TBMM milli savunma komisyon başkanı Ahmet Aydın BNNTÜRK'te usta gazeteci Fehmi Çalmuk’un programında ‘Cumhurbaşkanlığı adaylığı Kılıçtaroğlu’nun hakkı’ dedi.

TBMM milli savunma komisyon başkanı AK parti Adıyaman milletvekili Ahmet Aydın BNNTÜRK Politik adam programında usta gazeteci Fehmi Çalmuk’un programında ‘Cumhurbaşkanlığı adaylığı Kılıçtaroğlu’nun hakkı’ dedi.

BNNTÜRK ün ekran klasiği Çarşamba akşamlarının vazgeçilmezi haline gelen Politik adam programının bu hafta ki konuğu AK partinin gözde isimlerinden Ahmet Aydın oldu. İlgiyle izlenen programda iç-dış politikalar ve 2023 seçimleriyle ilgili soruları cesurca cevaplandıran Aydın defalarca toplanan 6 lı masanın perde gerisinde kimler var bu çok önemli dedi.

İşte programda konuşulanlar:

Politik Adam: CHP genel başkanı Kemal Kılıçtaroğlu'nun helalleşme ile ilgili sürdürdüğü projede  başörtüsüne ilişkin bir adım attılar ve bir yasa değişikliği koydular ama nedense yasa değişikliğin de bile başörtüsünün ismi bile geçmiyor ama bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu adıma öyle bir demokratikleşme hamlesi ile cevap verdi ki başkanım konuşmaya izninizle bundan başlamak istiyorum, bu nedir başörtüsüne anayasa güvencesi?

Ahmet Aydın: Şimdi tabi Sayın Cumhurbaşkanımızın, Adalet ve Kalkınma Partimizin demokratikleşme süreçlerini aslında bütün dünya biliyor. Nereden aldı, nereye atıyor, temel haklar noktasında gerçekten her alanda yapılamaz, konuşulamaz denilen konuların da pek çoğunu bizler gündemden düşürdük çözerek gündemden düşürdük tabi anayasal güvence her açıdan güvenli temel haklar evrensel haklar da aslında kişinin doğuştan sahip olduğu haklar ve bu hakların Anayasal güvenceye bağlanarak kanunlarla sınırlanamayacağını,  başka türlü uygulama metotları ile yöntemleri ile bu hakların ortadan kaldırılamayacağına dair bir güvencedir, teminattır aslında üst normdur anayasa dediğimiz çerçeve metinlerdir ve temel haklar konusunda gerçekten çok özel çok öznel bu anlamda da bu hakların devredilemeyeceğini bu hakların sınırlanamayacağını bu hakların kısıtlanamayacağı ya da hangi hallerde nasıl uygulanacağına dair çok çerçeve metinlerdir eğer gerçekten siz bir temel hakkı varlığına inandığınız, gerçekten bir haksa ve bu kişinin doğuştan sahip olduğu temel bir haksa ki bu anlamda özellikle din ve vicdan hürriyetinin aslında bir gereğidir bu bir temel haktır bu anayasa ile teminat altına alınması demek bunu başka hiç bir şekilde asla ve asla sınırlanamayacak. Kaldı ki anayasaların değiştirilmesi dahi çok zordur çok nitelikli çoğunluklar gerektirir çoğu zaman referanduma kadar gider dolayısıyla bir metin kanunda düzenlersiniz yarın meclisteki sayısal çoğunluk bir fazla başka bir tarafa kaydığı anda o kanunun değişmesi çok daha muhtemel çok daha kolaydır.

Politik Adam: Sözünü balla keseyim de yani 20. yılında Ak Parti yeni uyanmış seçime giderken siyasi partilerin deyimiyle halkın ağzına bir bal sürme babında değil daha önce bir anayasa değişikliği yapmıştı zaten değil mi?

Ahmet Aydın: Şimdi Ak Parti zaten çok değişiklik yaptı, Anayasada bugüne kadar gerçekten sayısız değişiklikler değişimler yapıldı ve bunların pek çoğu da özellikle özgürlükler temel haklar noktasında bunların çoğu yapıldı aslında ise baktığımızda şu an uygulamada baş örtüsü ile ilgili bir sorun yok ve bu sorun aslında çoğu zaman vardı geçmişte çok da yaşadı gerçekten bugün tekrardan bir hatırlatma oldu gurup toplantısını da izleme imkânınız olduysa CHP zihniyetinin inanan kesimler üzerinde ki baskısını zulmünü bugün göz yaşları içerisinde bütün millet bir kez daha izledi

Politik Adam: CHP zihniyetinin faşizmi dedi Cumhurbaşkanı çok ilginç

Ahmet Aydın: Çok net

Politik Adam: Bir şeydi yani

Ahmet Aydın: Öyle, öyleydi gerçekten ret, inkar, asimilasyon politikaların mucididir, her şeyi inkar eden, ret eden, yok sayan bir anlayıştır CHP, zihniyetin temelinde bu var yani tek tip insan yaratmak dili dini düşüncesi benim gibi olacak diyor.

Politik Adam: Totaliter rejimlerin ana karakteri bu değil midir, tek tip düşünen?

Ahmet Aydın: Öyle ittihatçı bir gelenekten geliyor CHP, gerçekten ittihatçı bir gelenekten gelen CHP zihniyetinin bu ülkede Kürt sorununa Alevi sorununa dindar mütedeyyin kardeşlerimizin sorununa azınlıkların sorununa yol açan bu zihniyetin kendisi bu sorunların ana müsebbibi CHP'dir. Yani sorunu çözen değil, sorunun müsebbibi tek parti zihniyetidir. O (00:06:43 ?) zihniyettir, bunu herkesin bilmesi görmesi gerekiyor.

