Bu paylaşımı yapıp yapmama noktasında çok kararsızdım. Çünkü biz yazabileceklerimizi yazmış kamuyla paylaşmış, gelen olumlu olumsuz bütün yorumları cevaplamıştık.
BU ŞEHRE YAZIK OLUR
STADYUM
Bu paylaşımı yapıp yapmama noktasında çok kararsızdım. Çünkü biz yazabileceklerimizi yazmış kamuyla paylaşmış, gelen olumlu olumsuz bütün yorumları cevaplamıştık.
Fakat son günlerde biri “Adıyaman Sevdası” ismiyle kime ait olduğunu bilmediğimiz bir hesaptan diğeri Sn. Necati ATAR’a ait hesaptan, bizim konuyla ilgili tespit ve önerilerimizi eleştiren paylaşım geldi. Bunlara dönüş yapmamak hem onlara hem de daha önceki paylaşımlarımızı okuyan, beğenen ve yorum yazarak destekleyen, kişilere saygısızlık olur düşüncesiyle bu final yazısını yazmamız gerekir kanaatine vardık. Ve bizde bunu şimdiye kadarki paylaşımları özetleyerek ve son gelen eleştirilerle ilgili görüşlerimizi paylaşarak yapmanın daha doğru olacağı kanaati oluştu.
Deprem sonrası ilimizde GAP gazeteciler birliği başkanı Sn Zeynel KIYMAZ başkanlığında kurulan yaklaşık bin kişinin katılım sağladığı Watsap gurubunun yürütme ve yönetim guruplarına arkadaşlar beni de yazdılar. Benden ilimizin sporla ilgili sorunlarının tespiti ve çözü önerileri noktasında katkı sunmamı istediler.
Bizde İlimizin sporla ilgili bize göre önem ve aciliyet teşkil eden şu iki sorunu gündemimize almaya karar verdik.
-Biri “depremde yıkılan spor tesislerimizin yerlerine yenileri yapılırken kamu kaynaklarının yerinde kullanılması adına karar vericilere yardımcı olmak ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek”
-Diğeri ‘ilimizi sporda temsil eden (ağırlığın futbol olması koşuluyla) sporcu ve takımları bünyesinde barındıracak yönetimiyle, yapılanmasıyla diğer kulüplerimize de örnek olabilecek çağdaş bir kulüp kurmak veya mevcut kulüplerimizden birini alıp bu çerçevede yapılandırıp ilimizin bu noktadaki eksikliğini giderme çalışmaları olacaktı.
Önceliği tesislere verdik!
Konuyla ilgili tanıdığımız ne kadar spor akademisyeni, futbol teknik direktörü, şehir planlamacı veya konusuna göre, donanımına inandığımız insan varsa olabildiğince olayın içine çekmeye çalıştık. Aylarca konuştuk, ölçtük biçtik ve tespit ve önerilerimizi paylaştık.

Tespit ve tavsiyelerimiz (özet olarak)
Adıyaman’ın depremde Stadyumu, kapalı yüzme havuzu ve kapalı spor salonu yıkılmış, bunlar, Adıyaman ölçeğinde bir ile yapılacak entegre bir spor kompleksi veya köyünün %80-90 ı demek. Bu üç büyük tesise ek olarak Adıyaman da karşılığı olan spor branşları için açık kapalı alanlar, yürüyüş parkuru, normal ve engelli otoparkı, amatör futbol takımları için 3-5 futbol sahası, idari binalar v.b yapılar eklenince olur entegre bir spor kompleksi veya spor köyü. Böyle bir kompleks için gerekli alan yaklaşık 100 dönüm olmalı. Müsait alan bulunursa uzun yıllar yeni tesisler için kullanılacak hazır alan olur. Haliyle daha uzun yıllar ihtiyaca cevap verir.
Günümüzde kamuya ait spor tesislerinin entegre bir şekilde konumlandırılmasının sayısız faydaları görüldüğünden tercih nedeni olduğu tartışma götürmez. Yani Adıyaman için entegre bir spor kompleksinin yapılmasının bütün koşulları oluşmuştur.
