Takvimler yaprak yaprak düşerken; gönülleri huzurla dolduran, küskünleri barıştıran, uzakları yakın eden bayrama bir kez daha yaklaşmanın heyecanını yaşıyoruz
Bir tarafta servetine servet katanlar, lüksün ve israfın sınırlarını zorlayanlar; diğer tarafta ise her geçen gün biraz daha borca batan, hayatta kalma mücadelesi veren.
Güneşin en cömert ışıklarıyla yoğrulan, Mezopotamya’nın bereketli topraklarında yükselen kadim bir şehirdir Viranşehir
Hepimizin yüreğini ağzına getiren üzücü hadiselerden sonra, Viranşehir sokaklarında içimizi ferahlatan bir manzara var. Okul önlerinde nöbet tutan emniyet güçlerimiz,
Mezopotamya’nın kadim güneşi altında bir feryat değil, bir yemin yükseldi. Bu yemin; esareti reddeden, boyun eğmeyen ve kaderini başkasının ellerine bırakmayan bir halkın haykırışıydı.
Artık kalpler daha kolay kırılıyor… Güven daha çabuk tükeniyor… Merhamet ise çoğu zaman unutulmuş bir kelime gibi hayatın kıyısında bekliyor…
Fermuarı çekerken zorlandım; ama sebebi içine sığdıramadığım o birkaç ekstra tişört ya da en sevdiğim ayakkabılar değildi. Bu kez bavulumda kıyafetten çok, ucu bucağı görünmeyen düşünceler var.
Yağışların ardından ilçemizin ana arterlerinde ve mahalle aralarındaki yollarda meydana gelen derin çukurlar ve asfalt çökmeleri, günlük hayatı ciddi şekilde zorlaştırmaya başlamıştır.
Bugün geldiğimiz yerde, bir emeklinin maaşıyla oturduğu evin kirası arasındaki o ürkütücü eşitlik, basit bir rakam benzerliği değildir.
Takvimler 6 Şubat’ı gösterdiğinde, zamanın donduğu o karanlık saniyelerde yalnızca binalar yıkılmadı. Kelimeler çöktü. Planlar sustu. “Yarınlar” enkaz altında kaldı.
Yalnızca bugünün değil, yarının da umuduyum. Ancak kalbimde her gün yeniden büyüyen bir korku değil; bastırılmak istenen ama haklı olan bir öfke taşıyorum
Artık her sabah, ruhun değil hırsın hüküm sürdüğü bir iklime uyanıyoruz. Devir öyle bir hâl aldı ki; bir zamanlar canından can bilinenler, bugün birbirine can düşmanı kesiliyor
Bu bağlantı sizi https://www.gapolaygazetesi.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.