Adıyaman Belediye Başkanı Dr. Süleyman Kılınç,Yerel basın temsilcileriyle bir araya gelerek Japonya gezisi ve çalışmaları hakkında bilgi sundu.

Başkan Kılınç, basın mensupları kahvaltılı toplantıyla bir araya geldiği toplantıda Adıyaman’da ki çalışmalar hakkında bilgiler sunduktan sonra, toplantıya katılan gazetecilerin sorularını cevaplandırdı, çeşitli konularda gazetecilerin düşüncelerini dinledi.
Adıyaman Belediye Başkanı Dr. Süleyman Kılınç, tarafından il genelinde faaliyet sürdüren yerel basın mensuplarıyla bir araya gelinerek istişare ve değerlendirme toplantısı yapıldı.
6 Şubat tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından oluşan sorunlar ve yapımı başlanacak ya da devam eden projeler için merak edilenler hakkında bir dizi açıklamalar yapan Adıyaman Belediye Başkanı Dr. Süleyman Kılınç; Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Zeki Dişkaya, GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz, Adıyaman İnternet Gazetecileri Derneği Başkanı Mehmet Cihan Akbilek, İnternet Yayıncıları ve Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Yaşar ve il yerel basın mensuplarıyla bir araya gelerek istişare ve değerlendirme toplantısı yaptı.
Adıyaman Belediye Başkanı Dr. Süleyman Kılınç: “Bu toplantının amacı her insanın eşrefi mahlukat olduğunu, insanın fikrinin düşüncesinin çok değerli olduğunun bilincinde olarak davranışlarımızı ona göre şekillendirmemiz lazım. Okuma yazması olmasa bile bir bakıyorsunuz çok güzel fikirleri olabiliyor, tam tersi bakıyorsunuz bilgili olan insandan da çok bir şey bekleyemiyorsunuz. İnsanları makamına ve mevkisine göre ekonomik durumuna göre değerlendirmemek lazım. Her insanın düşüncesi çok önemli özellikle sizin gibi bu şehir için ciddi bir şekilde beyin jimnastiği yapan insanların bu şehre dair fikirleri düşünceleri önerileri çok çok önemli. Bu tarz toplantıların çok daha sık yapılması lazım ve bu nedenle böyle daha büyük çerçeveden düşünüp planlama yapmak lazım. Tabi malumunuz 6 Şubat hakikaten dünya tarihinde dünya bilim tarihinde deprem tarihinde eşi benzeri olmayan bir afet günü oldu.


"Japonya ile temaslarda bulunduk"
"Biz geçen hafta Japonya’daydık. Hep aklımızda Kobe kalmıştı. Kobe, Japonya’da bir eyaletin küçük bir ilçesi, depremin tamamı 40 kilometre. Bizimki yaklaşık 400 kilometre ve tabi bazı veriler 6.8 diyor bazı veriler 7.3 diyor bu büyüklükte bir deprem 40 kilometrelik bir alanı kapsıyor bizimki 400 kilometre ve yüz ölçümü olarak neredeyse Japonya yüz ölçümüyle kıyaslanabilecek bir ölçüde bir afet dolayısıyla dediğim gibi neler yapabiliriz bu şehre dair düşünceleriniz önerileriniz çok çok önemli. Burada birinin çok iyi olması veya bir kurumun çok iyi olmasıyla bu memleket bu ülke ayağa kalkamaz, hep beraber herkesi çok önemsemek lazım ve bireysel menfaat peşinde olmayan insanların hakikaten ciddi bir şekilde katkısına ihtiyaç vardır.

Dediğim gibi Kobe’de yaklaşık 7 bin kişi vefat etmiş onların deneyimlerini görmek istedik. Mesela ilk 2 gün dışarıdan hiç yardım gitmemiş ve vefatların büyük bir kısmı yangın. İki hafta yangınlar sürmüş ve yer altı şebekesi tamamen bitmiş, doğalgaz patlamalarıyla beraber ciddi yangınlar oluşmuş. Bu yüzden vefatların büyük bir kısmı yangınlardan kaynaklanıyor.