Bu noktada özelikle stadyumun kapasitesi önem teşkil ettiğinden stadın kapasitesi ne kadar olmalı? Sorusu gündeme geldi. Bu konuda da yazılı bir kriter bulamadık. Fakat ağırlıklı görüş “stadın yapılacağı yerde futbola olan ilgi ve yerin nüfusunun veri olarak kullanılması gerçeğe en yakın sonuçlara götürür” görüşünü benimsedik. Yani stadın yapılacağı yerde (il,ilçe..) futbola olan ilgi ülke ortalamasının çok altında veya üstünde değil ise ki bize göre; Adıyaman gibi fazla sosyal faaliyet alanı olmayan yerlerde futbola olan ilgi ülke ortalamasından çok daha fazla. Ama biz ülke ortalamasını baz aldık. Ülkedeki mevcut statların nüfusu karşılama oranı, komşu illerin, nüfusu bizden az olan ilk beş ilin, nüfusu bizden fazla olan ilk beş statların nüfusu karşılama oranı en yüksek olan 5 ili, ayrıca 2021 yılından sonra yapılan, yapımı devam eden veya proje halindeki statların yapıldığı yerin nüfuslarını karşılama oranlarını çıkardık.
Yapılış tarihlerinden bugüne yaklaşık nüfus artış oranlarını da hesaba kattığımızda ve bunu nüfusumuza oranladığımızda sonuçların hepsi Adıyaman’a yapılacak stadın kapasitesini 20.000 nin üzerinde gösterdi. Bundandır ki ‘Adıyaman’a yapılacak stadın kapasitesinin minimum 20.000 olması gerekir’ dedik.
Peki bu entegre tesis nereye yapılmalı?
Bu konuda yazılı kaynaklardan edine bildiğimiz bilgi “En ideal yer şehrin çeperinde ve ring yolunun üzerinde veya ring yoluna kolay ulaşılabilir bir yer olmalı” şeklinde ki görüş oldu.
Eski stadın olduğu yerde kullanılacak maksimum alan 35 dönüm olduğundan ve maç günleri merkeze sıkışmış bütün statlar gibi şehre insan ve araç yoğunluğu bakımından yük oluşturduğundan ve bu yükün giderek artacağından, günümüzde statları merkeze sıkışmış illerin çoğu sağlam statlarını yıkıp şehir dışına taşıdıklarından, taşıyamayanların, nasıl taşıyabiliriz arayışında olduklarını bildiğimizden “Adıyaman’a yapılacak statla beraber entegre tesisin şehrin çeperi sayılabilecek bir yerde olmalı” dedik. Fakat dedikodulara mahal vermemek için bırakın yeri, yön bile belirtmedik. Uzmanların-şehir planlamacılarının uygun göreceği her yer olabilir dedik. Ve kamuoyuyla paylaştık. Bu paylaşımlarımız sayfamızda herkese açık duruyor.
Bizim dışımızda ilimizin saygın onlarca gazetecisi katkı sundular. Sn. Yaşar BAYRAM, Ejder GÜRBÜZ ve Sn. Mesut KINACI spor programlarında konuyu konuştular tartıştılar. Yüzlerce insan yorumlarıyla katkı sundu.
Bu paylaşımlara kamuoyundan büyük destek geldi.
İlk paylaşımlara az da olsa eleştiride vardı. Bu eleştirileri ve itirazların hepsine cevap verildi.
Söz konusu eleştiri ve itirazlar şunlardı;
-Profesyonel liglerde takımımız olmadığından kapasiteyle ilgili tespitimize itirazlar. Hatta stada bile gerek yok diyenler oldu. Buna şöyle cevap verdik: Bir takımın bulunduğu lig oraya yapılacak stadın kapasitesine kriter olamaz. Çünkü 3-5 yıl içinde süper ligden Amatör liglere düşen onlarca takım var ülkemizde. Bunun tersi de mümkün.