Politik Adam: Cumhuriyet'in yüzüncü yılına geliyoruz bu dediğiniz sorunlar yüz yılla beraber yaşayan sorunlar yani belli bir döneme kadar bunlar eğer bir neşter bulmasaydınız biz bunların birçoğu ile yaşıyor olacaktık.

Ahmet Aydın: Şimdi yirmi yıl önceki Türkiye'yi, biz çabuk unutuyoruz bazen, belki insanoğlu olarak hep yaşadığımız an böyle hatırda kalıyor ama yirmi sene önce Türkiye böyle değildi Fehmi Bey, Türkiye çok acılar yaşadı, çok sıkıntılar yaşadı, ben bir Kürt kardeşiniz olarak Kürdüm dahi diyemezdim, bir Kürtçe kaset şarkı dahi dinleyemezdim, bir mütedeyyin dindar kardeşim yüzde doksan dokuz olan bu ülkede, Müslüman olan bu ülkede imam hatiplerde dahil baş örtüsü ile çocuklarını okutanlar var Sayın Cumhurbaşkanımız ifade etti gurup toplantısında kendi kızını ya, İstanbul'da bir imam hatip de baş örtüsünden dolayı okutamadı Anadolu'da başka bir şehirde okutmak zorunda kaldı olduğunu kat sayı adaletsizliğinden dolayı imam hatipli başka ülkeye göndermek zorunda oldu, burada bizim insanımız bizim evlatlarımız bizim çocuklarımız Avusturya'da Avrupa'da Amerika'da okumak zorunda bırakıldı.

Politik Adam: Viyana kapılarına belki Osmanlı askerimiz gitmişti, ordumuz ama Viyana kapılarına biz Türkiye'deki başörtüsü zulmünden dolayı öğrenciler gönderdik.

Ahmet Aydın: Ve bu zulmün sebebi 28 Şubat'ı yaşayan, yaşatan ve arkasında duran zihniyet CHP zihniyeti o, vesayetçi zihniyet yani biz bunu unutmadık, bu millet bunu unutmadı, daha düne kadar bir metrekarelik bir bezden ibaret olarak başörtüsünü gören başörtüsünü, nasıl hizmet veren kamuda başörtüsü olmaz diyen bir zihniyet milletin iradesi ile seçilen milletvekiline haddini bildirmeye çalışan bir zihniyet bugün geliyor bu sorunu çözelim, ya bu sorunu biz zaten çözdük ve size rağmen çözdük, onlara rağmen çözdük,

Politik Adam: Ama çözdünüz mecliste Anayasa Mahkemesine götürdüler.

Ahmet Aydın: Şimdi tabi çok şeyler yaptık biz aslında Anayasa değişikliği yaptık ona yanaşmadılar. Ak Parti ve MHP birlikte anayasa değişikliği yaptı temel haklar ile ilgili ona gelmediler 2008 yılında bende, milletvekili seçildiğimiz ikinci yılıydı, 2007'de seçildim ilk, dedik ya en azından üniversitelere, sadece üniversiteye salt olarak başörtüsü zulmünü kaldıralım, o demir parmaklıklar arkasında hüngür hüngür ağlayan o çocuklarımızı hatırdan çıkarmayalım, üniversitesi kapılarında soruların tamamını yapsa dahi o üniversitelere alınmayan o gencecik evlatlarımız o beyinlerimiz o nesil yok edildi, resmen yok edildi, meslek liseleri de yok edildi, sırf imam hatipleri gömelim diye

Politik Adam: Artık sanayi kalifiye eleman bulamıyor siz Adıyaman'dasınız Gaziantep size çok yakın Şanlıurfa çok yakın Adana çok yakın bakın sanayiyi ayakta tutan ne yazık ki yurt dışından gelen biz de misafir olan insanlar

Ahmet Aydın: Halen o sıkıntılar yaşanıyor çünkü bir nesli yok ettiler, bir dönemi aslında yok ettiler şimdi 2008'de dedik ki artık üniversitelerde ya, bu çocuklar fırsat eşitliği demiyor muyuz, eğitimde fırsat eşitliği, kadın erkek eşitliği yani başörtülü başı açık fark eder mi, inancı gereği örtüyor bu, Allah'ın emri olduğu için örtüyor inanıyor, siz inanmayabilirsiniz, ama o inanıyor, haç takan girebiliyor başka türlü semboller ile insanlar girebiliyor ama niye başörtüsü inancından dolayı takıp da üniversitesi de okumasın dedik, buna hasrettiğimiz bir anayasa değişikliği yaptık, hatırlayın, Hürriyet Gazetesi manşetine taşıdı, 411 el kaosa kalktı ve anayasa mahkemesine CHP hemen koşar adımlarla götürdü Önder Sav arkasında da Kılıçdaroğlu var yani görüntüler taze, bu hafızaları tazelememiz gerekiyor ve alelacele koşar adım götürdüler, Anayasa Mahkemesine bizim üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan metni iptal etti Anayasa Mahkemesi, bu zihniyet maalesef bugüne kadar insanların kafasının içiyle değil hep dışıyla uğraştılar.

Politik Adam: Peki başkanım bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyelim hani bunu yapan CHP şimdi ne oldu da

Ahmet Aydın: Hakikaten ne oldu?