Tabi onların dedikleri çok önemli biz o yüzden bilim adamlarıyla yaptığımız toplantılarla siyasilerle yaptığımız toplantılarla çok ciddi istişarelerde bulunduk. Her yörenin kendine özgü bir yapısı var, sıkıntıları var, avantajları var, dezavantajları var. Orada mesela bu planlamayı 2 yılda ancak yapabilmişler ve orada halk komiteleri oluşturulmuş sadece belediye veya diğer kuruluşlarla resmi kuruluşlarla teknik bilgi almışlar planlamayı komiteler oluşturmuş ve 2 yıl sürmüş. Yaklaşık 20 yıl süren toparlama süreci olmuş. Hakikaten deneyimleri çok önemli ama orada tsunami, sıvılaşma ve yangınların olması bizden çok daha farklı bir süreci gerektirmiş. Dolayısıyla planlamaları çok önemli ve çok iyi yapılmış. Biz tabi toplum ve kültür olarak başımıza bir şey geldiği zaman krizi yönetme konusunda iyiyiz hakikaten iyiyiz ama planlama noktasında maalesef unutuyoruz. İstanbul depreminde olduğu gibi bu depremde yine aynı bir süreç içerisinde unutacağız maalesef o yüzden günü kurtarmaktan ziyade uzun vadeli planlamalara ihtiyaç var. Bu anlamda da toplumsal güce toplumsal katkıya ve sizlerin katkısına çok ciddi ihtiyaç var. Evet Japonya’daki durum böyle dediğim gibi orada gördüklerimiz hakikaten planlama noktasında özellikle yolların genişletilmesi noktasında, yeni park alanları oluşturulması noktasında önemli şeyler yapmışlar. Bizim dikkatimizi çeken unsurlardan biri de kendi coğrafi durumlarından kaynaklanan kentsel tasarıma silüete estetiğe çok önem vermemişler, daha çok güvenliği düşünmüşler. Bakıyorsun biri 3 katlı biri 5 katlı biri 8 katlı biri 10 katlı, estetik anlamda Avrupa’ da gördüğümüz bizim önemsediğimiz estetiğe çokta önem vermemişler orada da sorduk çok önemsemediler dolayısıyla bu şehri planlarken bizde neler yapabiliriz bunun katkılarını almak istiyoruz ve sizin önerilerinizi almak istiyoruz.
"Deprem sonrası yeniden imarlaşma süreci"
"Tabi bu süreç hakikaten sıkıntılı bir süreç şu an bir taraftan malumunuz 1250 tane binamız anında yıkıldı ve 500’ e yakın acil yıkılması gereken bina vardı, bunların hepsi yıkıldı temizlendi ve 4400 tane de ağır hasarlı binamız var. Bunların 3000 küsürünün ihalesi yapıldı. Şu ana kadar 1800’e yakın bina yıkıldı, orta hasarlı 1700’e yakın binamız var dolayısıyla bunlarla ilgili de özet bir bilgi vereyim. Yıkımla ilgili valilik, il özel idare, çevre şehircilikte teknik şartnamesini hazırlayarak yerinde ayrıştırma şekli ihalesi yapılmıştı. Biz tabi bugünden itibaren sizlerin de desteğiyle dedik ki böyle bir şey olmaz çünkü daha önce İç İşleri Bakan Yardımcımız gelmişti. Onunla özellikle konuştuk kordinasyon toplantısında. Ayrıştırmanın böyle olmayacağını ve yerinde ayrıştırmanın hem asbest gaz hem toz toprak açısından yanındaki binalara zarar verme açısından kabul edilecek bir şey değil. Bundan sonra yerinde ayrıştırma yapılmayacak. Sulamadan tutunda diğer konularda hassasiyet gösterecekler. Bu ihale böyle yapıldığı için diğer firmalar hakikaten problem yaratıyor. Bizde gördüğümüz ve duyduğumuz yerde ceza yazıyoruz. Hala birtakım problemler var dün tekrar konuştuk mümkün mertebe buna taviz vermiyoruz. Valiyle de konuştum yıkımı biraz durduralım ve moloz olan yerleri ortalığı biraz toparlayalım, tamam dedi inşallah gereği yapılır çünkü yıkılan yerdeki moloz bırakılan bir sürü alan var çoktan beri bunları toparlayın diyoruz ama muhtemelen firmaların güçleri yetmiyor. Devletin bakışı da şu bir an önce burayı toparlamamız lazım, iki ay içerisinde toparlayıp kaldıralım.
"Orta hasarlı binalar için son durum"
