Ben onlara köprü olurum, Hera’nın sabrı kadar derin, Zeus’un fırtınadan sonra bıraktığı Aydınlık gibi. Gelsin yolculuğumun mısraları.
Bugün bir okul arkadaşımla konuşurken bizim yörelerin dedikodusunu yaptık. Ben o kadar alışmışım ki onlara; bazen “Aaa, bunlar niye karışmıyor ki?” diyorum.
“Seviyor, sevmiyor...” Hepimizin geçmişinde bir papatya falının izleri vardır. Seviyorsa, içimizde coşkunun kanatlandığı o an, sanki aşk birden gerçeğe dönüşür.
Adapazarı, sıcacık anılarla dolu şehir. Ara sokaklarında dolaşırken eski komşulukları, çay saatlerindeki sohbetleri ve samimiyeti hep özlerim
İYİ PAZARLAR! HER YERDE KÖYSÜZ "KÖY KAHVALTILARI"! Köylü ile kentli arasındaki farklar derindir. Köylünün yaşantısını toprak ve arazi belirlerken,
Bazen geri dönüşü olmayan bir yolculuk başlar. Omzunuza bir martı konar, o kanat çırptığında göğsünüzdeki bütün kuşlar uçuşur, son yolculuklarına uğurlar.
Azı çoğu yoktur ya vardır ya yoktur sevgi? Türleri türevleri vardır yolunuz her kapınız sevgiye çıksın katıksız, katkısız yüreklice dupduru rengi mavi çok yakışır
Burada benim kurallarım, kendi ektiğim çiçekler, en sevdiğim canlılar, sevdiklerim var… Ama lal olmuş diller, söylevler yok!
Bugün de güvene çarptı kalbim; gönül sazımın tellerine bu güzel duygu vurdu. Huzur kapladı içimi, güvendiğim sevdiklerimi düşünüp kutsadım onları.
Anıl’ım, Sen doğduğun gün, yeryüzü bir an sustu sanki… Güneş, utana utana gülümsedi; Rüzgâr, saçlarının kokusunu taşıdı sabahlara. Bir kız çocuğu geldi dünyaya o gün,
En kötü günümde bile rengârenk oldum. Konuşmayı, altta kalmamayı marifet sandığım yılları geride bıraktım. Artık sessizim; kimseyle uğraşmıyorum, cevap vermiyorum.
Yapmam dediğim şeyleri belki de yapacağım. Bazen güzel rastlantılar karar veriyor ya da zamanı geliyor; birini ya da bir canlıyı sevmenin ne kadar derin olduğunu
Bu bağlantı sizi https://www.gapolaygazetesi.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.