Politik Adam: Ne oldu da buna gitti şimdi bu Sayın Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını ben bir kaç program önce Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili kitap yazan Seyit Kemal kitabını yazan Ensar Öğüt Bey'i çıkarttım bir şecereyi çıkarmış, seyit olduğunu, hacı olduğuna iyi olduğuna Müslüman olduğuna Türkmen boyu olduğuna dair onun üstüne yeni bir şey mi bina etmek istiyorlar Cumhurbaşkanlığına psikolojik bir harekat mıdır bu?

Ahmet Aydın: Tamamen taktik ve bu konuda da baş örtüsünü dahi istismar eden bir ikiyüzlülük aslında riyakarlık kendi kendini inkardır, yani bu konuda samimi bir duruş sergilese zaten Cumhurbaşkanımız bugün bir çıkış yaptı madem samimi isen madem dürüst isen gel tüm ben bunu anayasa mahkemesinde, Anayasa da güvence altına alalım madem öyle daha önce verdik yanaşmadınız şimdi gel eğer gerçekten sen bu konuda samimi isen gel diye bugün bir çağrıda bulundu Sayın Cumhurbaşkanımız

Politik Adam: Hemen şey yaptılar, Anayasa oylamasına katılmayacaklarını desteklemediklerini çünkü anayasayı hiçe sayan bir iktidarın eylemlerine destek vermeyeceğine ilişkin açıklama yaptı.

Halil Fırat'a Teşekkür plaketi Halil Fırat'a Teşekkür plaketi

Ahmet Aydın: Maalesef, bakın Kemal Kılıçdaroğlu’ da, CHP'yi de bu millet biliyor şu anda bir altılı masa var ve bu masa sadece o altılıdan ibaret değil hepimizde biliyor bu millette biliyor masanın altında üstünde ve asıl masanın arkasında kurucu irade kim, yani şimdi

Politik Adam: Yazıp çiziyoruz.

Ahmet Aydın: Bakın çok net ben buradan soruyorum yahu Fehmi Bey Allah için şöyle bir rahat rahat bir düşünelim elimizi şöyle başımızı iki elin arasına alalım hiç siz atfeder miydiniz Kemal Kılıçdaroğlu CHP ile Temel Karamollaoğlu hiç bir araya gelebilecek, bunları bir araya getirebilecek hiç bir sebep olabilir mi sizce hiç bir politika bunları bir araya getirebilir mi ya da İyi Parti HDP yani taban tabana zıt ve yıllar yılı kimin ne şekilde mücadele verdiğini nasıl siyaset yaptığını hangi düşünceyi hangi misyonu taşıdığını biliyoruz dolayısıyla zaten Biden dememiş miydi, Türkiye'de iktidardan kurtulmanın yolu Tayyip Erdoğan'dan kurtulmanın yolu muhalefeti birleştirmekten geçiyor bu proje dolayısıyla bunların projesi değil aslında burada kurucu irade o altılı değil aslında

Politik Adam: Onların teknik direktörü Biden mi diyorsunuz yani?

Ahmet Aydın: Oyun kurucu teknik direktör orada ben öyle düşünüyorum bu dışarda kuruldu, irade dışarda kuruldu yoksa bakın geçtiğimiz günlerde meclis kapanmadan önce bir tezkere geldi meclise terör ile ilgili bir tezkere işte Suriye'ye asker gönderme Irak'a asker gönderme ya da Libya'ya asker gönderme tezkereleri biliyorsunuz meclisten onay alarak yürürlüğe giriyor, bu tezkere geldi baktık ki önemli bir şey Türkiye'nin hem dış politikasını hem terör ile mücadelesini ilgilendiren milli bir mesele bu milli meselede bakıyorsun CHP ile HDP tezkereye hayır dedi İyi Parti ve diğerleri de evet dedi şimdi bunlar hangi politikada uzlaşabilir Tayyip Erdoğan düşmanlığı dışında, Tayyip Erdoğan karşıtlığı dışında

Politik Adam: Hem de yeminli bir Erdoğan düşmanlığı bakın yeminli diyorum.

Ahmet Aydın: Belli çok net ortada onun dışında bunları bir araya getirebilecek tek bir neden yok bu millette bunu görüyor işte Sayın Kılıçdaroğlu bir taraftan tabi Türkiye'nin yapısı belli bu milletin yapısı belli seçmenin yapısı belli hem o altılı masadakilere şirin gözükmek hem seçmeni adeta kandırmak adına bir hamle yaptı aklınca, aklınca bir hamle yaptı.

Politik Adam: Sonuç?

Ahmet Aydın: Sonuç hüsran yani eğer gerçekten bu noktada bu hamlede gerçekten samimi duruşu sergiliyorsa zaten önümüzdeki günlerde göreceğiz Cumhurbaşkanımız çok net çağrısını yaptı bugün

Politik Adam: Şimdi başkanım şöyle bir şey diyelim, Anayasa oylamasında çok şey yapmayayım da şimdi daha İyi Parti görüşünü açıklamadı daha temsilciler ama Milliyetçi Hareket Partisi ile Ak Parti ve Büyük Birliğin oluşturduğu Cumhur ittifakı anayasayı destekleyecek bir iki milletvekili temsil eden siyasi partiler var. Geriye Cumhuriyet Halk Partisi, HDP, İyi Parti kaldı yani HDP'nin de CHP'den ayrı anayasa oylamasına destek vermeyeceğine ilişkin izlenime varıyorum ben yarın bugün bu anayasa oylaması referanduma gitme sayısal kısma gelirse Türkiye bir referanduma mı gidecek bunun zamanı seçimden önce mi sonra mı?