-‘Tesislerin yürüyüş mesafesinin dışında olması ulaşımda sıkıntılar doğurur. Aileler çocuğunun elinden tutup maça gidemez’ diyenler oldu. Bu konuyu statlarını merkezden dışarıya taşıyan yerlerden sorduk. Cevaplar aynıydı. İlk zamanlar azda olsa yürüyüş mesafesinde maçlara giden taraftarlar biraz sıkıntı yaşıyor. Fakat, belediye otobüsleri ve şehir minibüslerinin maç günleri koydukları ek seferlerle bu sorun kısa sürede aşılıyormuş.
--‘Eski mevcut statların çevresindeki bakkal, dürümcü, şerbetçi gibi insanlar işlerinden olacak’ diyenler oldu. Bu noktada 3-5 bakkal dışındaki satıcıların hepsi maç günleri yeni stadın çevresinde de işlerini yapabilir.3-5 bakkala gelince maç günleri ilk zamanlar işleri biraz olumsuz etkilenebilir. Fakat stadın yerinin yeni bir yaşam alanına dönüşmesiyle esnafın her gün işlerinin artması büyük bir olasılık.
İki ay öncesine kadar bunların dışında cevaplamamız gereken soru veya itiraz olmadı.
Yaklaşık 2 ay önce Gençlik ve Spor il müdürümüz Sn Hüseyin ELÜSTÜ ve yardımcısı Sn. Zeynal Abidin DENERİ ile ben, Eski belediye başkanımız,eski kadastro müdürümüz ve eski bir spor camiasının ferdiyle konuyu görüştük. Görüşme sonunda bize ‘Yazılanları yakinen takip ediyoruz. Bahis konusu stadyumla beraber entegre bir spor kompleksi için uygun yer arıyoruz. Şu ana kadar bulamadık, fakat arayışlarımız devam ediyor’ denildi.
Aslında o görüşmeden sonra bizim görevimizin bittiği kanaatindeydik.
Yaklaşık bir ay önce (28 Şubat olabilir) Bir eski kadastro müdürümüz yıkılan stadımızın yerinin Kent meydanı olarak düşünülmesi önerisini destekleyici bir paylaşım yaptım. O paylaşımın yorum kısmına ‘Adıyaman Sevdası ismiyle açılan bir hesaptan benim ve eski kadastro müdürümüz paylaşımına uzunca çok güzel cümlelerle bir eleştiri geldi. Kim olduğunu bilmediğim halde ciddiye alıp detaylı bir cevap yazdım. Aynı hesaptan aynı şeyleri benzer cümlelerle anlatan başka bir yorum gelince ilgisine teşekkür edip konuyu kendi açımdan kapattım.
Özetle;
Stadın merkez dışına yapılmasını eleştiren bir yorum. Yorumlarda cevaplarda sayfamda herkese açık duruyor. Ve o hesaptan benzer eleştiriler gelmeye devam ediyor. Fakat biz kime ait olduğunu bilmediğimiz hesaplardan gelen eleştirilere artık cevap vermeme noktasındayız.
Biz konuyla alakalı görevimiz bitti diye düşünürken. Sn. Necati ATAR’ın konuyla ilgili paylaşımı geldi. O paylaşıma cevap yazma hazırlığı içindeyken Sn. Mahmut TUZCU’ nun bir paylaşımı ile stadın yeri kesinleşmiş şeklinde algıladık. Ve dolayısıyla Sn. ATAR’a cevap vermeyeceğimi yorumlarda paylaştım. Çünkü amacımız bekçi dövmek değil yüzüm yemek. Yani akibeti kesinleşmiş bir konuyu tartışmanın kimseye faydası olmaz dedik. Daha sonra stadın yerinin kesinleştiği bilgisinin doğru olmadığını öğrendik. Bunun üzerine Sn. Necati ATAR’a cevap yazmamak ilgili görüşlerimizi paylaşmamak özelikle bugüne kadar çalışmalarımızı destekleyen insanlara saygısızlık olur dedik ve onun paylaşımı üzerinden stadyum dışındaki konulara girmeden görüşlerimizi paylaşmaya karar verdik.
