Kutsal Kan, Çürüyen Dünya, Kokuşan İnsan

Kan içicilik vahşilik değil dini rütüeldir. Batı edebiyatı ve sinemasının klasik eserlerinde kan ritüeli açık veya gizli İsa'nın düşüş/günah ve yükselişinin/kefaret metaforudur.

Abone Ol

Kutsal Kan, Çürüyen Dünya, Kokuşan İnsan

Yahudi-Hıristiyan Batı uygarlığı kan uygarlığıdır. Kanın bu uygarlık için ne anlama geldiğini bilmeden Epistein belgelerindeki suçları anlayamazsınız. Bu olayın temelinde kan içici Yahudi Hıristiyan uygarlığı yatmaktadır. Geçen yüzyılda Yahudilerin küçük çocukları kaçırmaları, iğneli beşikte sallayıp öldürmeleri, kyrban etmeleri, kan banyosu yapmaları vs. anlatıların gerçekliği tartışılabilir ama inkar edemez. Zira bu anlatılar durduk yerde çıkmamıştır. Çünkü her efsane hakikatten nüveler taşır. Ayrıca kan Yahudilik ve Hıristiyanlıkta kutsaldır. Örneğin Yahudilerde kadınların aybaşı kanı cinselliği keşfi (şehvet) olduğu için günah kanı, gerdek gecesi kadının altına serdikleri bekareti temsili olan bez masumiyet kanı, doğumdaki ise kefaret kanıdır. Aybaşı ve dul kadını necis görmeleri bu yüzdendir. Aybaşı kadının yaptığı yemeği yemezler. Çünkü kan hem günah hem kefarettir. Hıristiyanlıkta ise kan İsa ile özdeşleşmiştir. İsa'nın başına geçirilen dikenli taç ve sırtında taşıdığı haçtan dolayı işkence ve çile kutsanmış, ellerine ve ayaklarına çakılan cellat çivilerinin açtığı yaralarından sızan kan kutsanmıştır. Çünkü İsa'nın çilesi ve sızan kanı insanlığın günahına kefarettir. Bugün vaftizde kullanılan şarap İsa'nın kanını, şaraba batırılan ekmek ise bedenini sembolize eder. Bu yüzden Hıristiyanlıkta ekmek ve şarap kutsaldır. Kan içicilik vahşilik değil dini rütüeldir. Batı edebiyatı ve sinemasının klasik eserlerinde kan ritüeli açık veya gizli İsa'nın düşüş/günah ve yükselişinin/kefaret metaforudur.

Bugün modern Batı medeniyeti gerçekte Akif'in dediği "tek dişi kalmış canavardır." Amerika ve Batı işkence, cinayet ve kanı o denli içselleştirmiştir ki, tarihin en kanlı, en vahşi, en igrenç film ve romanlarına imza atmıştır. Kurt adam, Vampir, Drakula, Cadı, Şeytan karakterlerini yaratmıştır. Satanist ve sapkın tarikatlardan geçilmemektedir. Seri katilleri, cinayetleri, tecavüzleri film vevromanlarla meşrulaştırmışlardır. Cinselliği erotizm ve pornografiyle edebiyat ve sinemada birvsektöre xönüştürmüşlerdir. Kan içmeyi, suç işlemeyi, işkence ve günah işlemeyi şehevi bir içtenlikle anlatmışlardır. Sinema tarihinin en kanlı en vahşi filmlerini Amerika yapmıştır. Bu filmleri seyredenler kanı şarap, şarabı kan niyetine içmekte bir beis görmemektedirler.

İnsanlık dışı Epistein belgelerindeki olayların gerçekte dini kültürel ve siyasi arka planı vardır. İnsanlık dışı bu olayın ardında Yahudi-Hıristiyan medeniyetinin kan dökücülüğü ve içiciliği yatmaktadır. Kanı kutsayan bir inanç her türlü cinayet ve işkenceyi meşru görür. Çünkü batının bu konuda sicili temiz değildir. Vahşiliği yalnız epistein belgeleriyle de sınırlı değildir. Örneğin Haçlı Seferleri'nde çocukları şişe saplayıp yemiş, ortaçağda kadınların içine şeytan girmiş diye işkenceyle öldürmüş, hakikati söyleyen filozoflarını ateşte yakmışlardır. Batının edebi peygamberi Shakespeare dahi, bundan dörtyüz, dört yüz elli yıl önce aldatan bir kadın, işlenen bir cinayet ve intikam peşimde olan bir oğul yüzünden "Danimarka çürümüştür" diye haykırmıştır. Shakespeare bugünkü epistein belgelerini görmüş olsaydı acaba ne derdi? Yalnızca Amerika'nın çürümüşlüğünü mü dile getirirdi yoksa "Dünya çürümüş, insanlık kokuşmuş" diye bağırır mıydı?