Ahmet Aydın: Tabi bunlar farazi şeyler

Politik Adam: Tabi örnek olarak soruyorum zamanlama bakımından

Ahmet Aydın: Zamanlama bakımından şey olursa şu süreçte böyle bir referandum sayısal çoğunluğuna ulaşırsa elbette ki seçimden önce referandum yapılır, seçimden sonraya bırakılmaz bu iş, seçimden önce referandum yapılır zaten referanduma gittiği vakit de milletin tavrının ne olacağı çok açık ortadadır benim kanaatim der ki bunu halkın onayına sunalım.

Politik Adam: Şimdi siyasi tecrübenize güvenerek muhterem başkanım altılı masa var, tabirimi mazur görün tüm siyasi partileri de çok sevdiğimiz meslektaşlarımız arkadaşlarımız büyüklerimiz var ama Altılı Masa'nın tavrı bir danaya girmiş altı tane yedi tane ortağın bir dana konusunda anlaşamama gibi bir kurban pazarlığı yaptığını görüyoruz, halen aday belirlenememiş halen bir şey yapamamış yani geçen DSP Genel Başkanı bir matematiksel mühendis zekâsı ile bir yapı yaptı. Fehmi Bey yedinci toplantı değil dedi yedi kere çarptı 50'nin üzerinde liderler birbiri ile görüşmüş dedi. Peki, 52 tane görüşmede hiç mi toplumun önüne bu Cumhurbaşkanı adayının dışında da bir şey koymuyorsun etmiyorsun mesela zatıâliniz Milli Savunma Komisyonu Başkanı, Yunanistan devamlı bizi taciz ediyor tahrik ediyor yanı başımızda savaş var açık yüreklikte milli politikalar konusunda dimdik duran devletin yanında duran bir irade beyanı göremedik. Buraya CHP'li Yılmaz Ateş gibi bey efendileri çağırıyoruz kendileri yıllarca siyaset yapmış Fehmi Bey hayretler içindeyim diyor hani siz nasıl görüyorsunuz bu işi sizin gördüğünüz var bir de geçen hafta konuştuğumuzda siz Adıyaman'da, Adıyaman'ın yine köylerindeydiniz o halk bu işi nasıl düşünüyor, görüyor?

Ahmet Aydın: Evet aslında vatandaşımız da görüyor az önce de ifade ettim çok önemli bir şey bak dedim terörle ilgili bir tezkere geldi her biri bir tarafa gitti bunların şu anda Türkiye'nin yaşadığı ciddi problemler var mı yanı başlarında yani hakikaten bir yangın çemberinin içerisinde Türkiye, yani bu süreçte milli meselelerde, toplumsal meselelerde, ülkemizi milletimizi ilgilendiren çok önemli meselelerde bunların bir irade beyanını hiç birimiz göremedik, kaldı ki zaten bunların iradesi yok Fehmi Bey ben şunu söylemeye çalışıyorum bakın bir kaç kez o toplantı masalarından sonra bildiri yayınlarken bile bildiri hangi büyükelçiliklere gidiyor nerenin onayına gidiyor bunu halkımızdan kaçırmamalı yani ben onun için diyorum

Politik Adam: Çok önemli bir

Ahmet Aydın: Bakın bu masanın asıl kurucu otoritesi kendileri değil bu masada zorla da olsa bir arada tutan bir üst irade var, bir üst akıl var çünkü aksi takdirde bu masa yani üst akılda nereye kadar götürebilecek bilmiyorum ama zaten yarın bir gün aday belirledikleri anda her kafadan bir ses çıkacak bu masa zaten dağılır ben bu masanın kalıcı bir masa olabileceğini asla düşünmüyorum.

Politik Adam: Kemal Bey'in aday olacağına dair ilişkin bir şans tanımıyorsunuz o zaman?

Ahmet Aydın: Bunu ben açıkçası aday olmasını isterim yani çünkü

Politik Adam: Kolay bir aday m?

Ahmet Aydın: Kolayın da ötesinde, kaç yıldır Genel Başkanlık yapıyor her seçimde mağlup oluyor, yazıktır günahtır yani gelsin en azından son bir şansını denesin çünkü bu onun içinde son dönemi

Politik Adam: Yani jübilesini böyle mi yapsın?

Ahmet Aydın: Genel Başkan olarak da çok net söylüyorum aday olsun olmasın, CHP Genel Başkanı olarak da yine Cumhurbaşkanı adayı olsa, aday olarak da Kemal Bey'in tabi son dönemi gözü ile ben bakıyorum dolayısıyla bu son dönemi de bir adaylık yapsın yazıktır günahtır adama hep kaybet kaybet, kaç seçim 10-11 seçimdir yenilen pehlivan güreşe doymaz zaten hiç cesaret de edemedi bugüne kadar aday olmaya, ilk kez böyle bir niyeti varsa adaylık hakkıdır, bıraksınlar, bırakalım aday olsun ama bu adayı belirleyecek olan, orası değil, ben işin orasındayım yani bu adayı belirleyecek olan o masanın etrafındakiler değil, buraya kim aday olarak dayatılacak acaba bu Altılı Masayı bir araya getiren üst akıl elbette ki çalışmasını yapıyor onlara göre Türkiye'de iktidarı değiştirmek için şu şu lazım diyor ya, iktidarı değiştirmek eğer onlara göre kiminle mümkünse, kiminle mümkün görebilirlerse dolayısıyla ona ilişkin bir çalışma mutlaka yürütüyorlardır adayı belirleyecek olan da orasıdır.

