MİLLİYETCİNİN AMENTÜSÜ

Etimin ve kemiğinin babası Ali Rıza Efendi, fikrimin babası Ziya Gökalp'dır diyen Atatürk'e karşı hep husumet beslediler

Abone Ol

Bir Türk milliyetçisi olarak din ile soslanmış ucube sloganlarla bizi birbirimize hasım etmiş ve Türk Birliği sevdamızdan uzaklaştırmış fikir ve düşüncelerin hiçbir zaman peşine düşmedim.

İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işde birlik" parolasını yüreğime nakış ederek Oğuzhan'dan Alparslan'a ve Mustafa Kemal Atatürk'e kadar "Her şey Türk'e göre Türk tarafından" sözünü kendime rehber ederek yazdım hep yazılarımı...

Fikri namusum olarak kabul ettiğim milliyetçi ve ülkücülük davasını zamana ve zemine göre kıvıran, derin mahzenlere hapseden bazen de Saray'ın kapısına terk eden menfaat odaklarıyla hiç ama hiç işim olmadı.

Türklük ve ülkücülük konusunda bir tek referansım vardı o da Nihal Atsız. Atsız'ın yüreği bütün emperyalist fikirlere kapalıydı. İnancı, meşrebi, mezhebi ne olursa olsun bütün Türkleri Turan sevdasında birleştirmek istiyordu. Esir Türklere Hürriyet diye başlayan milliyetçilik kavgasında

Türkçülük fikrinin büyümesinden rahatsız olan derin yapılar hemen düğmeye basarak Türkçülükle İslamcılığı harmanlama yolunu seçtiler.

Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk "Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim, böyle doğdum, böyle öleceğim. Türk Birliği'nin birgün hakikat olacağına inancım tamdır "diyerek Türk Dil ve Tarih Kurumu'nu kurdurması ve akabinde elmalı Hamdi Hocaya Kuran-ı Kerim'i tefsir yaptırması sözde dinci yobaz tayfasını hep rahatsız etti.

Etimin ve kemiğinin babası Ali Rıza Efendi, fikrimin babası Ziya Gökalp'dır diyen Atatürk'e karşı hep husumet beslediler. Ona deccal, dinsiz diyecek kadar ileri gittiler. Ancak o Türk milletinin makus talihini yenebilmek için yönünü batıya ve çağdaşlığa çevirmesi gerektiğini söyleyerek fincancı katırlarını hep ürküttü.

Atatürk'ün devrimlerini zaafa uğratıp Türk milletini yeniden İslam istismarcılarının mezesi haline getirmek isteyenler devlet yönetiminin başından hiç eksik olmadı. Cemaat ve tarikatları besleyip büyüttüler, çünkü onlar hamdolsun siyaseti ile insanları aldatıp ve kandırmanın daha kolay olacağını biliyorlardı.

Milliyetin en önemli özelliklerinden birisi de şüphesiz ki dildir. Türk milletindenim diyen her insan her şeyden önce Türkçe konuşup yazmalıdır. Atalarımızın da dediği gibi Türkçe'nin çekildiği yer vatan değildir. Büyük Türk romancısı Ömer Seyfettin İslamcılık adı altında Türk düşmanlığı yapan soysuzlardan nefret ediyorum demisti.

Demek ki kimliksiz Müslüman peydahlama işi yeni değildir.Şimdi gelelim bizim cenaha.. Milliyetci ve ülkücü kendi fikrinin müdavimidir. Bazılarının ütopya olarak gördüğü Turancılık yani Türk Birliği, milliyetçi ve ülkücülerin vazgeçmeyeceği bir sevdadır.

Milliyetçinin amentüsü Türk'le başlar Türkle biter. Milliyetçi önce kendi kardeşim kendi soydaşım der milliyetçi Arap'ın farsın hizmetinde olmaz.

Ertuğrul Kalafat