Adıyaman’ın Asıl Sorunu Siyaset Değil, Siyaset Anlayışıdır
Adıyaman üzerine konuşurken çoğu zaman yanlış soruyu soruyoruz. Hangi parti kazandı? Kim belediye başkanı oldu? Kim milletvekili çıkardı?
Oysa asıl sorulması gereken soru şudur:
Adıyaman neden yıllardır hak ettiği yerde değil?
Bu sorunun cevabı ne tek başına iktidardır ne de muhalefet.
Cevap, yıllardır hep birlikte inşa ettiğimiz yanlış siyasi kültürdür.
Adıyaman’da siyaset, hizmet üretme yarışından çıkmış; taraftarlık yarışına dönüşmüştür. İnsanlar oy verdikleri partiyi, tuttuğu futbol takımı gibi savunmaya başlamıştır. Yanlış da yapsa savunuluyor, sözünü tutmasa da alkışlanıyor, verilen vaatler unutuluyor, hesap sorulması gerekirken mazeret üretiliyor.
İşte şehirler tam da böyle geri kalır.
Çünkü siyasetçinin en büyük motivasyonu seçim değil, denetimdir. Eğer seçildikten sonra hesap sorulmayacağını bilirse, vaatlerini yerine getirme baskısını da hissetmez.
Demokrasiyi sadece sandığa indirgediğiniz gün, şehriniz gelişmeyi bırakır.
Sandık bir başlangıçtır.
Asıl demokrasi, sandıktan sonraki beş yıldır.
Bugün Adıyaman’ın yolları konuşuluyor.
Suyu konuşuluyor.
İşsizliği konuşuluyor.
Depremin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ çözülemeyen sorunları konuşuluyor.
Gençlerin başka şehirlere göçünü konuşuluyor.
Ama bütün bunların temelinde ortak bir problem yatıyor:
Sorgulamayan seçmen anlayışı.
Bir siyasetçi, kendi seçmeni tarafından eleştirilmiyorsa rahat eder.
Kendi seçmeni tarafından denetlenmiyorsa gevşer.
Kendi seçmeni tarafından hesap sorulmuyorsa üretme ihtiyacı hissetmez.
Bunun adı demokrasi değil, biat kültürüdür.
Adıyaman’da seçimlerden sonra vatandaşın büyük kısmı, oy verdiği partinin adeta sözcüsü oluyor. Oysa siyasetçinin sözcüsü vatandaş değil; vatandaşın sözcüsü siyasetçi olmalıdır. Bu denge bozulduğu sürece, siyasetçi vatandaşı değil, vatandaş siyasetçiyi savunmaya devam eder.
Oysa gelişmiş şehirlerde insanlar en sert eleştiriyi kendi destekledikleri yöneticilere yapar. Çünkü bilirler ki eleştiri düşmanlık değil; daha iyisini istemektir.
Bizde ise tam tersi.
Bir yanlışı dile getirdiğiniz anda size önce hangi partiden olduğunuz soruluyor.
Kimse söylediğinizin doğru olup olmadığıyla ilgilenmiyor.
İşte Adıyaman’ın yıllardır kaybettiği yer tam burasıdır.
Şehrin geleceği, siyasi kimliklerin gölgesinde kalmıştır.
Oysa bir çukurun içinde hangi partinin oyu olduğu yazmaz.
Susuz kalan musluktan akan siyasetin rengi değildir.
İşsiz kalan gencin cebindeki parti rozeti ona ekmek olmaz.
Göç eden ailenin valizinde siyasi sloganlar yoktur.
Acının, yoksulluğun, işsizliğin ve umutsuzluğun partisi olmaz.
Bugün Adıyaman’ın ihtiyacı yeni polemikler değildir.
Yeni düşmanlar üretmek değildir.
Sosyal medyada birbirine hakaret eden siyaset değildir.
İhtiyacımız olan şey; ortak aklı yeniden inşa etmektir.
Bu şehirde iktidar da muhalefet de aynı gerçeği kabul etmelidir:
Adıyaman hiçbir partinin tapulu malı değildir.
Hiçbir makam eleştiriden muaf değildir.
Hiçbir siyasetçi dokunulmaz değildir.
Hiçbir parti hata yapmaz değildir.
Ve hiçbir seçmen de sorgulamaktan vazgeçmemelidir.
Biz Saadet Partisi olarak siyasetin kavga üretmesini değil, çözüm üretmesini savunuyoruz.
Bir hizmet doğruysa kim yaparsa yapsın destekleriz.
Bir yanlış varsa kim yaparsa yapsın karşı çıkarız.
Çünkü bizim tarafımız parti değil; Adıyaman’dır.
Şehrin geleceği, siyasi hesapların üstündedir.
Artık sloganlardan yorulduk.
Fotoğraf vermekten yorulduk.
Birbirini suçlayan açıklamalardan yorulduk.
Adıyaman’ın yeni bir siyaset diline ihtiyacı var.
Daha cesur.
Daha samimi.
Daha hesap verebilir.
Ve en önemlisi, vatandaşı sadece seçimden seçime hatırlamayan bir siyaset anlayışı.
Unutmayalım.
Bir şehri kötü yöneticiler değil, yanlışları alkışlayan toplumlar da geri bırakır.
Bugün herkes önce aynaya bakmalıdır.
Çünkü Adıyaman’ın geleceğini değiştirecek olan sadece siyasetçiler değil; onları sorgulayan, denetleyen ve hizmet üretmeye mecbur bırakan bilinçli vatandaşlardır.
Biz inanıyoruz ki; partilerin değil, hizmetin konuşulduğu gün.
Alkışın değil, hesap sormanın değer gördüğü gün.
Taraftarlığın değil, liyakatin öne çıktığı gün.
İşte o gün Adıyaman gerçek anlamda ayağa kalkacaktır.
Haber: Zeynel Abidin Kıymaz
GAP olay




