Hitler, sadece Yahudi karşıtı imha uygulamalarıyla bilinir. Halbuki milyonlarca Yahudi’yi öldüren Hitler’in imhaya yönelik aldığı bir karar daha vardı. ‘Üstün Alman Irkının’ hayaliyle yaşayan Hitler’e göre yaşlı, hasta ve engelliler büyük köstekti ve imha edilmeliydiler! Ki bunu yaptı da!

‘İstenmeyenleri’ kısırlaştırma ve öldürme kararını yıllarca uygulayan Naziler kendi ırkından olan yüzlerce insanı da katletti!
Şimdi gelelim Hitler üzerinden ‘bizim koronavirüs’e’... Bizim diyorum çünkü bu yüzyılla birlikte savaşlar ‘virüsler’ üzerinden olacak!
Bir anda belirdi. Aksiyon filmi sahnelerini aratmayan görüntüler ile sosyal medyadan dünyaya ulaştı ve herkese dehşet saçtı. Dünyanın tanıdığı devlet, sanat, siyaset, spor kademesinden ünlü isimler birer birer tebessüm ederek ‘biz de virüs kaptık’ demeye başladı. Bu açıklamalara şahit olan insanlar ‘vay anasını devletlerin en üst kademesine bile ulaşan bu virüs beni siler süpürür’ diyerek panikledi! Sokağa çıkma yasakları, olağanüstü durum ilanları, sınırların kapatılması, ticaretin durması, askeri sokağa çıkarma düşünceleri, evlere yapılan stoklar, çıldıran fiyatlar, iftiracılar, paranoyaklar, kapıya dayanan hırsızlar ve dolandırıcılar...
Dünyada istenen korku ve panik havası yakalansa da ilk şoku atlatıp ‘hey bir dakika paniğe gerek yok sadece aklımızı başımıza alalım, hijyen kurallarını uygulayalım ve Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği talimatlara uyalım’ demeye başladık...
Koronavirüsün hedef kitlesi yaşlılar ve hastalardı. Tıpkı Hitler gibi koronavirüs de ‘zayıf halkaları’ gözüne kestirmişti! Yaşlılar ve hastalar üzerine güdümlenen virüs binlerce kişinin ölümüne sebep oldu! Ki daha da olacak çünkü ‘yeni dünya düzeni’ bunu gerektiriyor! Şu an pek çok ülkeyi ayakta tutan değerlerin temsilcisi ve gönüllüsü olan yaşlılar insanoğlunun son maneviyat neferleri. Olumsuz değişimlere direnip yeni nesillere eskinin güzelliklerini aktararak ayakta kalmalarını sağlayan yaşlılar... Yaşlılar olmazsa gençlerin dönüşüm ve değişimi daha hızlı ve kolay olacak çünkü aile bağlarından bihaber bir hal alan dünyanın daha fazla bireyselleşmeye ihtiyacı var. Bununla birlikte hasta ve yaşlı bakımına ayrılan bütçe her geçen yıl artarak ülkelerin belini büküyor. Evet yazdıklarım çok acı biliyorum fakat dünyayı hakimiyeti altına alan güçlerin ne kadar acımasız olduğunu her yeni günle birlikte daha iyi anlıyoruz! Zaten onlar da acımasız olduklarını gizleme gereği bile duymuyor artık! Dünya güçleri büyümek, kendi üstün ırklarını yaratmak ve robotlaştırdığı modern kölelerini kontrol altına almak amacıyla ‘istenmeyenlerden kurtulacak’!
Velhasıl-ı kelam bizleri çok da iyi bir dünya beklemiyor biline. 2020’yi sağ bitirenlere gazi unvanı verilsin diyeceğim de sonrasını okuduğum zaman zorlu birkaç yılın daha dünyayı beklediğini görünce vazgeçiyorum. Ruhunuzu önemseyin ve hırslarınızdan biraz arınıp sizi mutlu edecek yüreklere sık sık dokunup enerji dopingi yapın. Çünkü elde bize kalan tek mutluluk bu. Şimdi bakalım mı koronavirüs sonrası ‘yeni dünya düzeni’ nasıl olacak?
Dünya ekonomisi zayıflayacak... İnsanoğlunun sabrı sınanacak... Ülkeler içine dönüp birbirini tanıyacak… Burnundan kıl aldırtmayıp mütevaziliğini kaybedenlerin burnu iyice sürtecek... Uzun zamandır miyadını dolduran kapitalizm yeni bir boyuta taşınacak... Dünya ‘yeni model köle sistemine’ merhaba diyecek...