AKTÜEL

Sevda Yılmaz: Hizmet makamla değil, gönülle yapılır.

GAP olay gazetesi deprem surecinde bölgeye yardım ulaştırmaya çabalayan binlerce gönüllüden biri olan Sevda Yılmaz’la röportaj yaptı.

Abone Ol

Sevda Yılmaz: Hizmet makamla değil, gönülle yapılır.

GAP olay gazetesi deprem surecinde bölgeye yardım ulaştırmaya çabalayan binlerce gönüllüden biri olan Sevda Yılmaz’la röportaj yaptı.

Gazeteci-yazar Zeynel Abidin Kıymaz siz okurlar için sordu Sevda Yılmaz cevapladı.

İşte Röportaj:

Sevda Yılmaz olarak okurlarımıza kendinizi tanıtırmısınız?

Ben Üç çocuk annesi olan Sevda Yılmaz, ilk ve ortaöğrenimimi İstanbul'da tamamladım. Ardından İrlanda'daki University of Dublin'de Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi alanında eğitim aldım. Akademik birikimimi sahadaki tecrübemle birleştirerek yıllardır sosyal sorumluluk çalışmalarının içinde yer alan birisiyim.

Uluslararası Gönüllü Anneler Derneği (UGADER) Kurucusu ve Genel Başkanı olan Sevda Yılmaz; Türkiye'nin birçok ilinde ve dünyanın farklı ülkelerinde yardım, eğitim ve sosyal destek projelerine öncülük etti. Özellikle İstanbul'da yürüttüğü gönüllülük çalışmalarını memleketi Tokat'a taşıyarak binlerce ihtiyaç sahibine ulaştı. Din, dil, mezhep ve siyasi görüş ayrımı gözetmeden toplumun her kesimine hizmet etmeyi ilke edinen Yılmaz, "İnsanların duasını kazanmak, benim için en büyük ödüldür." diyor.

"Hizmet benim hayat anlayışım oldu."

– Bu kadar yoğun sosyal sorumluluk çalışmalarına sizi yönlendiren neydi?

İnsanların hayatına dokunabilmek benim için en büyük mutluluk. Bir annenin duası, bir çocuğun tebessümü, bir yaşlının teşekkür etmesi bütün yorgunluğumu unutturuyor. Bugüne kadar kadınlar, çocuklar, yetimler, yaşlılar ve ihtiyaç sahibi ailelere yönelik yüzlerce sosyal sorumluluk çalışmasının içinde yer aldım.

DEPREM BÖLGESİNE YARDIM ULAŞTIRDIK

Deprem döneminde AFAD, Kızılay ve belediyelerimizle koordineli yardım organizasyonları yürüttük. Niksar Belediyesi'nin yemek çadırına destek verdik, UGADER'e tahsis edilen yardım aracını Kızılay'ın hizmetine sunduk ve yardımların deprem bölgesine ulaştırılmasına katkı sağladık.

Ramazan ayında gıda kolileri ve alışveriş çekleri dağıttık. Yetim çocuklarımızın bayramlıklarını temin ettik. Hasta yatağı, engelli sandalyesi, çocuk kıyafetleri ve ev eşyalarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Kadınlarımız için sosyal dayanışma programları düzenledik, dul annelerimizi yalnız bırakmadık. Eğitime destek olmak amacıyla öğrencilerimize ve öğretmenlerimize yönelik birçok projeyi hayata geçirdik.

"Siyaseti hizmet etmenin bir yolu olarak görüyorum."

– Siyasete nasıl girdiniz?

2024 yerel seçimlerinde Yolkonak Belediye Başkan Aday Adayı oldum. Aday gösterilmememin ardından kırgınlık yaşamadan partimizin adayına destek verdim ve seçim sürecinde aktif olarak çalıştım. Bu süreçte çeşitli zorluklarla karşılaşmama rağmen hizmet anlayışımdan vazgeçmedim. Seçimlerin ardından Belediye Meclis Üyesi olarak görevime devam ederek halkımıza hizmet etmeyi sürdürdüm.

Görevim boyunca vatandaşlarımızın sorunlarını yerinde dinlemeye, çözüm üretmeye ve belediye çalışmalarına katkı sunmaya devam ettim. Köy köy, mahalle mahalle gezerek çiftçilerimiz, kadınlarımız, gençlerimiz ve esnafımızla bir araya geldim.

