeri taradılar ancak o ve bizler kılımızı bile kıprdatmadan yapmamız gerekeni yapmaktan hiç geri kalmayarak hem bir hakiki bir mümin hem de Allah için cihat yapan korkusuz bir yiğit olduğunu bizlere ve oradakilere sanki ispat eyledi. Ayrıca o günlerde Ülkücülerin çıkarmış olduğu ve bütün Türkiye ye dağıtıp yaymış olduğu ‘’Kanımız aksa da zafer islamındır’’ kasetinde O İsmail Coşar Çanakkale şehitlerine kasidesini yine bir diğer merhum Coşar’ın hocası olan Merhum Süleyman Arabulan’da Ali imran suresinden şehadetle ilgili aşrı şerifi okumuşlardı.

Sabaha karşı tam saat beşte ; Kocatepe caminin müezzinliğinden başlayıp Baş imamlığa kadar yükselen ve bu görevden de emekli olmasına rağmen hem hıfzını hem de mevlithanlığı ile okuduğu güzel kasideleri ile güzel mekanlarda bu vazifesini dünyasını değiştirdiği bu güne kadar devam ettiren Hafız ve Baş imam İsmail Coşar bu sabaha karşı Ankara’ya arabası ile gelirken Polatlı yakınlarında , bir tıra arkadan çarpmak suretiyle hem kendisi hem de muterem hanımları Hakka yürümüşlerdir. Rabbim Rahmeti lütfu keremi ile muamele eyleyerek eğer var ise taksiratlarını affedip okumuş olduğu o kuranlarla, Naat-ı şeriflerle, ilahilerle ve kasidelerin hürmetine makamını ve mekanını cennet eylesin.
Merhume yengemiz bu günlerde büyük oğlu ile beraber umrede olacaktı ancak umreye gitmeden ayağı çatlıyor. Hal böyle olunca yengemiz gidemiyor, Ancak oğlu gidiyor. Ve anne ve babasının vefat etmiş olduğu bu gün öğlenden sonra umreden dönerek yarın Kocatepe camiindeki cenaze merasimi ve defnine Allah’ın izni ile katılacak.
Bir diğer hikmet ise Regaip gecesinde her hafta cumartesi günü sabah namazından sonra kahvaltı arkasından sohbet ve Merhum İsmail Coşar’ın okumuş olduğu kuran ve kasideleri matbaasında icra ettiğimiz Matsa basımevi sahibini arabası ile bir başka ağabeyimizin işyerinde ki iftarına götürmek üzere Şoförlüğünü Merhum İsmail yaparak giderlerken tam da Gimat’ın önünde hızlı bir şekilde nerdeyse bir araca tam arkasından çarpmaktan Yıldırım beyin ikazı ile kutuluyorlar. İşte bu olaylar bir şeyi gösteriyor ki bu dünya hayatında karşılaştığımız her türlü olaylayda;
‘’ PEDERİN DEDİĞİ DEĞİL DAİMA KADERİN DEDİĞİ OLUYOR!..’’
Allac cc rahmet eylesin .yarın Perşembe günü Kocatepe Camiinde eda edilecek olan ‘Şebi Arusunda’ bulunarak son İslami, insani ve dostluk görevimizi yerine getirmeye Rabbim bizleri muvaffak eylesin.