Koçali Barajı; Adıyaman'a saniyede 1000 litre içme suyu sağlayacak, 18 bin 777 hektar araziyi modern sulama imkânına kavuşturacak ve yıllık ortalama 100 GWh elektrik
Sahi, Koçali Barajı ne durumda?
Merakımdan soruyorum.
Koçali Barajı; Adıyaman'a saniyede 1000 litre içme suyu sağlayacak, 18 bin 777 hektar araziyi modern sulama imkânına kavuşturacak ve yıllık ortalama 100 GWh elektrik üretecek bir proje.
Yani Adıyaman için hayati öneme sahip bir baraj.
Üstelik siyasetin de bürokrasinin de en prestijli projelerinden biri. Aslında bunu sürekli yazıp çizmemize bile gerek olmamalı. Siyaset de bürokrasi de diğer bütün işlerini bir kenara bırakıp bu projeye odaklanmalı.
Barajın Adıyaman için ne ifade ettiğini, rakamlarına baktığınızda zaten anlıyorsunuz.
Mezralarıyla birlikte yaklaşık on köyün arazisini sulayabilecek büyüklükte bir kapasiteden söz ediyoruz. Bugün Adıyaman'ın günlük su ihtiyacının yaklaşık 80-100 bin metreküp seviyelerinde olduğu düşünüldüğünde, Koçali'nin sağlayacağı içme suyunun önemi daha net ortaya çıkıyor.
Başka bir ifadeyle, Adıyaman'ın bugün ihtiyaç duyduğu miktarda suyu tek başına karşılayabilecek bir projeden bahsediyoruz. Bu da nüfus artışı ve tüketim alışkanlıklarına bağlı olmakla birlikte, önümüzdeki en az yirmi yılın su güvenliği açısından büyük bir kazanım demektir.
Enerji üretimini ise ayrıca anlatmaya gerek bile yok.
Tarımsal sulamanın Adıyaman ekonomisine sağlayacağı katkıyı da uzun uzun izah etmeye ihtiyaç yok. Ancak şu kadarını söylemek yeterli olacaktır: Eğer yıllardır turizm ve sanayi için verilen mücadelenin bir kısmını baraj ve sulama projelerine verebilseydik, bugün konuştuğumuz birçok sorunu konuşmuyor olabilirdik.
Turizmde hâlâ büyük ölçüde 1970'li yılların rakamları etrafında dönüp duruyoruz. Yol ve konaklama imkânlarının son derece sınırlı olduğu dönemlerle aramızda beklenen farkı oluşturabilmiş değiliz.
Sanayi tesisleri bakımından ise birçok ilçenin dahi gerisinde kaldığımız alanlar var. Elbette bugünün Adıyaman'ını 1970'lerin Adıyaman'ı ile kıyaslamak sağlıklı değil. Çünkü ne Türkiye o günkü Türkiye ne de Adıyaman o günkü Adıyaman. Millî gelirden enerji üretimine, eğitimden ulaşıma, iletişimden teknolojiye kadar hiçbir alan eski şartlarla karşılaştırılamaz.
Öte yandan Atatürk Baraj Gölü ve irili ufaklı diğer barajların etkisiyle artan sulama faaliyetleri bölgedeki nispi nemi yükseltti. Bunun sonucunda bitki desenimiz de değişti. Zeytin ve badem üretimi artarken üzüm, kavun ve karpuz gibi geleneksel ürünlerde gerileme yaşandı. Eski seviyeleri yeniden yakalamak mümkün; ancak bunun için ciddi ve planlı çalışmalar gerekiyor.
Adıyaman'ın; kimin milletvekili, kimin belediye başkanı, kimin hangi makamın sahibi olacağı tartışmalarından çok daha önemli meseleleri var. Elbette bunlar da önemlidir, ancak öncelik değildir.
Eğitimi ve ekonomiyi düzeltebilirsek, diğer alanlardaki kalite ve seviye de kendiliğinden yükselecektir. Eğitim ve ekonomi yerinde sayarken başka alanlarda kalıcı bir iyileşme beklemek ise hayalcilikten öteye gitmez. Gerçi bundan memnun olanlar da vardır ama o da başka bir yazının konusu.
Dönelim tekrar Koçali'ye.
Koçali Barajı, Adıyaman için bir tercih değil, zorunluluktur.
Bunun yanında Gömükan Barajı ile Kahta-Savat Birimse Çayı üzerindeki projeler de aynı derecede önem taşımaktadır.
İçeriksiz ve faydasız tartışmalarla siyasi ve kültürel enerjimizi düşük frekanslı polemiklerde tüketmenin kimseye faydası yok.