KÖR OLASI ÇÖPÇÜLER DOSTLUĞU SÜPÜRMÜŞLER
Kör Olası Çöpçüler Bestesi yazarı Ali TOPRAK Şanlıurfa Erkek Sanat Okulu mevzunudur. Abisi Mithat TOPRAK KADRİ SEMA, SEYFETİN SUCU, İSMAİL BADILLI gibi sanatçıların saz üstadı olunca,. Bu arada kardeşi Aliyi de Müzik merakı alır. Ali tahsilini sürdürmez. Şöhret olmayı kafasına koyarak ailesinden izinsiz İstanbul'a gider. Bir müddet sonra işlerin sandığı gibi yürümediğini, aklındaki hesapların hiçte öyle olmadığını anlar ama “Başa gelen çekilir.” hesabı her şeyi sineye çeker. Parklarda, sokaklarda sersefil bir yaşam sürer. Yaşam böyle sürerken Ali İstanbul’da bakkallık eden çocukluk arkadaşına rastlar. Dertleşmek, memleket hasretini gidermek için vakitli, vakitsiz bakkal arkadaşının yanına takılır . darken, Ali o semtte mahalleli gibi çevre edinir.
Bir gün Ali bakkal arkadaşının yanında otururken, çok havalı, artistlik tipte, asri bir kız alış-verişe gelir. Ali kızı görünce gönlünü kıza kaptırır. Sersefil yaşantısını unutur, kıza sevgisini anlatma düşüncesine başlar. Kıza mektup yazmaya karar verir. Haftalarca emekten sonra mektup yazma işlemi tamamlanır. Ali bakkal arkadaşının yanında otururken, kızın karşı kaldırımdan geçtiğini görünce, yanında alış-verişe gelen çocuğa :“Çabucak bu mektubu şu giden ablaya ver., Ali Abi nin gönderdiğini söyle.” diyerek mektubu çocuğun eline verir. Arkadaşlarıyla beraber kızın tavrını izlemeye başlar. Çocuk “Abla, abla bu mektubu sana Ali Abi verdi.” diye seslenir. Kız sinirli bir şekilde “Çekil, çekil be kala kala sokak çocuğuna mı kaldım?” diyerek, mektuba bakmadan elinde buruşturup .mektuba bakmadan birikmiş pis su yığıntısına atar. kızgın bir tavırda Etrafa bakmadan NOLACAK SOKAK ÇOCUĞU diyerek yoluna devam eder. geriden izleyen ali nin arkadaşları katıla katıla gülmeye başlarlar. O anda Ali ,daha fazla alay konusu olmasın diye, mektubu geri almayı düşünürken ,o sırada caddeyi süpüren, olup bitenden habersiz sırtı dönük çöpçü. pis su içinde olan buruşuk aşk mektubuna bir kaç süpürge darbesi vurarak çöplüğe doğru süpürür. Orada olan herkes bu alinin bu pozisyonuna bir kat dahada çok gülmeye başlar. Ali o an utancından ne yapacağını bilemez .alinin o anki düşüncsinde o mektup başkasının eline geçmeden nasıl alırım yolunu hesaplamakta. Gecenin geç saatini bekler. ama için için kahırlanır. gecenin geç saatinde çöplüğe gelir. çöplüğün içinde yazdığı duygulu mektubunu aramaya başlar. lakin bir türlü çöpe atılan mektubunu bulamaz. Başını gökyüzüne kaldırır parlayan yıldızları, etrafta yanan apartman ışıklarını, sessiz kaldırımları seyreder. Ay ışığında Geceyi geçireceği parka doğru yürürken:
Yıldızlar gece parlar,
Âşıklar her an ağlar.
Zenginlere konaklar
Bana neden sokaklar…
Dörtlüğü ses verir. Ali içinden “Ben şöhretli veya zengin biri olsaydım bu kız bana sokak çocuğu diyemezdi, gururumla, sevgimle alay edemezdi. Ama illa şöhreti yakalayıp bu kıza Ali bey dedirteceğim bundan onun intikam alacağım.” diye konuşur. Un kapanına Orhan GENCEBAY’ın yanına takılmaya başlar. ORHAN GENCEBAY'IN desteğiyle “KÖR OLASI ÇÖPÇÜLER” eserini tamamlar. Kırk beşlik plak yapar. Plak piyasada mükemmel beğenilir. Böylece Ali kısa zamanda şöhreti yakalamış olur. Bir gün takım elbiseli, kravatlı bir kıyafetle hemşehrisi Berber Altın Makas Halil’i ziyaret eder. Berber Halil elindeki traş makasıyla Ali’nin elbisesini parçalar. “Sen Sokak Çocuğu Ali’sin böyle bir kıyafetle gezmen lazım.” deyince Ali artık yalın ayak ,yırtık pantolon ,yamalı gömlekle dolaşmaya başlar.
