Türkiye'de Sol

Türkiye’de bugün “sol” diye pazarlanan yapının önemli bir kısmı, gerçekte eski Marksist-Leninist komünist reflekslerin makyajlanmış hâlidir

Abone Ol

Türkiye’de bugün “sol” diye pazarlanan yapının önemli bir kısmı, gerçekte eski Marksist-Leninist komünist reflekslerin makyajlanmış hâlidir. Bu zihniyet, yıllar boyunca Türk tarihine, Türk kültürüne ve bu milletin kadim değerlerine sistematik biçimde zarar vermiştir. Türk milletinin tarihiyle, kültürüyle, inancıyla barışık; bunu yaşayan ve yaşatmaya çalışan yazarları, çizerleri, sanatçıları “yobaz” diye yaftaladılar. Halkın inançlarıyla alay ettiler, küçümsediler, aşağılamayı entelektüellik sandılar. Kendi toplumuna tepeden bakmayı ilericilik, kendi köklerinden utanmayı aydınlanma olarak sundular. Ama ne zaman bir hain, bir topluma düşman figür ortaya çıksa; onu bayraklaştırmaktan da geri durmadılar. Suçluları, şiddeti, ahlâksızlığı “sanat”, “özgürlük” ve “devrim” ambalajıyla meşrulaştırdılar. Kadın düşmanlığını, cinayeti, şiddeti görmezden gelip bunu bir “aydın duruşu” diye pazarlamaya kalktılar. Örnek çok; isim saymaya gerek bile yok. Asıl kötülük tam da burada yapıldı: Bu zihniyet, kendi milletine yabancılaşmayı erdem; kendi toplumuna düşmanlığı ise entelektüel meziyet gibi sundu.

Emperyalizmin kavramlarını ezberleyip, kendi ülkesine doğrultan bu figürler; ne özgürlükçüydü ne halkçı. Sadece taşerondu. Bugün de çok değişmiş değiller. Kelimeler değişti, ambalaj yenilendi ama zihniyet aynı. Kendi toplumundan kopuk, tarihine mesafeli, kültürüne düşman ve her fırsatta bu milleti aşağılayan bir çizgi… Canları cehenneme.

Bu milletin değerlerini hor görenlerin, bu halka tepeden bakanların, kendini aydın sanıp emperyalizmin gönüllü sözcülüğünü yapanların bu topraklarda ahlâkî bir karşılığı yoktur. İsmail Türk