Politik Adam: Sizin sözleriniz bana Hatay Büyükşehir Belediye Başkanının sözlerini hatırlattı, hatırlar mısınız bir televizyon kanalında adayı masa belirlemeyecek dışardan belirleyecekler bu aday olsun diyecekler o olacak dedi yani, açıkça yani

Ahmet Aydın: Kendileri de söylüyor ifade ediyor o zaman

Politik Adam: Yani öyle bir yapısı var oranın, şimdi şöyle diyelim değerli başkanım şimdi Kılıçdaroğlu keşke aday olsa jübilesini yapsa dediniz, ama şöyle bir nokta var bugün siyasette bir kamplaşma tartışması var, hani bundan CHP'nin beslendiği doğru ve en son Mersin'de ki terör olayında bile oradaki teröristin DNA’sından isteyecek kadar devlet kurumlarına karşı müdahil olan talepkar olan bir siyasi anlayış ile beraberiz ve hatta şöyle dedik ki,

Ahmet Aydın: PKK’nın açıklamasını dayanak gösteriyor bu kadar mı ileri gitti yani?

Politik Adam: Bu gerçekten akıl hafıza alınmayacak ben yani yıllardır bu meslekteyim kitaplarım var ben şöyle düşünürdüm Cumhuriyeti koruma ve kollama konusunda kenarda bir CHP var hani en azından bir teminat gibi görünebilir çünkü Türkiye'nin milli değerlerine dayanan o Kemalizm geçmişini değerli gören laiklik anlayışı kesin var, bu tabanın da tamamen zıt olduğu bir anlayış yani

Ahmet Aydın: Şu anda makyavelist bir CHP var amaca ulaşmada her araç mubahtır, CHP'nin şu anda yaptığı gerçekten amacına ulaşmak için her aracı bakın işte o başörtüsü çıkış gibi, çok farklı, farklı zamanlarda o kadar tezatlıklar zikzaklar çiziyor ki, konjonktürel konuşuyor, o günün şartlarını konuşuyor işte Doğu, Güneydoğu'da başka Batı'da başka konuşuyor, yani çok enteresan bir CHP var öyle bir noktaya gelmiş ki ya ben neye maruz olursa olsun hani rahmetli Necip Fazıl diyor ya bizdeki muhalefet diyor üstat iktidarı düşürmek şartıyla vatanı düşürmeye bile razı olur diyor bak çok anlamlı bir söz yani bizdeki aslında vesayetçi mantıktır bu onun demek istediği o gerçekten bizdeki o mantık o CHP zihniyeti, zihniyet olarak diyorum partinin de ötesinde o zihniyet iktidarı şu anki şartlandığı konu yani iktidarı düşürmek şartıyla neredeyse vatanı bile düşürmeye razı olabilecek bir pozisyona doğru evriliyorlar.

Politik Adam: Bundan sonra evrilme noktasına şöyle bakıyorum eski bir CHP'li yöneticinin Türkiye'de şeriat gelsin halifelik yine biz getireceğiz diyor ya bir hilafet konusu kaldı bugün CHP'li bir milletvekili ile Sayın Cumhurbaşkanı açıklamadan sonra konuşurken ağzından şöyle bir cümle kaçırdı dedi ki milletvekilleri bütün dünyaya bakıyoruz herkes İncilin kutsal kitabın üzerine yemin ediyor bizim milletvekilleri niye Kuranı Kerim'e yemin etmesin dedim ki abi gerçekten böyle bir tahayyül mü var, mesaj mı var yani gerçekten?

Ahmet Aydın: Ama işte vatandaşı kandırmak adına zaman zaman bu mesajlar var, ama şu da var bir bakanlık yapmış CHP'li başörtülü bir hakime ben güvenemiyorum diyor, karar veremez diyor, adil olacağına güvenemem diyor, baş örtülü subay olamaz diyor, baş örtülü polis olamaz diyor bunu diyen CHP'liler de var şimdi onlar kendi içinde konuşurken gerçek niyetlerini zaten ortaya koyuyorlar ama öbür taraftan hani siyasete oynayan konjonktürel olarak konuşmak isteyen tabana böyle özellikle muhafazakar diğer partilere de birlikte ortaklık da yapıyorlar ya hoş görünmek adına onların tabanlarına hoş görünmek adına bu tür çıkışlar da yapanlarda var yani CHP enteresan bir CHP kendi için kaç tane CHP var bilmiyorum tek bir CHP yok her bir sözcü farklı bir şey söylüyor.

Politik Adam: Başkanım 2019'da yapılan yerel seçimde hep sağcı muhafazakar kökenli milliyetçi kökenli partiler ile CHP kazandı İstanbul'da Ekrem İmamoğlu, Ankara'da Mansur Yavaş, Adana, Mersin, Antalya da dahil hepsi sahil kökenlidir, Ekrem İmamoğlu Eyüp Sultan'da bir Yasin-i şerif okudu gitti dua etti şöyle yaptı ama seçimlerde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 25 yıllık aşkı Meral Hanım diyor ya beni en çok sevindiren Tayyip Erdoğan o aşkını elinden aldık diye söylüyor ya onu elinden alma başarısını mı gösterdi bu nasıl değerlendirilebilir yani burada bu seçmeni alamadı mı CHP bu model burada tutmadı mı Cumhurbaşkanı'nda niye tutmasın?