Ali’nin piyasada plakları yok sattığından yeniden stüdyoya girmesi gerekirken bir bayanın kendisiyle görüşmek istediğini söylerler. Bayan içeri girer Ali’ye “ Sesini ve eserini çok sevdiğini isminin NÜKHET DURU olduğunu kendisininde müzikle uğraştığını” söyler ve sesini dinlemesini de ister. Ali Nühket DURU’yu dinler. Sesinin güzel olduğunu anlar. O dönem yanında eleman olarak çalışan, sonradan şöhret olan ESEN GÜL ile birlikte ikisini de vokalisti olarak yanına alır. İkinci baskı plak yapmak için stüdyoya gireler. Stüdyo çıkışı Ali NÜHKET DURU’nun ayakkabısının yırtık, eskimiş olduğunu görünce en yakın yerden bir çift ayakkabı alır. Hediye eder.
Ali nin NÜKHET DURU ile ESEN GÜL’ün kolunda olduğu posterini Ali’nin sevdiği, “Sokak Çocuğu” dediği kız görür. Telefonla Ali’yi arar. Ali kıza “Kiminle görüşmek istediğini” sorar. Kız “Ali Beyle görüşmek istediğini” söyleyince “Ben Ali Bey değilim yanlışınız var. Ben Sokak Çocuğu Ali’yim.” diyerek kızın yüzüne telefonu kapatır. Bu kez Ali’nin tanıtım amaçlı afişini annesi görür. “Eyvah! Benim oğlum sokak çocuğu olmuş, perişan vaziyette.” diyerek ağlamaya başlar. Abisi Mithat TOPRAK’a Ali’yi alıp getirmesini söyler. Mithat annesine öyle bir şeyin olmadığını söylese de ana yüreği rahat etmez. Bedir Zaman Aile Mezarlığına gider. Kocasının mezarı başında ağlayarak kocasıyla şöyle konuşur “Kalk heci kalk ölecek zamanı mı bul di? Oğli gurbet ellerde sokak çocuğu olmuş perişan vaziyette sen burada yatisan. Kimse sözümü dinlemi. Şimdi sen olsaydi gidip getirir gelirdi. Ben bu avrat halımdan nasıl İstanbullara gidip alım getirim?” diyerek kocasının mezarı başında ağlar. O anda nur yüzlü bir ihtiyar Ali’nin anasına niçin ağladığını sorunca, Ali’nin anası -“Dede dua et oğlum Urfa’ya gelsin.” deyince Yaşlı Dede “Üzülme gelir, gelir. Merak etme.” der. Bu arada Ali’nin âşık olduğu kız telefon görüşmesinden sonra dayanamaz aklını oynatıp deli olur. Bir müddet sonra Sokak Çocuğu Ali gece çok korkunç bir rüya görür. Ertesi gün derhal Urfa’ya dönüş yapar. Otuz altı yıl müziğe tövbe eder. Bir daha da sahnelere çıkmaz. otuz altı yıldan sonra ilk olarak Hüseyin Güzelin öyküleri yaşanan Urfa türkileri proğramına çıkar. İşte ölümsüz eseri günümüze kadar şöyle sözlerle gelir:
Aşktan yana şansım yok
Ağlıyorum derdim çok
Aşkımı ben kaybettim
Sordum, sordum bulan yok.
Dün gece çok aradım
Bir türlü bulamadım
Kör olası çöpçüler
Aşkımı süpürmüşler
Sokaklarda ne ararsın
Beni kimden sorarsın
Ben düştüm aşk ateşine
Sende düşme yanarsın…
Söz- Müzik: Sokak Çocuğu Ali TOPRAK
Şimdilerde Sokak Çocuğu Ali TOPRAK, Artık Kör Olasın Çöpçüler Aşkımı Süpürmüşler diye, Çöpçülere İntizar etmiyor . ” KÖR OLASI DOSTARI SÜPÜRSÜNLER” İntizarı etmekteymiş gibi. Hasta, evinden çıkmayan, sokak çocuğu Ali TOPRAK ,Sağlığında madi, manevi yardım beklemeden tanıtım hizmetinde Bulunduğu Bazı Kurum ve Kuruluşların Onu Atıl Bırakması , SOKAK ÇOCUĞU ALİ HİSİ VERMEKTE ! Bu Hisi Ancak Sayın Valimiz : Hasan ŞILDAK yok eder düşüncesi akılarda .
Başta GÜZELCE Dedik Ya : KÖR OLASI ÇÖPÇÜLER DOSTLUĞU SÜPÜRMÜŞLER !