"Azmini ve cesaretini heybesine alıp yürüyen, yürürken büyüyen ve büyürken yüreğindeki amatör ruhuna daha sıkı sarılan insanların yeri bende bir başka değerlidir..."

Geçtiğimiz yıl Trabzonspor’un Kurban Bayramı programına katılmıştım. 

Tesiste gerçekleşen bayramlaşma, tabiri caizse iğne atsam yere düşmez dedirtti bana. Diyarbakır’dan esen bereketli rüzgarlar beni Karadeniz’e kadar üflemişti ve ben de balıklama dalmıştım Trabzonspor’un etkinliğine. Dolu dolu ve şehir için çok değerli bir gündü.

Bu bayramlaşma programından birkaç ay sonra Trabzonspor Kulüp Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nu yeniden ziyaret etmek kısmet oldu. İyi ki de oldu! Sorunlara ve çözümlere dair önemli başlıkları konuştuk.
“Dilindeki kelimeleri yüreğindeki naiflik dolu haznesinde kutsadıktan sonra dışa aktaran insanların” sohbetine hiç eşlik ettiniz mi? Ben o gün bir kez daha eşlik etme fırsatı buldum Başkan Ağaoğlu sayesinde...
Trabzonspor’un zorlu süreçlerden geçtiğini ve toparlanmaya çalıştığını bilmeyen yok. Maddi manevi sıkıntıları çözme konusunda ısrarla ve sabırla ilerleyen Başkan Ağaoğlu işinin zor olduğunu bizim gibi bilmekle birlikte zorlukları aşacak sabrının da farkında.

Trabzonspor’un yaşadığı zorlukları konuşurken “Anadolu takımlarının, gençlerinin, taraftarlarının idolüsünüz ve çok seviliyorsunuz Başkanım. Trabzonspor ve tabi ki siz hepimize lazımsınız” diyerek konuyu yıllardır deli danalar misali bu uğurda çaba gösterdiğim altyapıya bağlamaya hazırlanıyordum ki Başkan Ağaoğlu benden önce davrandı. Ve şu cümleleri inci misali dizmeye başladı önüme. Karadeniz’in tez canlı cümleleri karşısında sustum çünkü Başkan konuştukça içimdeki gençlere dair kara bulutlar dağılıyordu...
“Takım yöneticisi olmak sadece mevcudu yönetmek değil! O mevcudu besleyen köklerden ve yeni filizlerden de sorumlu olmaktır. Kulüpler için altyapı çok önemli! Sadece kendi takımında oynatacağın futbolcuyu değil diğer kulüplerde oynaması için de gençleri yetiştirmek gerekiyor. Kulüpler okul olmalı ve olmak zorunda! Spor camiasının topluma, gençlere, çocuklara karşı sorumlulukları var. Ülkemizin gençliğini terör, uyuşturucu ve suç unsurlarından korumanın en etkili yolu onları sportif çalışmalara kanalize etmek. Trabzonspor olarak bu konuda kararlıyız ve elimizden geldiğince çocuklarımızın motivasyonunu destekleyeceğiz. Kulüplerin altyapısı ana su tankını besleyen yedek depo gibidir. Yedek depoya da ana depoya yaptığımız yatırımı yapmazsak, aynı özeni göstermezsek ana depoda su bitince vay halimize! Bir bakarız ya yedek depo boş ya da özen göstermediğimiz için ana depoya çamurlu su gelir. Gençlerimiz için, kulüplerimiz için, yerli futbolcu için ve tabi ki ülkemiz için altyapı şart...

Laf aramızda biz böyle kulüp yöneticilerine hiç alışkın değiliz! Görüşme sonrasında stada doğru yol aldık. O gün Trabzonspor yenildi ve çok enteresan bir manzara daha karşıma çıktı! Maçı kaybeden Trabzonspor’un Başkanı tüm üzüntüsüne rağmen sükunetini, güler yüzünü kaybetmeden misafirleri ile ilgilendi. Ve Trabzonspor taraftarı da çok olgun bir şekilde yenilgi sonrasında takımına desteğini sürdürdü...

Ki bu manzarayı Galatasaray maçı sonrasında da görmüştük. Trabzonspor’un ne Başkanı ne taraftarı ne oyuncusu ne de teknik direktörü yapılan haksızlıklar karşısında duruşlarını kaybetmemişti.