Öne Çıkanlar Milletvekili Aydın: Tütün tarımsal destekler kapsamına alınmıştır TURİD (turizm işbirliği derneği) KURULDU Erdemoğlu ailesi eğitime desteğe devam ediyor malatya anadolu basın birliği sendıka Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi gıda desteğini sürdürüyor

Adıyaman Barosu Kadın Hakları Komisyonu kadın cinayetlerini kınadı

Kadın Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Av.Gülsen Taner, burada yaptığı açıklamasında, "Aynı gün içerisinde işlenen üç kadın cinayeti; kadına yönelik şiddetin son dönemlerde ne denli arttığını ve ulaştığı vahim boyutu gözler önüne sermektedir."dedi.

Taner, kadına yönelik şiddetle topyekün bir mücadele edilmesi gerekirken kadını annelikten yahut ailenin bir parçası olmaktan öte görmeyen bir anlayışla da aynı anda mücadele etmek gerektiğine dikkat çekti.

29 Aralık tarihinde ülke gündeminde yer alan  Aylin Sözer, Selda Taş, Vesile Dönmez kadın cinayetlerine dair bu açıklamayı yapmak zorunluluğunu duyduklarını ifade eden Taner, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Aynı gün içerisinde işlenen üç kadın cinayeti; kadına yönelik şiddetin son dönemlerde ne denli arttığını ve ulaştığı vahim boyutu gözler önüne sermektedir. Sistematik bir biçimde artarak devam eden kadına yönelik şiddet, toplumsal düzeyde yayılan eril söylemin ve cezasızlık politikasının bir sonucudur.

Kadına yönelik şiddetle topyekûn bir mücadele edilmesi gerekirken kadını annelikten yahut ailenin bir parçası olmaktan öte görmeyen bir anlayışla da aynı anda mücadele etmek gerekmektedir. Bugün hala tartışmaya açık vaziyette olan İstanbul Sözleşmesi’nin getirdiği yükümlülükler imzacı her devleti bağlamaktadır. İmzacı devletler yalnızca şiddet mağdurunu korumakla değil, aynı zamanda şiddetin temel kaynağı olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmak ve şiddet tehlikelerini bertaraf etmekle de aynı oranda yükümlüdür. Bu nedenle yaşanan her şiddet eylemi sonrası yalnızca en ağır cezalandırmayı- talep etmek şiddetle mücadele etmek anlamına gelmemektedir. Bu husus kadına yönelik şiddetin temel nedenlerine dair asıl unsurları görmezden gelmek, gerçek anlamda bir mücadeleyi göz ardı etmekte ve şiddeti ört pas etmekten başka bir neticeye varamayacaktır. Bu nedenle imzacı her devlet gibi bizim ülkemizde de toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermeye değil derinleştirmeye dair söylem ve eylemler, eril politikalar, kadını ev içine hapsetmeye yönelik bütün yaklaşımlar bütünüyle terk edilmelidir.

Selda Taş, Vesile Dönmez ve Aylin Sözer’in erkek şiddeti sonucu hayattan koparılmaları karşısında şiddetle mücadeleye dair bütün yükümlülüklerini devlete ve devletin tüm kurumlarına hatırlatmayı görev bilerek, şiddetle mücadelenin etkin bir biçimde yürütülmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirilmesi değil ortadan kaldırılmasına yönelik söylem ve politikaların geliştirilmesi, bireysel silahlanmanın önüne geçilebilmesi için tüm tedbirlerin ivedilikle alınması  gerekliliğini tekraren beyan ederiz."


Kaynak:PHA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
“”