Gülmek, çoğu zaman hafife aldığımız ama içinde koca bir hikâye taşıyan bir eylemdir. Neşenin dışavurumu olduğu kadar, acının, kırgınlığın ve hayal kırıklıklarının da üzerini örten ince bir perde gibidir
GÜLMEK:
DİRENCİN VE UMUDUN
SESSİZ ÇIĞLIĞI!
"Cesaret ister soğuk alıp,sıcak gülümsemek"
FURUĞ FERRUHZAD
Gülmek, çoğu zaman hafife aldığımız ama içinde koca bir hikâye taşıyan bir eylemdir. Neşenin dışavurumu olduğu kadar, acının, kırgınlığın ve hayal kırıklıklarının da üzerini örten ince bir perde gibidir. Kimi zaman gülmek, insanın içindeki yangına su serpmez, tam aksine, onu tutuşturan bir meydan okuma olur.
Her şeye rağmen gülebilmek… İşte asıl mesele bu. Hayatın sunduğu nice zorluğa, hayal kırıklığına ve kayıplara rağmen gülümseyebilmek, yüreğin en derin yerinde saklı duran umudu hatırlamaktır. Çünkü bazı gülüşler, bir zaferin sessiz çığlığıdır; "yenilmedim" demenin en zarif hâlidir.

Elbette her kahkaha, mutlu bir kalpten yükselmez. Bazı gülüşler, gözyaşlarını saklamak için atılmış bir maskedir. Ama işte bu bile bir direniştir. Çünkü insan güldüğü sürece içindeki ışığı kaybetmemiş demektir. Gülmek, hayata karşı duyulan bir inancın, yıkılmayan bir umudun ve içindeki çocuğa sahip çıkmanın en güzel hâlidir.
O yüzden, ne olursa olsun gülmekten vazgeçme. Çünkü gülmek, bazen bir iyileşme, bazen bir meydan okuma, bazen de hayata tutunmanın en güzel şeklidir.
KIYMET ŞAHİN/2025