MEVSİMLER VE MART
Mevsimler ve aylar…
Ruhumuzun döngüsü, içimizin aynası gibi bana göre.
Zaman, kat kat bir pasta;
Her diliminden mana sızar,
Her kırıntısında başka bir hatıra.
Bazen yaşam dile gelir,
Bazen özlem konuşur,
Bazen hasret omzumuza çöker.
Bazen de veda saatidir;
Aşkın ve sevdanın vakti gelir usulca.
Her ayın ayrı bir hikâyesi vardır.
Ama MART…
MART, kışa yazılmış bir elvedadır,
Bahara bırakılmış bir selâm.
Az ileride bahar görünür;
Ruhumuzun takaları çözülür kıyılardan,
İçimizdeki deniz yavaş yavaş maviye döner.
Gökyüzü açık mavi,
Deniz gibi;
Derinlikte lacivert,
Gri sırlar saklı içinde…
Hoş geldin, sevgili MART.
Küllerimizden filizlenen ay…
MART KIZILI
Sen düştün yine
Bir nar çiçeği gibi içime.
Gül cemalin belirdi
Dolunayın sustuğu gecede;
Işığını kesmiş ayın
Sessiz ve vakur hâlinde.
Penceremde
Sen ve mavi…
Işığın,
Hayalinin
Rast makamında salınan şarkıları.
İçimdeki bütün
Kırlangıçlar birden havalandı;
Kanat çırptı yüreğimin kubbesinde.
Bağrıma mart kızılı
Bir özlem düştü.
Bu sabah yine
Sana sürgün türküler
Kendi kendine söyleşiyor.
Üstüm başım
Sen kokuyor;
Ve diz boyu
Masmavi hasretin içinde yürüyorum.
KIYMET ŞAHİN/
Mart 2026