İYİ PARTİNİN ASIL SIKINTISI
Artık kimse kimseyi kandırmasın.
“Teşkilatlar arzu edilen seviyede çalışmıyorsa bunun sebep ve sonuçlarını da iYi partiyi yönetenlerin tahlil etmesi gerekiyor.
Bugün İYİ Parti’de bazı il ve ilçe teşkilatı siyaset üretmekten ziyade koltuk bekçiliği yapıyorlar.Emek yok, vizyon yok, mücadele yok… Ama unvan var, ego var, beklenti var.
Sokağa çıkmayan, vatandaşın derdini dinlemeyen, seçimden seçime hatırlayan bir yapıdan başarı beklemek akıl tutulmasıdır.
Daha vahimi ne biliyormusunuz, Bu vasıfsızlık artık normalleşmiş durumda.
“Ne yapalım, elimizdeki kadro bu” diyenler aslında sorunun kendisidir. Çünkü o kadroyu oraya getiren de, orada tutan da bu aymazlık ve başarısızlıkta suçludur bence..
Liyakat yok. Sadakat var.
Emek yok. Yakınlık var.
Başarı yok. Ama makam işgali var.Teşkilatlar adeta küçük çıkar gruplarının esiri olmuş durumda. Delege yapıları eş, dost, akraba düzenine teslim edilmiş. Bu yapı bozulmasın diye de her türlü baskı ve tehdit devreye sokuluyor:
“Bizi değiştirirseniz topluca istifa ederiz!”
Açık konuşalım, Siyaseti şantajla yönlendirmeye çalışanların olduğu yerde ne dava olur ne gelecek. Böyle bir yapıyı korumak, partiyi bilinçli olarak küçültmektir.
Bugün Yasin Öztürk çalışıyor, çabalıyor. Ama çürük bir zemine ne inşa ederseniz edin, ayakta kalmayacaktır.
Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu sahada bir karşılık üretmeye başladı ancak teşkilatlar o karşılığın hakkını veremiyorlar.
İYİ Parti’nin önündeki en büyük engel rakipleri değil, kendi içindeki atalettir. Kendi içindeki liyakatsizliktir.
Kendi içindeki korkak konfor alanıdır. 2027’de seçim olacak mı, erken mi olacak tartışmaları boş…
Bu kafayla gidilirse, seçim hangi tarihte olursa olsun sonuç değişmez. Çünkü mesele zaman değil, insan kalitesi meselesidir.
Bu yapı kökten rehabilite edilmeden ne yaparsanız yapın İYİ Parti büyümeyecektir. Biraz sert oldu ama kusura bakmayın dost dediğin gerçekleri insanın yüzüne söyleyendir.