Ahmet Aydın: Şimdi tabi ittifakın etkisi var o süreçte malum başka siyasi partiye aday göstermedi, bir de yerel seçimlerin dengesi ile genel seçimin havası çok farklıdır zaten aslında bir bakıma bu ülkenin mayası bellidir, bu milletin duruşu bellidir, bu milletin içine geldiği değerler silsilesi bellidir dolayısıyla o değerlere rağmen adaylara çok evet gitmez kısmen gider ama bir taraftan da dediğim gibi yerel seçimler ile genel seçimleri aynı şekilde mukayese etmemek lazım.

Politik Adam: Ama işte onu destekleyen Saadet Partisi gibi milli görüş geleneğinin partilerinden biri var yani ben bakıyorum Seyit Kemal, Hacı Kemal hatta Hatta Hazreti Hacer Annemiz ile Zemzem bulması gibi hikayeleri var yani illa da Kemal diyorlar, başka bir şey demiyor Saadet Partisi

Ahmet Aydın: Çok enteresan bir şey yani bunu tabi ben seçmeni ayırt ediyorum Saadetli seçmen de görüyor.

Politik Adam: Çünkü Adıyaman'da geneli itibariyle milli görüş kökenli partiler çok güçlüydü Ak Parti'ye ilk zamanından beri inanılmaz Adıyaman bir rüzgar verdi bir destek verdi hiç değişmeden daha yeni galiba CHP bu dönemde bir milletvekiliçıkardı

Ahmet Aydın: Adıyaman her seçimde beş vekilin dördünü Ak Parti olarak aldı gerçekten ciddi, Allah razı olsun seçmenimiz görüyor ve duasıyla desteği ile de hep yanımızda geçmişten beri böyle yani işte Refah Partisi, Fazilet Partisi de Adıyaman'ın ciddi bir kitlesi vardı ciddi destek veriyordu dolayısıyla bu seçimde de zaten diyorum ya gerçeği görüyorlar insanlarımız evet bir takım değerleri istismar edenler olabiliyor zaman zaman kısmen belki kandırabiliyorlar, kısmen kanabiliyorlar belki olabilir ama bu uzun vadeli değil bu kalıcı değil geçici aslında gerçeği biliyor bu millet hakikaten biliyor bu millete feraseti bu Anadolu irfanı var ya Fehmi Bey, Anadolu irfanı şaşmıyor, bazen olabiliyor bize de orada durma orada bir takım eksiğiniz gediğiniz var  biraz kendinize çeki düzen verin, biraz hafiften bir uyarı ikaz da olabiliyor özellikle yerel seçimler de bunu yapabiliyor ama onun dışında da iş ciddiye bindiği zaman gerçekten olmak ya da olmamak meselesine geldiğinde ki bu seçimin o derece önemli olduğunu bu millet çok iyi biliyor yani Türkiye için gerçekten tarihi öneme sahip olan bir seçim ya eski Türkiye diyeceğiz ya da Yeni Büyük ve Güçlü Türkiye diyeceğiz ya tarih olacağız ya da yeni bir tarih daha yazacağız yani bütün bunların farkında bu millet o yüzden sandık önüne gittiğinde genel seçimlerde net bir şekilde tavrını koyacak diye düşünüyorum.

Politik Adam: Şöyle bir katkı sağlayayım bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın videosunda da vardı acaba Ak Parti'den şöyle bir propagandadan korkuyorlar mı, yani değerli milletimiz bu Altılı Masa, Altılı Millet İttifakı ne kadar genişleyecek millet ittifakının üç dört partisi var bugün iki tanesi hala dışarda ya eski siyaset arkadaşlarımız zaten onların görev aldıkları yılları ortadan kaldırıyorlar son beş yılın hesabını soracağız diyorlar falan, tartışmaydı Ak Parti propagandasında bizim 20 yıllık kazanımlarımızı eğer bu aday kazanırsa kaybedersiniz diye bir propaganda mı yapacaksınız ki Cumhuriyet Halk Partisi Altılı Masa böyle bir çalışma yapıyor?

Ahmet Aydın: Doğru Cumhuriyet Halk Partisi bunun farkında böyle bir çalışma elbette yapıyor ama bu millette kabul görmez.

Politik Adam: Var mı böyle bir endişeniz korkunuz?

Ahmet Aydın: Bizim asla bir endişemiz yok, hayır hayır bir endişemiz yok.

Politik Adam: Çünkü yerel yönetimlerden sonra bazı uygulama taahhüt ettikleri ve uyguladıkları birbirinden çok farklı oluyor.

Ahmet Aydın: Şimdi şu var bakın bu millet gördü, Ankara'yı da İstanbul'u da denedi bu ittifakı denedi bu millet ittifakını denedi adaylarını seçti ama İstanbul ve Ankara ne halde Allah için ne halde ya İstanbul'da perperişan Ankara keza yani konuşmadan hiç ses vermeden bir şekilde götürmeye çalışıyor ama İstanbul'da ki de aynı şekilde sadece konuşarak bir şekilde götürmeye çalışıyor konuşarak da batıyor temel atmama projesi ne demek, zaten Kılıçdaroğlu da demiyor mu ben geldiğim zaman müteahhitler sizin paranızı ödemeyeceğim o işi durdurun bu işi yıkacağız yani bir taraftan yapım ekibi var Türkiye imar ihya inşa eden bir ekip var Ak Parti Cumhur ittifakı öbür tarafta bir yıkım ekibi var adeta, adeta bir yıkım ekibi yani Türkiye'nin temel projelerine karşı çıkan bir ekip Türkiye'nin temel meselelerinde irade ortaya koymayan bir ekip yani Türkiye'nin terör ile mücadelesinde siz nerede duruyorsunuz, dış politikada Doğu Akdeniz de neredesiniz ki gerçi Türkiye'nin Doğu Akdeniz de ne işi var diyen bile vekilleri oluyor yani

Politik Adam: Şimdi geleceğim izniniz ile de Yunanistan içinde bizim insansız hava aracımızın Yunanistan'ın silahsızlandırmaması gereken adaları silahlandırırken çektiği görüntüler konusunda izinsiz çekti bu casusluk diyen milletvekilini gördük.