    Orta hasarlı 1700 binamız var. Orta hasarları güçlendirebilmek için hak sahiplerinin %80 inin onayı alınması lazım. İmar planına uygun olması lazım. 2021 Elazığ depreminde ek madde konulmuş daha önceki imar planına uygun olanlarına izin verilebilir diyor biz o madde üstünde duruyoruz. İmar planına uygun değilse elimizden geldiğince onlara izin vermeme konusunda dirayetli olacağız ve performans analizi yapılması lazım. Karot alımından tutun da röntgenden, zemin etüdünden hepsinin uygun bir şekilde projeye uygun olması lazım. Bu raddede güçlendirmek biraz sıkıntılı olacak. Elazığ depreminde de aynı sıkıntılar yaşanmıştı. Orta hasarlı binalarda vatandaş % 50+ 1 oranında yerinde dönüşüm istiyorum derse bu hakta onlara verilecek. Biz bir taraftan bu işlerle uğraşırken diğer taraftan yatırımlarımız devam ediyor. Vatandaşlarımızın her türlü sıkıntısını gidermek için elimizden gelenin fazlasını yapacağız.
"Kentsel dönüşüm projemiz"
“Özellikle kentsel dönüşümle ilgili görüşlerinizi de almak istiyoruz. Bakan bu konuya sıcak baktı, düşüncemiz 60 hektarlık bir alanda Mara Mahallesi’nden kentsel dönüşüme başlayalım. Çünkü yaklaşık hepsi ya yıkılmış ya ağır hasarlı yıkılacak durumda. Burayı kentsel dönüşüm yapmayı istememizin başlıca sebepleri var özellikle şehrin göbeği ve ilk yerleşim yeri. Burada  iki üç katlı binalar, butik oteller ve çarşı yapmayı planlıyoruz. Burayı; peyzajı, mimarisi ve estetiğiyle beraber Bakanlık ve Belediye iş birliğinde proje hedefliyoruz. 
Diğer yapılar için de zemin+ 4’ ten taviz verilmeyecek.  Hak sahipliği konusunda hak transferi için İndere Bölgesi’nden hak verilecek veya arsasına uygun para verilecek yada kura çekilmesi gibi bir çeşit formüllerle süreç devam edecek. İndere Bölgesi’nde 17 bine yakın kalıcı konut şu an yapılıyor. Örenli Mahallesi’nde ise 3 bine yakın konut yapılıyor. Toplam 20 bin’ e yakın yapılacak konutun bir kısmı yıl sonuna kadar verilecek. Yerinde dönüşüm bu talebi biraz azaltacak diye düşünüyorum.
"Deprem Müzesi ve Kültür Merkezi projemiz"
Deprem müzesi noktasında eski Belediye binamızın yerinde kütüphane ile birlikte müze yapmayı düşünüyoruz. Hafıza-i beşeriz çabuk unutuyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin bunu unutmaması lazım, Kültür Bakanlığı ile konuştuk onlarda onay verdiler ve çocuklar için bir kütüphane ve müze şeklinde planlama yapmayı düşünüyoruz. Bu konuya itiraz edenler de var tabi bizim için her kesimin düşünceleri önemli.
İki tane sosyal gelişim merkezi düşünüyoruz. Bir tanesi Altınşehir Mahallesinde diğeri ise  Mimar Sinan Parkı’nın içerisindeki nikah salonunun yerine oraya Kültür Merkezi inşa ederek etüt, kütüphane çok amaçlı salon ve içerisinde kafesi olan bir yer düşünüyoruz. İlimizi sosyal donatıların oluşacağı bir yere dönüştürmeyi hedeflemekteyiz. Adıyaman’ın ciddi bir kültür merkezine ihtiyacı var ve depremden sonra maliyet olarak bizi aştığı için Kültür Bakanlığı’na projemizi devir aşamasındayız. Modüler bir platform kurmayı düşündüğümüz kültür merkezimizde; konferans salonu, tiyatro salonu, müzik salonu vb. gibi faaliyetlerin yapılabileceği alana sahip yaklaşık 600-700 kişi kapasiteli yer planlamaktayız. Diğer yatırımlarımız da devam ediyor. ” şeklinde sözlerini ifade etti. 
    Başkan Kılınç: “ Her birinizin düşüncesi bizler için çok kıymetli, istişare ve değerlendirme toplantısına katıldığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum.” diyerek sözlerini bitirdi.  

Ömer Bolat Güngören'de Adaylarına Destek İstedi Ömer Bolat Güngören'de Adaylarına Destek İstedi

Kaynak : PHA

Editör: Zeynel abidin Kıymaz