LÜMME-İ ŞEYTANİYE İLE YÜZLEŞMEK

İnsan kalbindeki şeytana ait siyah nokta. Bilginlerin tasvirine göre, şeytanın gönül sarayındaki üssü, kalp eşkiyasının gizli karargahı, fısıltı ve vesveselerini yaydığı merkez.

Abone Ol

LÜMME-İ ŞEYTANİYE İLE YÜZLEŞMEK

Lümme-i Şeytaniye…

İnsan kalbindeki şeytana ait siyah nokta.

Bilginlerin tasvirine göre, şeytanın gönül sarayındaki üssü, kalp eşkiyasının gizli karargahı,

fısıltı ve vesveselerini yaydığı merkez.

Peygamber hariç, her insanın kalbinde mutlaka bulunan, kara nokta.

İşte burada mevzilenen şeytan, sürekli olarak insanı gözetler, bütün bedensel ve ruhsal

fonksiyonlarını takip ederek bulduğu her fırsatta ona karanlık telkinlerde, yönlendirmelerde,

müdahalelerde bulunur.

Tek amaç, insanı saptırmak, doğru ve güzelden uzaklaştırmak, felakete sürüklemektir.

Bu uğurda, nefis de şeytana içerden işbirlikçilik eder.

Bu karanlık işbirliği, şeytana, insanın bütün bedensel ve ruhsal fonksiyonlarına

hükmedebilme, bu fonksiyonları ortaya çıkaran ihtiyaç, arzu, duygu ve düşünce gibi insanda

var olan unsurları kullanabilme olanağı sağlar.

İrade nefse, idare şeytana geçer.

İnsan bazen yanlış olduğunu bilse de, şeytanın telkin ve kontrolünden çıkmakta, nefsin istek

ve arzularını frenlemekte zorlanır.

Bundan kurtulmayı başaranlar için ise şeytanın daha sinsi bir hilesi vardır.

Yanlışı doğru gibi göstermeyi veya doğru olan bir şeyi yanlış yerde, yanlış şekilde

kullandırmayı dener.

Sana senden görünür.

Bu da “şeytanın sağdan yaklaşması”dır.

En zoru da budur.

Çünkü böyle bir durumda insan doğruyla yanlışı birbirinden ayıramaz hale gelir.

Önlem alınmazsa, kalpteki o karanlık nokta giderek büyür ve zamanla tüm kalbi sarar.

Kararmış bir kalp ise gönül sarayının tümüyle şeytanın karargahına dönüşmesi demektir.

***

Ben bir ilahiyatçı ya da bu hususlarda ahkam kesecek yetkinlikte biri değilim.

O halde neden söyledim bunca şeyi?

Bugün içinde yaşadığımız dünyada ve ülkemizde, siyasetten sosyolojiye, ekonomiden kültüre, kendi küçük çevremize, hatta belki en çok da kendi iç dünyamıza bir de bu gözle bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Çünkü, el attığımız ya da yönümüzü döndüğümüz hemen her yerde ve her şeyde, ilk bakışta anlamakta zorlandığımız, hepimizi şaşırtan, yanıltan, inciten, üzen, anlamlandırmakta zorlandığımız şeyler yaşıyoruz.

***

Peki, çare?

Çare yine Lümme-i Şeytaniye’nin de bulunduğu kalbin kendisindedir.

Sana ne kadar yakın göründüğüne aldanmaksızın, onunla yüzleşmektedir.

Çünkü kalpte şeytanın karanlığı ya da sahte ışıltıları fısıldadığı noktanın yanında, Rahman’ın hakiki aydınlığı fısıldadığı, bir başka nokta daha vardır.

O noktayla ihlaslı ve kesintisiz bir irtibat kurmayı başaranlar, oradan gelen ışığı büyütenler, Lümme-i Şeytaniye’nin tuzaklarına karşı güvende olurlar.

Selahattin Serçe