Yıllar önce Kahta’ya gelen turistlerin bugün neden aynı yoğunlukta gelmediğini sorgulamamız gerekmiyor mu? Turizm yalnızca birkaç afiş, birkaç toplantı ve boy boy fotoğraf paylaşmakla gelişmez
KAHTA TURİZMDE NEDEN KAN KAYBEDİYOR?
Dünyanın eşsiz kültür ve tarih hazinelerine sahip bir memleket neden turizmden hak ettiği payı alamıyor?
Kahta’nın turizm potansiyeli mi yok, yoksa biz mi bu potansiyeli yeterince anlatamıyoruz?
Nemrut Dağı’ndan Cendere Köprüsü’ne, Arsemia’dan Eski Kahta Kalesi’ne, Karakuş Tümülüsü’nden eşsiz gün doğumu ve gün batımı manzaralarına kadar tarih, kültür ve doğanın iç içe geçtiği bir coğrafyada yaşıyoruz.
Peki bütün bunlara rağmen neden turizmde hak ettiğimiz yerde değiliz?
Yıllar önce Kahta’ya gelen turistlerin bugün neden aynı yoğunlukta gelmediğini sorgulamamız gerekmiyor mu? Turizm yalnızca birkaç afiş, birkaç toplantı ve boy boy fotoğraf paylaşmakla gelişmez. Turizm; tanıtım, ulaşım, konaklama, rehberlik, tur operatörleriyle iş birliği ve sürdürülebilir bir planlama ister.
Asıl sorumuz burada başlıyor:
Tur operatörleri Adıyaman ve Kahta’nın sahip olduğu turizm değerlerini yeterince programlarına alıyor mu? Eğer almıyorsa neden? Kahta’nın potansiyeli ulusal ve uluslararası turizm pazarlarında yeterince anlatılabiliyor mu? Yoksa başka destinasyonların gerisinde mi kalıyoruz?
Bir başka soru da şu:
Çevre iller turizm pastasından daha fazla pay alırken biz neden kendi değerlerimizi yeterince pazarlayamıyoruz?
Bunu kimseyi suçlamak için sormuyoruz. Tam tersine, bir memleketin geleceği için soruyoruz.
Çünkü Kahta’nın turizm potansiyeli sadece birkaç tarihi eserden ibaret değildir. Bu topraklar tarih, medeniyet, inanç, doğa ve kültür açısından çok güçlü bir birikime sahiptir. Fakat potansiyelin var olması tek başına yetmez. O potansiyeli dünyaya anlatacak, turistin buraya gelmesini sağlayacak ve gelen turistin ilçede daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak profesyonel bir turizm politikası gerekir.
Peki böyle bir çalışma var mı?
Kahta’nın turizm hareketliliğini artırmak için önümüzdeki yıllara yönelik somut bir plan hazırlanıyor mu? Tur operatörleriyle görüşülüyor mu? Ulusal ve uluslararası fuarlarda Kahta’nın adı yeterince duyuruluyor mu? Nemrut, Cendere, Arsemia, Eski Kahta Kalesi ve Karakuş Tümülüsü tek bir turizm rotası olarak pazarlanıyor mu?
Yoksa turizm politikamız fotoğraf çekip paylaşmaktan mı ibaret?
Artık bu soruların cevabını kamuoyu bilmek istiyor.
Ey yetkililer; Kahta’nın turizm potansiyeli gözümüzün önünde duruyor. Peki biz bu potansiyeli geleceğe taşıyabiliyor muyuz?
Kimseyi hedef göstermeden, kimseyi suçlamadan açıkça soruyoruz:
Kahta turizmde neden istediği yerde değil?
Neden turist sayımızı artıracak kalıcı bir strateji ortaya koyamıyoruz?
Neden turizm pastasından daha fazla pay alamıyoruz?
Ve en önemlisi:
KAHTA’NIN TURİZMİ İÇİN KİM, NE ZAMAN HAREKETE GEÇECEK?
Çünkü artık mesele yalnızca turizm değildir.
Mesele istihdamdır, esnaftır, oteldir, restorandır, rehberdir, ulaşım sektörüdür, gençlerimizin geleceğidir.
Turist gelirse şehir hareketlenir. Şehir hareketlenirse esnaf kazanır. Yeni yatırımlar gelir. İstihdam oluşur. Kahta’nın ekonomik hayatı canlanır.
Bu nedenle soruyoruz:
Kahta turizmde nereye gidiyor?
Kan kaybediyorsak neden?
Ve bu kan kaybını durdurmak için hazırlanan somut bir proje, takvim ve eylem planı var mı?
Artık kamuoyunun görmek istediği şey fotoğraf değil, sonuçtur.
Söz değil, proje.
Tanıtım değil, turist.
Toplantı değil, hareket.
Kahta’nın tarihi de var, kültürü de var, doğal güzellikleri de var.
Eksik olan ne?