ADIYAMAN’da konteyner kentlerin boşaltılması süreci, depremzedelerin kalıcı konutlara geçişini hızlandırmak amacıyla yürütülüyor.
KONTEYNERLERİN BOŞALTILMASI..
Konteynerlerin boşaltıma kararı ciddi bir sorun olarak gündemde..
ADIYAMAN’da konteyner kentlerin boşaltılması süreci, depremzedelerin kalıcı konutlara geçişini hızlandırmak amacıyla yürütülüyor.
Yetkililer, hala yaklaşık 20 bin kişinin yaşadığı bu konteyner kentlerin en geç 30 Haziran 2026 tarihine kadar boşaltılmasını hedefliyor. Vatandaşlara bu konuda resmi tebligatlar da ulaştırılmış durumda.
Konteynerlerde kalan vatandaşların durumu ;
Kimisi sağlam evini kiraya verip konteynerde kalıyor.(İddia)
Kimisi de ya kiracı olduğu için, ya da tapusu olmadığı için “hak sahipliği” hakkını da kalıcı konut hakkını da alamıyor. Esas mağdur olanlar da bunlar..

Bu nedenle ;
Konteynırda kalanların mülkiyet ve gelir durumu, mahalle muhtarları ve sosyal hizmet uzmanları tarafından "yerinde" kontrol edilmeli ve
ihtiyacı olan ile olmayan tespit edilmelidir.
Tahliye sürecinde "toptancı" bir yaklaşım yanlıştır. Mutlaka "ihtiyaç odaklı" bir yöntem benimsenmelidir. Evi olanlar veya durumu iyi olanlar öncelikle tahliye etmelidir. Gerçekten çaresiz olan vatandaşlarımıza ise kalıcı bir çözüm bulunmalıdır.
Yani açıkçası “ihtiyaç sahibi olanlar" ile "sistemi suistimal edenler" ciddi anlamda dikkate alınmalıdır.
Tahliye kararıyla birlikte, gidecek yeri olmayan binlerce kiracı için yeni bir "barınma krizi" riski gündeme gelmektedir.
Yüksek kiralar ve ekonomik zorluklar nedeniyle bu vatandaşlar da mağdur olacaktır.
ÇÖZÜM;
İNDERE konutlarının hemen hemen tamamı bitmiş ve kullanıma hazır. Bu bölgede 17.000 bağımsız bölüm var.
Bu 17.000 konutun çok çok büyük bölümü hala boş.
Bu boş daireler, kiracı veya diğer “Hak sahipliği” alamamış çaresiz vatandaşlara tahsis edilebilir. İleriki zamanlarda da bu vatandaşlara satılabilir.
Mithat SOLGUN