--Sn. ATAR “Şehir stadı mevcut yerinin dışında nerede yapılırsa yapılsın asla şehrin stadı olmaz, olamaz”. Demiş.
--Yanıtımız: Bir stadın yapıldığı yerin stadı olması için mutlaka yürüyüş mesafesinde olması gerekmez. Mutlaka eski yerinde olması da gerekmez. Örnek şehrin bir mahallesi istimlak edilip stat yapılsa o stadyum şehrin stadı olamayacak mı?
Şehrin çeperine konumlandırılan bir stada insanlar çocuklarıyla beraber arabalarıyla veya herhangi bir ulaşım aracıyla da pek ala gider. Yıkılan stadyumun yeri sadece stadyum olabilecek kutsal bir alan değil. İnsanlar merkezdeki yeri daha fazla maddi manevi toplumsal fayda üretmek adına sağlam statlarını yıkıyorlar. Hem şehirlerin üzerindeki yükü alıyorlar hem alanı daha iyi değerlendiriyorlar. Ayrıca stadın civarında zamanla yeni yaşam alanları oluştuğundan oralarda eskiye göre daha kıymetli hale geliyor. Yani kazan-kazan olayı oluyor.
--Sn. ATAR tamamı 60 yıl öncesine ait olan şehir stadyumunu, Hükümet Konağını, kütüphaneyi, adliyeyi düşünün ki 60 yıl öncesinin devlet aklıyla yapılan birçok şey bugün yerinde dursaydı şehrin ihtiyacını bugünkünden çok daha rahat karşılıyor olacaktı.
Ama bunlardan en önemlisi Adıyaman şehir stadı.
Adıyaman şehir stadı 60 yıl önce şehrin hem tamamen içinde hem tamamen dışında yapılarak mucizevi bir hizmete imza atılmış. Bugün hâlâ tamamen şehrin içinde ve dışında.
Öyle ki 100 yıl sonra yine şehrin tamamen içinde ve dışında kalacak.
“Şehir stadı öyle bir yere yapılmış ki sonrası yok, hiç olmayacak. Ve hep şehrin içindeyken şehrin dışında kalacak”. Demiş
Görüşümüz. İlgili arkadaşlara dilimin döndüğü kadar Sn. Necati ATAR’ı anlatmaya çalıştım. İlimizin sorunlarına duyarlılığını, çok okuyan biri olduğunu İronide bana göre ülkemizde ciddiye alınması gereken biri olduğunu, ‘Budapeşte Sözleşmesi’ isimli kitabını zevkle birkaç kez okuduğumu, Mercan TV.de uzun süreler tartışma proğramları yaptığını bunların ciddi oranda izlendiğini, hatta uzun süre aynı kanalda genel yayın yönetmenliği yaptığını v.b. anlatım. Bu tespitlerinde benim göremediğim bir ironi veya vizyon er derinlik olup olmadığını sordum.
Şu noktalarda hem fikir olduk. Stadyum dışındaki yapılarla ilgili görüşlerle ilgilenmiyoruz. Fakat stadyumla ilgili görüşlerine katılamadık. Hatta ‘Adıyaman şehir stadı 60 yıl önce şehrin hem tamamen içinde hem tamamen dışında yapılarak mucizevi bir hizmete imza atılmış. Bugün hâlâ tamamen şehrin içinde ve dışında. Öyle ki 100 yıl sonra yine şehrin tamamen içinde ve dışında kalacak’ şeklindeki tespitini abartılı bulduk
Şöyle ki;
Stadın eski yerinin bir tarafının vadi olması münasebetiyle ve hep öyle kalacağı varsayımıyla “hem içerde hem dışarda” denmesi ve bunun mucizevi bilinçli bir tercih olduğunu söylemesi kendi görüşü.