Ahmet Aydın: Öyle şeyler görüyoruz ki gerçekten bu yüreğimizi dağlıyor bu parti hangi ülkenin partisi bu milletvekili hangi ülkeye hizmet ediyor yani şimdi düşünün Fehmi Bey şöyle bir düşünelim şu anda Türkiye'nin yaşadığı mesela bakın Doğu Akdeniz, Libya, Irak ve Suriye'deki terör varlığı ve Türkiye'nin oradaki duruşu Karadeniz'de gaz araması işte İsveç ve Finlandiya'ya karşı olan özellikle net duruşu terör ile mücadele konusunda işte dünya beşten büyüktür, İsrail'e one minute Karabağ'da Türkiye'nin duruşu diğer yerlerdeki duruşu şu anda bunu biliyoruz gördük peki bu süreçte Cumhur ittifakı olmasaydı Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı hiç düşündünüz mü bu Altılı Masa bu süreçte bu yangın yerine dönen Türkiye'de iktidarda bir an yani hayalini dahi kuramıyorum biliyor musun darmadağın

Politik Adam: Hollywood senaristleri bunun ile ilgili bir film senaryosu yazsa belki bizim Yeşilçam kalmadı da onlar da yazsa ben onların da bu senaryoda sıkıntı çekeceğini düşünüyorum fiiliyatta

Ahmet Aydın: Doğu Akdeniz'de hemen çekileceğiz Libya'dan ne işimiz var niye gidiyoruz orada gaz arıyoruz niye Suriye'de Irak'ta bırakın terör örgütleri orada cirit atsın orada devlet kursunlar ne işimiz var orada diyecekler Karadeniz'de niye gaz arıyoruz.

Politik Adam: Değerli Başkanım Irak'ta 140 km içine gidip terör örgütünün yuvalarını bombalayan bir Türkiye var bakın bu irade enteresan 20-30 km değil 140 km'den bahsediyoruz hani bunu yorumlamak bile çok tarihi şeyler

Ahmet Aydın: Böyle bir duruş sergileyebilir miydi işte yani bu Altılı Masa gerçekten

Politik Adam: Altılı Masaya soru yönelttiğim zaman Ahmet Aydın Bey bunu ileteceğim.

Ahmet Aydın: Bence iletin.

Politik Adam: Şimdi sevgili başkanım Milli Savunma Komisyonu Başkanısınız ve Türkiye savunma sanayi konusunda olağan üstü işler yapıyor bunu sadece bir televizyoncu gazeteci olarak değil ünlü Forbes dergisi Savunma sanayini övdü, şimdi Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki yeni mottosu meclis açılış konuşmasında da vardı Türkiye yüz yılın mottosu dedi.

Ahmet Aydın: Evet

Politik Adam: Şimdi bu mottodan baktığımız zaman Türkiye'nin bir savunma sanayi birikimi oluştu.

Ahmet Aydın: Çok doğru

Politik Adam: Şimdi bu en azından şöyle dosta güven düşmana korku, nasıl görüyorsun bu nereye kadar evrilecek nereye gelecek ve bu Cumhuriyet'in yüzüncü yılında gerçekleşen blokta her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının göğsünü kabartan bir nokta olarak görüyor.

Ahmet Aydın: Kesinlikle doğru her vatandaşın gurur duyacağı bir noktaya doğru evrildi, şimdi Fehmi Bey az önce de ifade ettik ya bu 2023 seçimleri gerçekten çok çok önemli tarihi seçimler niye sadece aslında beş yıllık süreç ile ilgili bir yönetim belirleme işi değil ikinci yüzyıla giriyoruz Türkiye'nin gerçekten, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ikinci yüzyılına giriyoruz bundan sonraki aslında yüz yılı belirleyecek olan bir seçimdir gerçekten yüz yılın seçimidir yani yüz yılın seçimidir dolayısıyla Türkiye yüz yılı demesi konu da bu tarihi olan seçim de bu seçim sadece beş yıla mahsus değil biz orada şöyle bir tercih yapacağız Türkiye, nasıl bir Türkiye arzusundayız eski Türkiye saplantıları olan krizlerle kaoslarla bunlar diyor ki işte gelirsek sadece sistemi değişeceğiz tekrar parlamenter sisteme geçeceğiz koalisyonlar

Politik Adam: Başkanım konuyu dağıtma babında görmeyin istirham ederim şöyle parlamenter sistem değişecek dediniz tamam bunun için bir dönem lazım peki halkın Cumhur Başkanını seçme hakkını elinden alacak mısınız belli değil daha yani

Ahmet Aydın: Hiç bir şey belli değil, hiç bir şey belli değil, belli olan bir şey yok aslında bunların yaptığı sadece biz konjonktürel olarak bu vatandaşın kafasını nasıl çeleriz yahu arkadaş bakın bugün bu meclis şu anda yeni açıldı cumartesi bir Ekim itibariyle şu anda tarihinde ilk defa altıncı Yasama yılını yaşıyor bu meclis, tarihinde, kurulduğu tarihten bu yana ilk defa beş yıllık süre içerisinde altıncı Yasama yılını yaşıyor biliyor musunuz niye istikrar olduğu için güven olduğu için altı ayda bir yılda bir iki yılda bir üç yılda bir seçimler olmadığı için bu istikrar bu güven olmasaydı bu parlamento bu kadar yürümeseydi, Cumhurbaşkanlık sistemi olmasaydı

