PAPATYA FALLARI!!
"Seviyor, sevmiyor..." diye diye büyüdük papatya fallarıyla. Sevginin en saf hâliydi o; bembeyaz bir sevda masalı yatardı her yaprağında. Kopardığımız her yaprak, sevgimize dair bir umuttu.
Ya son yaprak "sevmiyor" derse? İşte o zaman sevginin umudu tükenirdi. Ne ağır bir yüktü o küçücük kelime... Hadi yeniden başa: "Seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor..." Ya bu sefer seviyorsa? Ya çok seviyor da benim haberim yoksa?
Papatyanın masum masalıydı bu...
Hiç hesap etmedik; sevdamızın heyecanı uğruna kaç papatyayı yitirdik. Biraz egoistçe, biraz da hunharca... Sahi, papatyalar da azaldı artık. Eskisi gibi her başıboş tarlada rastlayamıyorsun onlara. Tıpkı kayıp sevdalar, içten sevmeler, yürekli ve derin aşklar gibi...
Bir de aşılıları çıktı; kocaman açıyorlar ama seneye ortada yoklar. Zamane sevdaları gibi... Mevsimlik aşklar gibi... Bugün var, yarın yok.
Şimdi herkesi duyar gibiyim: "Ama ne çiçekler var, papatya da ne ki?"
Olur mu?
Benim papatyam son derece narindir. Saflığı temsil eder. Rivayetlere göre, Antik Mısır'da tanrılara sunulan kutsal çiçeklerden biri sayılmıştır. Anavatanlarından biri de Anadolu'dur. Ne mutlu bize...
Papatya falları bile telefona düştü artık. Sevdalar dijital, Android oldu. Papatyaya dokunmadan, yaprağını hissetmeden ekranlarda asılı kaldı duygular. Oysa biz papatyacılar, gelin harman yerine halay çekelim. Bir de papatya duasına çıkalım; içimizdeki bitmeyen sevda dönencesiyle, saf ve sahici sevdalara...
Hadi, gönül bahçelerimize papatyalar ekelim.
Kıymet Şahin
03 Haziran 2023