Yılanın Hortumu Kıvrak Olur
Kulağa biraz tuhaf gelen bu sözün ardında aslında insan davranışlarına dair önemli bir gerçek saklıdır: Bazı insanlar, şartlara göre şekil değiştirmeyi, kıvrılmayı ve yön değiştirmeyi çok iyi bilir.
Hayat, herkese aynı yolu sunmuyor. Kimi insan doğruluktan şaşmadan yürür, kimi ise yoluna çıkan her engele göre yönünü değiştirir. Dün savunduğunu bugün inkâr eden, dün karşı çıktığı şeye bugün alkış tutan insanlar görürüz. Onların en büyük yeteneği, değişmek değil; değişirken bunu kimseye belli etmemektir.
İşte “kıvraklık” burada başlar.
Kıvrak olmak, her zaman kötü bir özellik değildir. Zekâ, pratiklik ve olaylara hızlı uyum sağlamak insanın hayatını kolaylaştırabilir. Ancak kıvraklık, ilkesizliğe dönüştüğünde başka bir anlam kazanır. Çünkü insanın karakteri, en çok zor zamanlarda belli olur.
Menfaat neredeyse oraya yönelen, güçlü kimse onun yanında duran, rüzgâr hangi yönden eserse o tarafa dönen insanların sayısı az değildir. Böyle insanlar ilk bakışta başarılı bile görünebilir. Çünkü şartları herkesten önce sezer, söylemlerini değiştirir ve kendilerine uygun bir çıkış yolu bulurlar.
Fakat bir sorun vardır: Güven.
İnsan ilişkilerinde güven bir kez kaybedildi mi, en kıvrak hareketler bile işe yaramaz. Çünkü insanlar bir süre sonra söylenen sözden çok, geçmişte yapılanlara bakmaya başlar.
Hayatta herkesin bir duruşu olmalı.
Her fikrinde sonsuza kadar ısrar etmekten söz etmiyorum. İnsan elbette düşüncesini değiştirebilir. Hatta gerektiğinde yanlışını kabul etmek bir erdemdir. Fakat değişmek ile çıkar uğruna şekilden şekle girmek arasında büyük bir fark vardır.
Bugün doğru dediğine yarın yanlış diyebilirsin. Yeni bir bilgi öğrenir, bakış açını değiştirirsin. Bu insan olmanın doğal sonucudur. Ama yalnızca işine geldiği için dünün doğrusunu bugün inkâr ediyorsan, orada düşünce değişikliği değil, karakter meselesi vardır.
Belki de bu yüzden toplumda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey biraz daha az “kıvraklık”, biraz daha fazla “omurga”dır.
Çünkü insanı değerli yapan, her ortama uyum sağlaması değil; hangi ortamda bulunursa bulunsun kendisi olarak kalabilmesidir.
Yılan kıvrılır, yolunu bulur.
İnsan ise yolunu bulurken kendini kaybetmemelidir.
Asıl mesele de budur.