Güneydoğu'nun kalbinde, tarihin toprakla, insanın kaderle buluştuğu kadim Viranşehir'de Temmuz ayı yalnızca bir mevsim değildir; bir imtihandır, bir yaşam biçimidir.
Viranşehir sofralarında Şelengo, sadece yenilen bir ürün değil; çocukluk hatıralarını, yaz mevsiminin bereketini ve toprağın cömertliğini anlatan bir kültür mirasıdır
Bazı şehirler vardır ki, insanın kalbine dokunur, ruhunda iz bırakır. Onlar sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda tarihin, inancın ve maneviyatın yaşayan hafızasıdır.
Takvimler yaprak yaprak düşerken; gönülleri huzurla dolduran, küskünleri barıştıran, uzakları yakın eden bayrama bir kez daha yaklaşmanın heyecanını yaşıyoruz
Bir tarafta servetine servet katanlar, lüksün ve israfın sınırlarını zorlayanlar; diğer tarafta ise her geçen gün biraz daha borca batan, hayatta kalma mücadelesi veren.
Güneşin en cömert ışıklarıyla yoğrulan, Mezopotamya’nın bereketli topraklarında yükselen kadim bir şehirdir Viranşehir
Hepimizin yüreğini ağzına getiren üzücü hadiselerden sonra, Viranşehir sokaklarında içimizi ferahlatan bir manzara var. Okul önlerinde nöbet tutan emniyet güçlerimiz,
Mezopotamya’nın kadim güneşi altında bir feryat değil, bir yemin yükseldi. Bu yemin; esareti reddeden, boyun eğmeyen ve kaderini başkasının ellerine bırakmayan bir halkın haykırışıydı.
Artık kalpler daha kolay kırılıyor… Güven daha çabuk tükeniyor… Merhamet ise çoğu zaman unutulmuş bir kelime gibi hayatın kıyısında bekliyor…
Fermuarı çekerken zorlandım; ama sebebi içine sığdıramadığım o birkaç ekstra tişört ya da en sevdiğim ayakkabılar değildi. Bu kez bavulumda kıyafetten çok, ucu bucağı görünmeyen düşünceler var.
Yağışların ardından ilçemizin ana arterlerinde ve mahalle aralarındaki yollarda meydana gelen derin çukurlar ve asfalt çökmeleri, günlük hayatı ciddi şekilde zorlaştırmaya başlamıştır.
Bugün geldiğimiz yerde, bir emeklinin maaşıyla oturduğu evin kirası arasındaki o ürkütücü eşitlik, basit bir rakam benzerliği değildir.
Bu bağlantı sizi https://www.gapolaygazetesi.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.