Bizim bu görüşe katılmamız mümkün değil. O günün koşullarına göre yapılan bir tercih. Hatta bize göre bir tarafının vadi olması sürdürülebilirlik ömrünü kısalttı. Yani şehre binen yük dört tarafına yayılacağına üç tarafına bindi.
Günümüzde insanların merkeze sıkışmış sağlam statlarını yıkıp merkez dışına taşımalarının şu iki temel gerekçesi var.
Birincisi maç günleri insan ve araç yoğunluğunun şehre bindirdiği yükü kaldırmak, ikincisi ise merkezde değerlenmiş alanı ihtiyaca göre planlamalarla daha fazla maddi manevi toplumsal fayda üretecek hale getirmek. Hem içerde hem dışarda şeklindeki görüş bir şeyleri kelimelerin ardına kamufle etmek oluyor. Evet bir tarafı vadi o taraftan şehre bir yük binmiyor, fakat o taraf insan ve araç yoğunluğunun yükünü de almıyor. Bakın stadın yeri üç tarafıyla şehrin içinde bir tarafıyla şehrin dışında derseniz tamam. Fakat her haliyle hem tamamen şehrin içinde, hem tamamen şehrin dışında derseniz. Lütfen deriz.
-- Sn.ATAR ‘Bu şehre bir şey yapılması isteniyorsa öncelikle bu şehrin sosyolojik ve kültürel özelliğinin bilinmesi ve ona göre hareket edilmesi gerekir. Bu şehrin sosyolojik yapısı özellikle de spora bakış açısı 60 yıldır değişmedi, bundan sonra da değişmeyecek. Demiş.
--Bu konudaki ilgili görüşümü aktarayım. Sn.ATAR kadar derin sosyolojik tahliller yapamayabilirim. . O hakkını teslim edelim. Biz bu konuda şu noktaların altını çizmek isteriz.
Maalesef ülkemizde maçlarda çirkin tezahüratın önüne geçemiyoruz. Özelikle kritik maçlarda hiç birimizin çocuklarımızın duymasını istemediği küfürler ergenlik çağındaki çocuklarımızın kulaklarını çınlatıyor. Bu anlamda şehrin çevresinde oturan aileleri hiç dinlememiş O mahallenin muhtarı Sn. Gaffari KAYA ’ile hiç konuyu görüşmemiş Yıllardır stadın mahallesinden çıkarılması için verdiği mücadeleden haberi yok Bakın stadın içinde Akçalı Hacı Efendi Türbesi, salon tarafında ise 7 kardeşler mezarlığı var. (Adıyaman isminden önceki 7 yaman ismi bu mezarlıktan alınmış) Özellikle dini hassasiyetleri yüksek olan insanlarımızın bundan ne kadar rahatsız olduğunu bihaber.
70 li yılların başında mahallemizde arkadaşlarla futbol oynarken babam kızar izin vermezdi Top oynamak günah, hazreti Hüseyin’in başı derdi. Yaklaşık 10 yıl sonra Benim Manisa Spor Akademisini kazandığımı duyunca çocuklar gibi sevinmişti. Babamın olaya bakış açısı o on yıl içinde değişmişti
Stat ve sosyoloji denince benim ilk aklıma gelen bunlar.
--Sn.ATAR şehir Meydanı'nın Ticaret Merkezi yapılmasına karar verenler, bu şehrin şehir olma vasfını kaybetmesi yönünde ihanet belgesine ilk imza atanlardır. İkinci ihanet, stadyumun mevcut yerinin dışında bir başka yere yapılacak olmasıyla olur. Birincisine engel olamadık, ikincisi ile uğraşacak takatimiz kalmadı.
