Kardeşlik, Vicdan ve Ortak Yürek Bu topraklar, farklı dillerin, farklı inançların yan yana yaşadığı bir yer. Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si, Sünni’si, Çerkes’i, Laz’ı… Hepimiz aynı toprağın çocuklarıyız. Aynı güneşin altında ter döküyor, aynı yağmurda ıslanıyor, aynı ekmeği paylaşıyoruz. Son günlerde Karadeniz’in fındık tarlalarında yaşananlar yüreğimizi sızlattı.
Kardeşlik, Vicdan ve Ortak Yürek
Bu topraklar, farklı dillerin, farklı inançların yan yana yaşadığı bir yer. Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si, Sünni’si, Çerkes’i, Laz’ı… Hepimiz aynı toprağın çocuklarıyız. Aynı güneşin altında ter döküyor, aynı yağmurda ıslanıyor, aynı ekmeği paylaşıyoruz.
Son günlerde Karadeniz’in fındık tarlalarında yaşananlar yüreğimizi sızlattı. Ekmek peşinde gelen insanlar korku ve tedirginlik yaşadı. Bu, sadece bir olay değil; hepimizin vicdanına dokunan bir durum. Çünkü insan onuru, emeğin değeri ve can güvenliği herkes için lazım.
Bilgi, önyargının panzehiridir. Tarih boyunca bu topraklarda birlikte yaşadık, birlikte güldük, birlikte üzüldük. Kurtuluş Savaşı’nda omuz omuza durduk. O birlik, bugün de yolumuzu aydınlatmalı.
Irkçılık, bilgisizlikten ve korkudan doğar. Kardeşlik ise empatiden, anlayıştan ve ortak geleceğe inançtan gelir. Bir insanın sadece emeğiyle var olmaya çalıştığı yerde korku duymaması, toplumun sağlıklı nabzının göstergesidir. Halkın nabzı, adalet ve eşitlik talebiyle atıyor.
İdeal olan, “biz” ve “onlar” ayrımının yerine “hepimiz” bilincinin yerleşmesidir. Birbirimizin emeğine, diline, inancına saygı duymaktır. Çünkü en güçlü toplum, her bireyinin kendini güvende hissettiği toplumdur.
Bu toprakların çocukları olarak, el uzatan eli de, emeğiyle var olan eli de aynı şekilde görmeliyiz: İnsan olarak. Kardeş olarak. Aynı kaderi paylaşan insanlar olarak.
Irkçılık diye bir şey olmamalı. İnsan vardır. Ve insan, ancak adaletle, bilgiyle, ahlakla ve kardeşlikle insan kalır.
Bu yazı, o tarlalardaki işçilere, bu toprakların bütün evlatlarına ve ortak geleceğimize adanmıştır. Halkın nabzı birlik ve adalet talebiyle atmaya devam ediyor. Bu nabzı duymak ve güçlendirmek, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Çünkü kardeşlik bir slogan değildir. Kardeşlik, bir insanın canına, onuruna ve emeğine saygı duymaktır.