NURETTİN TOPÇU'NUN YALNIZLIĞI
Necip Fazıl ve Arvasi ile ABD patentli "Yeşil kuşak" projesine Ülkücü Hareket'in eklenmesinin sık sık altını çizdiğimi okuyucularım bilir. Necip Fazıl ve Arvasi sonraki adımdır, bu iş İstanbul'daki Milliyetçiler Derneği'nde Nurettin Topçu'nun düşürülmesi ile başladı.
Milliyetçiler Derneği'nde milliyetçiler, Nurcular, Siyasal İslamcılar, tarikatçılar, cemaatçılar yan yana idi. Dernek Başkanı Nurettin Topçu 'İslami sosyalizm' gibi herkese ters gelen yeni şeyler söylemeye başlamıştı. Vay sen misin bunu diyen?.. Topçu'yu dernek başkanlığından düşürüldü, Nevzat Yalçıntaş başkan yapıldı. Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlığı, hilafet yandaşlığı, tarihe şaşı bakış ülkücülere o dernekten bulaşmıştır.
Peki Milliyetçiler Derneği'nden alaşağı edilen Nurettin Topçu kimdir?.. Konu sadece "İslami sosyalizm" söylemi olamaz; bunun için daha derinlere inmemiz gerek.
Avrupa’ya yüksek öğrenime giden Türkler arasında ahlâk üzerinde çalışan ilk öğrenci ve Sorbonne’da felsefe doktorası veren ilk Türk Nurettin Topçu'dur. Tezini bitirdikten sonra Fransa’da kalması yönündeki teklifleri kabul etmeyip 1934'de Türkiye’ye döner ve Galatasaray Lisesi’nde felsefe öğretmeni olarak göreve başlar.
Türk sağcılarının felsefecilere oldum olası düşman oldukları bilinen bir konudur. Bu da yetmez İslam dünyasındaki kokuşmuşluğun farkında olan çok önemli bir düşünce adamıdır. Dahası Cumhuriyet tarihinin aydınlık beyinli en önemli üç isminden biridir. Türkiye Müslümanlarını rahatsız edecek bir düşünce kurgusu vardı. işte onlardan bir damla:
"Bunlar cam arkasından sakal öperek hırka takdis etmede dindarlık var sandılar. İnsanın nefesinden şifa umdular. Medeni nikâhı eksik bulup imam nikâhında keramet aradılar.
Tespih sayısında hikmet buldular. Günahları rakamlarla ölçtüler. Duaları sesli yaptılar. Merasimle ruhlarını tatmin ettiler. Böylelikle eşyanın hayatına sayıları tatbik etmekle muazzam bir dini matematik sistemi meydana çıktı.
Bu matematiğe sadakat imanın şartı oldu. Dinden bütün ruh sıyrılarak kendisiyle hiç ilgisi kalmayan bir iskelete iman adı verildi."
Nurettin Topçu'nun ne kadar haklı olduğunu günümüz gerçekleri ortaya koymuştur
Milliyetçiler Derneği Başkanlığı''ndan Topçu'nun indirilmesi İslamcılar açısından doğru bir karardı çünkü yarasalar ışıktan korkarlar.
Peki milliyetçiler, Topçu'nun düşürülmesine niçin destek verdi?.. O da onların yanlışıdır, savunmaya çalışmak gereksizdir. Ayrıca Nurettin Topçu köylü Müslümanlara ve köylü milliyetçilere altı beden büyük gelen bir elbiseydi, Sorbonne doktoralı ve üstelik felsefeci.
Yalnızlığı göze alamayanlar aydın olamazlar. Topçu'nun bütün yazılarında kitaplarında ne kadar doğru şeyler söylediğini şu günlerde anlıyoruz.