Ustanın bir bakışı, bir sözü bile bir şey öğretirdi insana. Usta sadece yaptığı işi öğretmezdi; sabretmeyi, emek vermeyi, insan ilişkilerini, sorumluluk almayı da öğretirdi.
Bir zamanlar Adıyaman’ın tütünü vardı. Tütün, bu şehrin toprağından çıkan bir ürün olmanın çok ötesindeydi. Köylünün geçimiydi, işçinin ekmeğiydi, esnafın alışverişiydi,
“bu otobüs biletleri neden Adıyaman’a gelince bu kadar pahalı oluyor?” d Açıkçası bu soru benim de dikkatimi çekti.
Bu şekilde elle yazılarak verilen cevapların puanlaması garantimidir araştırma yazımda yazmaya çalıştım. Konu önemli konuşulması gereken bir konu.
Asıl depremi eğitimde yaşıyoruz!!!
Dünya hızla değişiyor. Dengeler kayıyor, ittifaklar yeniden şekilleniyor, güç kavramı artık sadece ekonomik değil; teknolojik ve askeri derinlikle de ölçülüyor.
Biz çocukken öğretmen sınıfa girdiğinde ayağa kalkmak bir kuraldan öte bir terbiyeydi. “Hocam” kelimesi ağızdan çıkarken bile içinde bir hürmet taşırdı.
Adıyaman 617 bin nüfusuyla büyüyen ve her geçen gün daha güçlü yürüyen bir şehir. Bu yürüyüşün en önemli ayaklarından biri ise hiç şüphesiz sağlık
En temel ihtiyacı güven duygusudur; bu da ancak adaletle sağlanır. Ancak bugün geldiğimiz noktada, birçok suçta verilen cezaların caydırıcılığı tartışılır halde
TOKİ fırsat evlerinin bir kısmı dağıtıldı. Depremden önce bu uygulamaya başvuranlara evleri teslim edildi bir kısmı peşin ve bir kısmı taksit ile evler teslim edildi
Devletimizin açıkladığı Kırsalda Bereket Küçükbaş’a Destek Projesi, sadece bir teşvik paketi değil; Türkiye’nin üretim vizyonunu güçlendiren stratejik bir kalkınma adımıdır.
Duyumlara göre bazı Stk başkanları seçim vaatlerini “zam yapmayacağız” üzerinden değil, adeta “zam yapacağız” zemini üzerinden şekillendiriyor.
Bu bağlantı sizi https://www.gapolaygazetesi.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.