Büyüdükçe, yaş aldıkça soruyorum kendime: “Ben kimim, bu muyum?” Her şeye, herkese sabırla eğilip; kimini sessizce yolcu ediyorum, kimini yanımda taşıyorum.

YOLCULUK

Büyüdükçe, yaş aldıkça soruyorum kendime:
“Ben kimim, bu muyum?”

Her şeye, herkese sabırla eğilip;
kimini sessizce yolcu ediyorum,
kimini yanımda taşıyorum.
Hayat bir trafik sanki;
birine yol veriyor,
birine geçit kapatıyorum.
Canım isterse mola veriyorum,
istersem rotamı değiştiriyorum.

Adına yorgunluk mu dersiniz,
seçicilik mi, farkındalık mı bilmem;
ben buna yalnızca “arınmak” diyorum.

Beni yoranı, taşıyamayanı
bir an bile tereddüt etmeden bırakıyorum.
Sevgiyle bakan gözleri,
samimi yürekleri,
enerjisi ışık saçan insanları alıyorum yanıma.

Ve bu yolun kenarlarında
dalları gökyüzüne uzanan sevgi ağaçları var.
Aralarında pınarlar akıyor,
mola verip o berrak sularla içimi arındırıyorum.
Dinleyen, anlayan, sessizce eşlik eden
yol arkadaşlarımla ruhum ferahlıyor.

Biliyorum; yanlışların, ihmallerin,
dengesiz yaşamanın bedelini ödüyorum.
Ama reçetesi “güzellik diyeti” olan bu yolculuk,
samimiyetin izinden sevgiye çıkan bu rota
bir gün mutlaka huzurla son bulacak.

Kısa ya da uzun,
her yolculuk bir manzaraya bakmaktır aslında.
O manzarayı gözden kaçırmadan yürüyelim.

Hepimize açık yollar,
huzurlu yolculuklar…

Kıymet Şahin
31 Ağustos 2024