URFA MEDYASINDAKİ ‘DÖRT BENZEMEZ’

Şanlıurfa, tarih boyunca birçok medeniyeti bağrında büyütüp uğurladığı gibi, gazetecilik mesleğini kendi çıkarları için kirletenleri de zamanın karanlık dehlizlerinde yutmuş bir şehirdir.

Abone Ol

URFA MEDYASINDAKİ ‘DÖRT BENZEMEZ’: TETİKÇİLER, MEVSİMLİKLER VE ONURLU KALANLAR.
​Şanlıurfa, tarih boyunca birçok medeniyeti bağrında büyütüp uğurladığı gibi, gazetecilik mesleğini kendi çıkarları için kirletenleri de zamanın karanlık dehlizlerinde yutmuş bir şehirdir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, "gazeteci" kimliği altında dolaşanların oluşturduğu manzara, şehrin geleceği adına endişe verici bir boyuta ulaşmıştır. Bu şehirde bugün, birbirine hiç benzemeyen dört çeşit "gazeteci" profiliyle karşı karşıyayız.
​1.İftiracılar: Klavyeli Tetikçiler
​Sayıları az ama çirkinlikleri çok. Sosyal medyanın kontrolsüz gücünü arkalarına alıp kendilerine "gazeteci" süsü veren bu güruh; şantajı, tehdidi ve itibar suikastını meslek edinmiş durumda. Siyasetçisinden bürokratına, iş dünyasından dürüst vatandaşına kadar herkesi hedef tahtasına koyabiliyorlar. En acısı ise, kent idarecilerinin bu ahlaksızlık karşısında "cesur kararlar" almaktan çekinmesi, bu tetikçilerin iştahını daha da kabartıyor.
Mülki Amir, Adliye, Kolluk kuvvetleri hepsi bunları tanıdığı halde hamle yapmıyorlar.
​2. Mevsimlik İftiracılar: Paranın Rengine Göre Manşet ve Twitter atanlar.
​Bunlar için kalem, sadece alınan paranın miktarı kadar yazar. Gazetecilik geçmişleri yoktur ama algı yönetimi konusunda uzmandırlar. Parayı bulduklarında en büyük hükümet savunucusu kesilirler, zira bir çoğu böyleydi. Ancak iç dünyalarında her türlü kaosun ve darbe zihniyetinin destekçisidirler.
Milli değerleri yoktur, tek değerleri cüzdanlarıdır. Fırsat kollar, sessizleşir ve ilk uygun anda yeniden 2"uydurmaya" başlarlar.
​3. Bukalemunlar: Siyasi İkbal ve Dedikodu Tacirleri
​Her devrin adamı olan bu grup, sabah akşam söz taşımakla meşhurdur. Bir bakmışsınız siyasi parti yöneticisiyle kol kola, bir bakmışsınız bir kamu görevlisinin kapısında…
aslında çapuşcudurlar.
Siyasi görüşleri yoktur, çıkarları nereye evrilirse oraya renk değiştirirler. Çoğu sabıkalı olan bu şahıslar, gazetecilik maskesiyle kendilerine siyasi bir gelecek devşirmeye çalışırlar. Yalakalık, onların en güçlü silahıdır.
​4. Şerefli Gazeteciler: Yalnız ve Mağrur Mücadele
​Ve son grup; basın ilkelerine sadık kalmak için imkansızlıklar içinde çırpınan, evine helal lokma götürme derdinde olan gerçek gazeteciler. Onlar, yıllarca Yargı- Polis-Asker devletin ve milletin yanında saf tutmuş, şerefini kalemine satmamış isimlerdir. Fakat ne hazindir ki, bugün kenti tanımayan idareciler tarafından en çok dışlanan, korunmayan ve saldırıya uğradığında yalnız bırakılanlar da yine onlardır. Sosyal medya linçinden korkan idarecilerin dürüstü korumak yerine "gürültücüye" boyun eğmesi, bu namuslu kalemleri kendi kabuklarına çekilmeye zorluyor.
​Sonuç:

​Şanlıurfa, gazeteciliği şantaj aracı görenleri de, kalemini kiraya verenleri de unutmaz. Tarih, bu mesleği kara leke ile terk edenlerle doludur. Bugün kentin idaresinde olanların en büyük sınavı; ahlaksızlığı meslek edinenle, mesleğin haysiyetini koruyanı birbirinden ayırmaktır.
​Bu kirlenmiş düzende, tüm saldırılara rağmen dik duran, mesleğin ağırlığını omuzlarında taşıyan o şerefli meslektaşlarıma selam olsun. Unutmayın; Şanlıurfa sahte kahramanları kusar, sadece hakikati yazanları yaşatır.
Gazetecilik Mesleğini hakkıyla yapan, onurlu kişilikli, Adil, Hak, Hukuk gözeten bütün Gazeteci Arkadaşlarımın 10 Ocak Gazeteciler Günü Kutlu olsun
Mehmet Canbeyli
GAP Gazeteciler Cemiyet Başkanı