Mesut Özarslan kimdir?
Belki de bu sorunun cevabını, Keçiören Belediye Başkanı olmadan seçim arifesinde yaptığımız o röportaj yeterince anlatıyordur.
O röportajda Mesut Özarslan, kendini anlatırken Ankara İYİ Parti İl Başkanı kimliğini özellikle öne çıkarmamıştı. Bu da kamuoyunun bilmesi gereken bir ayrıntıdır.
Bilindiği üzere Koray Aydın ekibiyle çalıştığı da herkesin malumudur.
Bugün herkes aynı soruyu soruyor:
Ne oldu da CHP’den ayrıldı?
Bu sorunun cevabı aslında sadece Mesut Özarslan özelinde değil;
Muhalefet partilerinden neden bu kadar çok insan istifa etmek zorunda kalıyor ve neden AKP’ye geçiyor?
Bu, maalesef artık bilinen acı bir gerçek.
Bu tartışmayı yeniden başlatmadan şunu net biçimde ifade etmek isterim:
Keçiören seçim sürecinde Mesut Özarslan’ın seçmene hitap ederken kullandığı dil CHP dili değildi.
Gördüğünüz üzere, benimle yaptığı röportajdaki diliyle Keçiören seçmeninin karşısına çıktı ve
AKP’nin kalesi sayılan Keçiören’i, dönemin belediye başkanı Turgut Altınok’un elinden aldı.
Bu başarıda elbette muhalefetin oluşturduğu genel atmosferin payı vardır;
ancak Mesut Özarslan’ın kişisel çalışması, sahadaki emeği ve birebir teması, Keçiören özelinde çok ciddi bir katkı sağlamıştır.
Aradan altı ay geçti.
“Tutuklandı, tutuklanacak” türü söylentilerle sürekli kulislerde gündemde tutulan bir isimdi.
Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki bu iddialar ya iftiraydı ya da bilinçli bir algı çalışmasıydı.
Bu yöntemle, muhalefet partilerindeki çalışkan ve başarılı isimlerin sistemli biçimde istifa ettirilmeye çalışıldığı gerçeği bir kez daha anlaşılmış oluyor.
Ben de okuyucularıma ve takipçilerime duyduğum saygı gereği,
o gün yaptığım röportajı bugün yeniden paylaşıyorum.
Takdir elbette sizindir.
Şunu da açıkça ifade edeyim:
Milletvekillerinin, partilerinden istifa edip iktidar partisine geçmesi izah edilebilir bir durum değildir.
Ancak belediye başkanları açısından tablo biraz daha farklıdır.
Seçim döneminde seçmene verilen sözlerin, iktidar engeline takılarak hayata geçirilememesi;
bir sonraki seçimde yeniden seçilme ihtimalinin fiilen ortadan kaldırılması,
bazı isimleri bu tercihlere zorlamaktadır.
Yine de…
Bütün bu gerekçelere rağmen,
bunun demokrasiye yakışan bir durum olmadığına inananlardanım.
Kayıt düşüyorum.
Tarih not alsın.