Ama yine de yeni stadın şehrin dışında yapılması gerektiğini düşünen aklı başında herkesle, neden eski yerine yapılması gerektiği hususunu Mercan TV'de düzenlenecek bir açık oturumda tartışmaya hazırım. Buyursunlar, gelsinler. Ama yeter ki komşu illerden şuradan buradan örnekler vermek yerine, yaşadıkları şehrin ve stad yapılacak şehrin Adıyaman olduğunu unutmasınlar. Bir de Adıyaman şehir Stadı'nın mevcut adıyla zaten Adıyaman'ın dışında olduğunu ve hep dışında kalacağını.
Şehir stadyumu şuraya yapılmalı, yok buraya yapılmalı, şunlar olmalı yok yok bir de bunlar olmalı diye diye 3 koca yılı heba ettik, bunu da unutmadık...’ Demiş.
--Sn. Necati ATAR’ın bu son bölümü bizi en çok üzen bölüm.
Önce konuyu mercan TV. de tartışabileceğini söyleyen bir meydan okuma var. Hemen ardından ama yeter ki komşu illerden, şuradan, buradan örnekler vermek yerine yaşadıkları şehrin Adıyaman olduğunu unutmasınlar.’ Demiş.
Bakın statları merkeze sıkışmış yerlerin hepsinin sağlam statlarını taşımak için temel gerekçeleri aynı yani Urfa’nın farklı Malatya’nın farklı değil. Hepsinin statlarını merkez dışına taşımasının temel iki gerekçesine yukarda değindim. Sizin hesabınıza gelirse içerde gelmez ise dışarda demekle bu iki temel gerekçe karşılık bulmuyor. Yani şehre binen yük azalmıyor bir tarafının dere olması yükü artırıyor azaltmıyor Konu düğümlenince ya biz merkezde yürüyüş mesafesindeyiz’ diyeceksiniz, İnsanlar sağlam statlarını neden şehir dışına taşıyor? Diye sorduklarında ‘onlar bizi ilgilendirmez, bizim stat zaten şehir dışında diyeceksiniz. Bununla o iki temel gerekçeyi yok sayamazsınız Programda ‘ya kardeşim başka illeri örnek göstermeyin bizim stat zaten dışarda demekle sorun çözülecek mi? O iki temel gerekçe yok sayılabilir mi? Asla.
Bizi en çok üzen cümle şu oldu. 3 koca yılı heba ettik, bunu da unutmadık…’Burada biraz tribünlere oynanmış gibi. Biz karar verici pozisyonunda değiliz. Bu çabayı ülkemizin kamu kaynakları ziyan olmasın, yerini bulsun diye verdik. Olayı siyasallaştırmadan, bireyselleştirmeden ama doğru bildiklerimizi söylerken kim üzülür, kim kızar hesaplarına girmeden her şeyi şeffaf bir şekilde kamuoyunun önünde yaptık. Bu söyleminizle bizi gecikmeye sebep gösteriyorsunuz. Yakıştıramadık. Umarız kastınız bu değildir.
Biz bu paylaşımla bu dosyayı rafa kaldırıyoruz. Bir şeylere kızdığımız üzüldüğümüz için değil. Söyleyecek başka bir şeyimiz kalmadığı için.
Ama sizden bir ricam var. Bakın stadyum olayı yerinin ve kapasitesinin tespiti ile bitmiyor. Nerde hangi kapasitede olursa olsun yüzlerce stadyum örnekleri var. İlimize yapılacak stadın mimarisi, teknolojik alt yapısı, sürdürülebilirliği, çok önemli. Bu konularda karar vericilere yardımcı olun. Ama lütfen paylaşımınızın başlığında belirttiğiniz gibi olmasın. Biraz zaman ve emek harcarsanız ciddi katkılar sunabileceğiniz kanaatindeyiz.
Ben ve çalışmalara katkı sunan arkadaşlarla kararımız Stadyum dosyasını kendi açımızdan rafa kaldırmak şeklinde. Bilmeyerek üzdüğümüz, kırdığımız kimselerden hoş görü bekliyoruz.
Diliyoruz ki tarih bizi yanıltsın. Siz ve sizin gibi düşünenler haklı çıksın. Yoksa bu şehre çok yazık olur.
M. Nuri SEVER