SİYASETTE VEFA

Parti büyüdükçe seveniniz azalır. Liyakat ve ehliyet beklerken kapının önüne konursunuz. Aslanım koçum diyenler sırtınızı sıvazlayanlar. Bir anda Üç maymunu oynarlar..

Abone Ol

SİYASETTE VEFA

Siyasete adım attığınız günlerde insanın içinde büyük bir heyecan olur.

Bir davaya inanırsınız. Bir ideal uğruna mücadele ettiğinizi düşünürsünüz.

Ülke için, millet için, gelecek için bir şeyler yapabileceğinize inanırsınız.

Hele bir de yeni kurulan bir siyasi hareketin içindeyseniz…

Ardı arkası kesilmeyen telefonlar, sürekli kapınız çalınır.“Sensiz olmaz”, “Bu davayı birlikte büyüteceğiz”, “Yanımızda ol” derler. Sanki o mücadele siz olmadan eksik kalacakmış gibi....

İnsan da doğal olarak inanmak ister.Biraz vicdanlı ve merhametli iseniz bu süslü sözlere çabuk inanırsınız.

Gecenizi gündüzünüze katarsınız.

Zamanınızı, emeğinizi, hatta bazen cebinizdeki son kuruşu bile ortaya koyarsınız ama çok geçmeden hak etmediğiniz bazı suçlamalara maruz kalırsınız, kırılırsınız ve türlü ayak oyunlarına maruz kalırsınız..

Parti büyüdükçe seveniniz azalır. Liyakat ve ehliyet beklerken kapının önüne konursunuz.Size aslanım koçum diyenler sırtınızı sıvazlayanlar. Bir anda Üç maymunu oynarlar size karşı...

Düne kadar sabah akşam sizi arayan telefonlar birden kesilir.

Her fırsatta yanınıza gelen insanlar ortadan kaybolur.

Ne bir selam, ne bir hatır sorma…

Sanki sizi hiç tanımamışlar gibi davranırlar.Oysa dün aynı sofrada oturduğunuz insanlardır hepsi de..

Dedim ya,bazı insanların hafızası bir anda siliniverir.Dün sizden destek isteyenler, Dün sizden himmet bekleyenler,Dün sizin omzunuza basarak yükselenler Biraz palazlanıp kanatlandıklarında sizi hatırlamazlar bile....

İşte siyasetin en acı tarafı da budur.Birçok kişi için insanın değeri; karakteriyle, emeğiyle, sadakatiyle ölçülmez.Sadece işe yaradığı sürece değerlidir

İşleri düşünce kapınızı çalarlar.İşleri bitince sessizce uzaklaşırlar.

Bazen sizi görmezden gelirler. Bazende hiç tanımıyormuş gibi davranırlar. Bazen de dün birlikte yürüdükleri insanlara selam vermeyi bile kendilerine fazla görürler.

Sonra çıkarlar meydanlara…

“Dava”, “sadakat”, “kardeşlik”, “yol arkadaşlığı” diye büyük büyük sözler söylerler. Ama o sözlerin çoğu ne yazık ki sadece kürsülerde kalır. Çünkü gerçek dava, zor günlerde belli olur.

Gerçek dostluk, menfaat bittiğinde ortaya çıkar.

Gerçek vefa ise insanın makamı olduğunda değil, insanı unutmamayı başardığında ortaya çıkar.

Bugün siyasetin en büyük yaralarından biri de işte budur.

İnsan emeğinin bu kadar kolay unutulması…

Yıllarca verilen mücadelenin bir anda yok sayılması..

Omuz omuza yürüyen insanların menfaat uğruna birbirine yabancılaşması…

Oysa siyaset sadece koltuk kavgası değildir.

insanın geride bıraktığı iki şey vardır:

Ya vefa,

ya da kırgınlık.

Ve ne yazık ki bugün siyasetin birçok köşesinde vefadan çok kırgınlık birikmektedir.

Çünkü bazı insanlar, yıllarca yanlarında yürüyen dava arkadaşlarını bir gün sessizce unutup gidecek kadar kolay değişebilmektedir.

İşte o zaman insanın içinde derin bir sızı kalır.

Ve insan kendi kendine şu soruyu sorar:

“Bunca emek, bunca mücadele, bunca fedakârlık…

Hepsi gerçekten bu kadar kolay mı unutulabiliyor?”

Belki de siyasette en zor bulunan şey makam değildir.

En zor bulunan şey vefadır.

Ertuğrul Kalafat