ÖNEMLİ OLAN EKONOMİ(Mİ) İSTİKLAL VE İSTİKBALMİ ?  (3)

Abone Ol


Dünyada ve bilhassa ülkemizde olanlara neden niçin ,penceresinden geniş ve gerçekçi bakış açısıyla bakmayı kendime Şiyar edinmişimdir.
Bir çok olayı herkes biliyor belki ama “Öylesine”Vurdumduymaz ciddiyetin ,farkında olmadan davranıyor ki;
Yaşadıklarımızın ve içine Düştüğümüz durumların gerçek niyet ve amaçlarını bilerek ya da bilmeyerek ıskalamış Oluyoruz.
Unutmamamız gereken önemli bir şey var:
Para birimimizin TL cinsinden değeri uluslarası ticari faaliyetlerimize bağlı olarak değerli ya da değersiz duruma düşüyor.
Dünyada uluslarası ticaret, genel kabul dayatması ile %60’ı ABD Doları %20’si ise Euro geri kalanı diğer para birimleri ile yapılıyor.
Uluslarası dolaşımda olan rezervlerin büyük bölümü bu iki para birimi ve altından oluşuyor.
Doların uluslararası değer olarak, kabul edilme hikayesi 1862 yılında başlıyor.
Doların uzun bir hikaye serüveni var bu uzun konuya girmeden, ABD Dolarının dünyada ticarette hemen hemen tek birim olarak kullanılmasının nedenlerini bilmemiz lazım.
1944 yılında ABD’nin küçük bir eyaleti olan New Hampshire ‘deki Corroli. Kasabasının Bretton Woods. Bölgesinde ABD Ve İngilizler öncülüğünde birleşmiş milletler “para ve finans” konferansı yapılır bu konferansta kendi aralarında anlaşarak çıkardıkları sonuç ve aldıkları kararlarla dünya ülkelerinin bütün(İhracat-İtalat) Faaliyetlerinde ABD Dolarının baz alınacağını adeta bütün dünyaya Deklare ettiler.
Bu anlaşma ve dayatmanın adına da Bretton Woods Anlaşması dediler.
Burada aldıkları kararlarla birleşmiş milletleri de kullanarak dünyada finans ticaret ve para hareketlerini kontrolleri altına aldılar daha sonra kurdukları bu sistemin adını(Bretton Woods)
Değiştirmiş olsalar da kurdukları bu sistemi revize etseler de ,dünyadaki para ticaret ve finans hareketlerini sürekli ellerinde tuttular.
Bu sayede,bütün ülke para birimlerini Dolara endeksliyerek istedikleri her devlete karşı operasyonel üstünlük elde ettiler.
(IMF Dünya bankası vs gibi kuruluşlar da daha sonra devreye sokularak operasyonel ağlarını genişlettiler).
Yıllar sonra Avrupa kıta ülkelerinin bazıları kendi aralarında birleşerek 1958 yılında Avrupa ekonomik topluluğu (AET)Birliğini kurdular.
Bu birliğe ülkemiz  rahmetli Adnan Menderes’in başbakanlığı döneminde 31 Temmuz 1959 tarihinde ortaklık başvurusu yaptı.
AET Bakanlar konseyi Türkiye’nin yapmış olduğu başvurusunu Kabul etti fakat sinsi bir yol izleyerek Türkiye’nin üyelik kabulünü üyelik koşullarını yerine getirme şartına bağladı.
Bütün bunlar ile ilgili yaşanmış uzun bir sürec var.
AETBakanlar konseyinin bu şartlı ek üyelik kararı anlaşması 12 Eylül 1963 tarihinde o zamanın başbakanı İsmet İnönü tarafından Ankara’da imzalanmıştır.
Onun içindir ki bu anlaşmaya Ankara anlaşması denilmiştir.
Bildiğiniz gibi Avrupa ekonomik topluluğu ülkeleri bu birliği genişletip ismine sonra dan Avrupa birliği (AB)Adını vermişlerdir.
İsmet İnönü bu anlaşmayı imzaladıktan sonra büyük bir batı hayranlığı ifadesi ile bu birlikteliğe “Beşeriyet tarihi boyunca insan zekasının vücuda getirdiği en cesur eser”Yakıştırmasında bulunmuştur.
Bütün bunlar ABD ve AB Ülkelerini Ve kurdukları teşkilat yapılarıyla  
Dünya para finans ve ticaretini ele geçirme yönetme ve  hamleleri İmkanını elde etmiş Oldular.
Devletlerin başına “Bela” Olan bir başka teşekkül ise 
1943 yılında Yalta’da oluşturdukları ABD İngiltere Ve Sovyetler birliği devlet başkanlarının arasında varılan anlaşmaya göre Ortaya çıkan birleşmiş milletler güvenlik konseyi anlaşmasıdır.

Enteresandır Sovyetler birliği yıkılmış ve dağılmış olmasına rağmen birleşmiş milletlere Üye hiçbir Devlete sorulmadan Hiçbir oylama yapmadan Güvenlik konseyi üyeliği Rusya olarak devam ettirilmesi sağlanmıştır.
İşte bu ve benzeri yapılanmaların sebebi ülkeleri kontrol altında tutma, istekleri gibi yönetme istediklerinden Ve amaçlarından oluşmuştur.
Bu yapı hala günümüze kadar gelmiş ve isteklerini yapmayan çıkarlarını bozan ülkelere karşı bu gücü bu mekanizmaları kullanarak rahatça operasyonlar Yapıp kararlar alabilmektedirler.
Ülkemizde yaşadığımız bir çok olayların sebebi bunlardır
İhtilal yapmalar milletvekili transferleri İle hükümet değiştirmeler 
milletvekili transferleri ile parti kurdurmalar 
genel başkanlar değiştirmeler döviz kur ekonomi üzerinden operasyon yapmalar.
Bunlar ve içerdeki kullandıkları yerli işbirlikçileri Marifetiyle yaptırdıkları işlerdir.
Bunları ve bu tür yapıları Oyunlarıyla birlikte deşifre etmeye yazmaya devam edeceğiz.
         M.Tuğrul Türkeri