Politik Adam: Şu ekonomi de rayında gitseydi var ya bal kaymak olacaktı ama

Ahmet Aydın: Şimdi şöyle şu savunmayı bir halledelim de inşallah yani gerçekten onu demeye çalışıyorum Türkiye 100. Yılı derken elbette Türkiye çok alanda mesafe aldı ciddi bir sıçrama yaptı, Türkiye yüz yılı ile birlikte Türkiye ekseni dedi dikkat ederseniz Türkiye ekseni de önemli bir motto

Politik Adam: Tabi

Ahmet Aydın: Çünkü artık yok Türkiye yüzü batıda Doğu'yu unutmuş, Doğu'yu unutan bir Türkiye Afrika'ya girmeyen bir Türkiye işte Orta Asya'dan uzak bir Türkiye, Uzak Doğu'dan, Uzak Doğu Asya'dan uzak bir Türkiye vardı. Sadece batı ne derse o, batı eyvallah tamam Batı olsun orayı da koparmayalım ama asıl Afrika asıl Asya asıl Orta Doğu asıl diğer yerlerden niye sırtımızı döndük oralara Avrupa'da ben bunu gördüm. Avrupa'da gittiğinde ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyorsun ama Asya'da Afrika'da Orta Doğu her yerde Türkiye müthiş bir güven müthiş bir hasret var Türkiye'ye, Türkiye'nin geçmişine de bir özlem var. Zamanında dolayısıyla Türkiye bu kadar çepeçevre her yerde var olacak olan bir Türkiye bugün savunma sanayi başarısı olmasaydı Karabağ Zaferi elde edilebilir miydi? Bugün eğer savunma sanayinde ki bu gelişmeler olmasaydı Irak'ta Suriye’de kaç km içeri girdik diyorsun bu İHA'larımız, SİHA'larımız olmasaydı olabilir miydi mümkün müydü?

Politik Adam: Bir de ikincisi müteşebbise öyle bir ruh geldi ki Adıyaman'da bile bir patlayıcı fabrikası kuruldu yani çok önemli bir hadise yani

Ahmet Aydın: Libya'da bizim İHA'larımız SİHA'larımız Ukrayna'da SİHA'larımız konuşuluyor, bugün otuzun üzerinde ülke bizden SİHA alıyor.

Politik Adam: Tabi geçen Ukrayna'da devlet nişanı verildi.

Ahmet Aydın: Her yere NATO ülkeleri istiyor, AB ambargosuna rağmen istiyorlar.

Politik Adam: İsrail'in her anlarına muhtaçtık, operasyon geliyor 24 saat sonra bilgi geliyor terör örgütleri ortada olmuyordu bunu o konuda mücadele eden Paşalarımız anlattı bize yani

Ahmet Aydın: Kesinlikle öyle şimdi ne deriz kötü komşu ev sahibi yapar ya da kötü mal sahibi ev sahibi yapar şimdi Türkiye yıllar yılı ambargolara maruz kaldı ve en çok da bunun sıkıntısını 1974 Kıbrıs Harekatı’ndan sonra yaşadık, Türkiye ciddi bir ambargo uyguladı ve ondan sonra yavaş yavaş Türkiye kendi savunma sanayisini geliştirmek zorunda hissetti.

Politik Adam: Hala F16 modernizasyon konusunda ambargo yaşıyoruz.

Ahmet Aydın: Hala sıkıntı var. Paranla dahi F35 alamıyorsun ama biz şunu diyoruz önümüzdeki yıl diyoruz ki 18 Mart'ta Milli Muharip Savaş Uçağımızı hangardan çıkaracağız diyoruz.

Politik Adam: Maşallah.

Ahmet Aydın: Yani savaş gemisini yapıyor, piyade tüfeğimiz bile yoktu kendi yaptığımız piyade tüfeğimiz yoktu şimdi tankımızdan topumuza tüfeğimize kadar İHA'mız ile SİHA'mız ile

Politik Adam: Başkanım otuz saniyemiz mesajınızı manşetinizi alalım.

Ahmet Aydın: 66 tane savunma projesi vardı 2002'de şu anda 753 üzerinde savunma sanayi projesi var, 50 civarında savunma sanayisi şirketi varken bu işle ilgilenen şu anda 1500 üzerinde şirket var yüzde yirmiler seviyesinde yerlilik oranımız vardı şimdi yüzde seksenlerin üzerine çıkarttık Türkiye eğer bu kadar artı gündem belirleyen bir ülke konumuna geldiyse şimdi dışardan gündemimiz belirleniyordu eskiden Türkiye'nin gündemi dışardan belirleniyordu şimdi Türkiye dünyanın gündemini belirliyor bu noktaya geldiysek bunun takdir edilmesi lazım diye düşünüyorum.

Politik Adam: Başkanım çok teşekkür ederiz.

Ahmet Aydın: Ve 2023'ten sonra inşallah çok daha fazlası ile birlikte Türkiye yüz yılı olacak Sayın Cumhurbaşkanımız da ifade ettiği gibi.

Politik Adam: Başkanım siftahı yaptık bugün ama nice programlarda konuk etmek bizim için şeref olur çok teşekkür ediyoruz.

Ahmet Aydın: Seve seve bende çok memnun oldum.

Kaynak:gapolaygazetesi