Mevsimler ve aylar… Ruhumuzun döngüsü, içimizin aynası gibi bana göre. Zaman, kat kat bir pasta; Her diliminden mana sızar, Her kırıntısında başka bir hatıra.
Gülmek, çoğu zaman hafife aldığımız ama içinde koca bir hikâye taşıyan bir eylemdir. Neşenin dışavurumu olduğu kadar, acının, kırgınlığın ve hayal kırıklıklarının da üzerini örten ince bir perde gibid...
Yaş almış kadınlar, hayatın enstitüsünden geçmiş, özgüveni tavan yapmış, kadınlığını keşfetmiş, içindeki bilgeyi ortaya çıkarmış kişilerdir
Takvimler, duygulara sınır çizmek için icat edilmiş gibi geliyor bana. Mutluluğun günü, anneliğin günü, babalığın günü, aşkın günü… Sanki diğer günlerde duygular izne çıkıyor, sevgi mesai dışına...
Bir zamanlar anlamaya çalışıyordum. Sonra anladım: Anlamak da bir perdeymiş. Artık düğümleri çözmüyorum. Kesiyorum. Çünkü bazı düğümler kader, bazıları egonun el işi.
Yazar Kıymet şahin okurları için DEPREM şiiri yazdı. Depremde hayatını kaybedenlere rahmet diledi.
Değer, kelimelerin kadifesine sarılıp sunulan bir armağan değildir. O, insanın insana gösterdiği özenin sessiz mimarisidir.
Dünyanın bütün kelimelerini bir araya getirmek yine de anlatamaz bu eşsiz duyguyu. Dilim döndüğünce, kalemim yazdıkça hep anlatacağım; sevmekten asla bıkmayacağım…
Ben onlara köprü olurum, Hera’nın sabrı kadar derin, Zeus’un fırtınadan sonra bıraktığı Aydınlık gibi. Gelsin yolculuğumun mısraları.
Bugün bir okul arkadaşımla konuşurken bizim yörelerin dedikodusunu yaptık. Ben o kadar alışmışım ki onlara; bazen “Aaa, bunlar niye karışmıyor ki?” diyorum.
“Seviyor, sevmiyor...” Hepimizin geçmişinde bir papatya falının izleri vardır. Seviyorsa, içimizde coşkunun kanatlandığı o an, sanki aşk birden gerçeğe dönüşür.
Adapazarı, sıcacık anılarla dolu şehir. Ara sokaklarında dolaşırken eski komşulukları, çay saatlerindeki sohbetleri ve samimiyeti hep özlerim
Bu bağlantı sizi https://www.gapolaygazetesi.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.