Yüreğimin Coğrafyası: Köklerimiz ve Ailemiz Bazen durup şöyle bir etrafıma bakıyorum; bizi biz yapan şey sadece üzerinde yürüdüğümüz bu topraklar mı, yoksa içimizde sessizce taşıdığımız o büyük miras mı? Şu koca dünyada her şey üzerimize gelip bizi köksüz bir yaprak gibi savurmaya çalışırken, tutunacağımız tek bir dalımız, sığınağına sığındığımız tek bir kalemiz var: Aile dediğin sadece dört duvar, bir çatı değil ki... İnsanın ilk vatanı, ruhunun ilk haritasıdır.
Hani o eski "ayle" kelimesi var ya; hısım akraba, birbirine omuz verenler demek. İşte tam da bu! Kimse bu hayatta tek başına bir ada değil, hepimiz o büyük çınarın birer yaprağıyız. Atalar: Yolumuza Işık Tutan Sessiz Rehberler "Ata" dediğimiz o koca çınarlar, bugün gölgesinde nefes aldığımız huzurun gerçek mimarları. Onlar bize sadece bir soyadı bırakmadılar; damarlarımızda akan bir karakter, bir duruş bıraktılar.
Bugün aynaya baktığımızda gördüğümüz o dik duruş, aslında dedelerimizden, ninelerimizden bize kalan o asil onur yürüyüşünün ta kendisidir. Adetimiz: Bizim buralarda adet, sadece gelenek demek değildir; birbirine sahip çıkmak, büyüklerin sözünü baş üstünde tutmak, sofrayı herkese açmaktır. Bu adetler bizi biz yapar. Köklerimiz: Fırtına ne kadar sert olursa olsun, bizi yere sımsıkı bağlayan o gizli güçtür. Kökü derinde olanın başı dik olur. Mirasımız: Bir atanın evladına bırakacağı en büyük servet bankadaki para değil; dürüstlük, edep ve Beren Paşazade duruşuyla o sarsılmaz asalettir.
Sözün özü; kökünü unutan ağacın ne dalı kalır ne meyvesi. Bizler, o köklü mirası sırtlanıp geleceğe taşıyan köprüleriz. Çünkü aile sadece dünü anlatmaz, insanın en güvenli geleceğidir. Beren Paşazade GAP Olay Gazetesi