Kurtuluş Savaşı’nı verdik, Cumhuriyet’i kurduk, imparatorluktan ulus-devlete geçişin sancılarını yaşadık. Tek partili dönemden çok partili hayata geçtik.
Bir toplumun bugünkü siyasal davranışlarını anlayabilmek için yalnızca bugünkü iktidara, muhalefete veya ekonomik şartlara bakmak çoğu zaman yeterli değildir.
İlkesizliğin ve erdemsizliğin tahkim ettiği yanaşma düzeni, vasatlığın neredeyse bir meziyet gibi ödüllendirildiği bir düzlem yaratır.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Bülent Kuşoğlu ziyaretime geldi. Sohbetimizin önemli bir bölümünü, daha önce yazdığımız “Düşünmeyi Öğrenmek” yazı dizisi oluşturdu.
YENİ PARTİ Gerçekten Yeni Ne Söyleyecek? Türkiye'de yeni bir partinin kurulması tek başına siyasal hayat açısından olağanüstü bir gelişme değildir.
Tarih boyunca iktidarlar, güçlerini sadece zor araçlarıyla değil, aynı zamanda meşruiyet üreten büyük anlatılar üzerinden de tahkim etmişlerdir.
Bir sabah uyanırsınız; kimse "özgürlükler kaldırıldı", "hukuk rafa kaldırıldı" demez. Kanunlar yerli yerindedir. Mahkemeler çalışmaktadır. Seçimler yapılmaktadır.
Devletin ve iktidarın resmî değerlendirmesine göre, kamu kurumlarına yıllar içinde sızmış örgütlü bir yapı anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmişti.
İnsanlık, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok bilgiye ulaşabiliyor; algı operasyonları konusunda da aynı başarıyı gösteremiyor.
Bir futbol maçını sadece hakemin düdüğüne bakarak anlayamazsınız. Hakemin kararları önemlidir ama sonucu yalnızca hakem belirlemez.
Karadeniz, Doğu Akdeniz, Kafkasya, Orta Doğu, enerji koridorları, Türk Dünyası, Afrika'ya uzanan deniz yolları ve Avrupa'nın güvenlik mimarisi aynı anda Türkiye'nin çevresinde kesişmektedir.
İnsanlık, ateşi keşfederek doğaya, tekerleği icat ederek mesafelere, teknolojiyi geliştirerek zamana hükmetmeye çalıştı. Fakat insanın aşması gereken en büyük mesafe, kendi zihninin sınırlarıdır.
Bu bağlantı sizi https://www.gapolaygazetesi.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.