"Kalıcı eserler bırakmaya önem veriyorum."

Sadece sosyal yardımlarla değil, kalıcı yatırımlarla da katkı sunmaya çalıştım.

Niksar Gürçeşme'de Şehit Musa Özdemir Camii'nin yapımına öncülük ettim. Yolkonak Kasabası'na oturma bankları, engelli sandalyesi ve çeşitli sosyal donatıların kazandırılmasına destek oldum. Belediyeler, muhtarlar, esnaf ve hayırsever iş insanlarıyla birlikte birçok sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdik.

"Tokat'ın geleceği üretmekten geçiyor."

– Tokat için nasıl bir vizyonunuz var?

Tokat yaklaşık 600 bin nüfusu, 360 bin hektarı aşan tarım arazisi, dört büyük verimli ovası ve güçlü hayvancılık altyapısıyla Türkiye'nin önemli üretim şehirlerinden biridir. Buna rağmen genç nüfusun göçü devam ediyor ve üretilen ürünlerin önemli bölümü işlenmeden şehir dışına gönderiliyor.

Bugün tarım ürünleri işlendiğinde katma değeri 3 ila 5 kat artırmak mümkündür. Soğuk hava depolarıyla ürün kayıpları %25'lerden %5'in altına indirilebilir. Modern sulama sistemleri sayesinde su tasarrufu %40'a kadar, verim artışı ise %20-30 seviyelerine ulaşabilir.

Bu nedenle Tokat'ın önceliği üretimi artırmaktan çok üretimi markalaştırmak olmalıdır.

"Tarım, hayvancılık ve turizm birlikte büyümeli."

Her ilçemiz güçlü olduğu alanda uzmanlaşmalıdır.

Erbaa meyvecilikte,

Niksar ceviz ve hayvancılıkta,

Zile üzüm üretiminde,

Turhal sebzecilikte,

Almus ise tıbbi ve aromatik bitkilerde marka hâline gelmelidir.

Tarıma dayalı sanayi yatırımları artırılmalı, salça, meyve suyu, kurutulmuş gıda ve paketleme tesisleri kurulmalıdır. Kooperatifler güçlendirilmeli, ortak markalar oluşturulmalıdır.

Hayvancılıkta et ve süt işleme tesisleri ile yem üretim merkezleri kurulmalı; arıcılık ve manda ürünleri markalaştırılarak ihracata kazandırılmalıdır.

Turizmde ise Ballıca Mağarası, Niksar, Zile, Almus ve Reşadiye tek bir destinasyon olarak planlanmalıdır. Kültür, doğa, gastronomi ve termal turizm birlikte değerlendirilmelidir. Yapılan araştırmalar, konaklamalı kültür turizminin günübirlik ziyaretçilere göre yaklaşık iki kat daha fazla ekonomik katkı sağladığını göstermektedir.

"Gençlerimiz Tokat'ta gelecek kurabilmeli."

Mesleki eğitim merkezleri yaygınlaştırılmalı, kadın ve genç girişimciler desteklenmelidir. Tarım teknolojileri, yazılım ve dijital girişimcilik alanlarında yeni yatırım merkezleri kurulmalıdır.

Araştırmalar, üretime yönelik 1 milyon TL'lik yatırımın ortalama 8-12 kişilik doğrudan istihdam oluşturabildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle üretim, istihdam ve teknoloji odaklı yatırımlar Tokat'ın geleceğinin temelini oluşturacaktır.

"Benim davam hizmettir."

– Son olarak Tokatlılara ne söylemek istersiniz?

Hayatım boyunca makamların değil, insanların gönlünde yer edinmenin peşinde oldum.

Halkın arasından hiç ayrılmadım. Ev ev dolaşarak insanların dertlerini dinledim, çözüm üretmeye çalıştım. Garibanın, yetimin, yaşlının ve ihtiyaç sahibinin yanında olmayı en büyük sorumluluğum olarak gördüm.

Benim hedefim; üreten, markalaşan, ihracat yapan, gençlerine umut veren, kadınlarını üretimin merkezine taşıyan ve göç veren değil göç alan güçlü bir Tokat oluşturmaktır.

Çünkü inanıyorum ki; güçlü şehirler, yalnızca yatırımlarla değil, insanına değer veren hizmet anlayışıyla inşa edilir.

Kaynak: Özel Röportaj