Yetişkinlerin yaşam hakkı da kutsaldır; devletin görevi cezalandırmak değil, adaleti sağlamak ve insanı yaşatmaktır. İdam, adaletin değil zulmün sembolüdür.
"İdam Yasası: Halkın Vicdanına Vurulan Darbe”
29 Mart’ta yürürlüğe girecek idam yasası, 90 gün boyunca uygulanacak. Bu süre boyunca yalnızca çocuklar değil, yetişkinler de idam tehdidi altında olacak. Her bir idam kararı, bir hayatın, bir ailenin ve bir toplumun vicdanında kapanmaz yaralar açacaktır.
Çocukların bu yasaya dahil edilmesi ihtimali insanlık adına en büyük utançtır. Çocuklar henüz gelişim sürecinde olan bireylerdir. Onların hataları, eğitimle, rehabilitasyonla ve topluma kazandırma çabasıyla düzeltilmelidir. İdam cezası ise geri dönüşü olmayan bir karardır; çocukların geleceğini, umutlarını ve ikinci bir şans hakkını elinden alır.
Ama yalnızca çocuklar değil, yetişkinler de bu yasadan etkilenmektedir. İdam cezası, insan haklarını hiçe sayan bir uygulamadır. Yetişkinlerin yaşam hakkı da kutsaldır; devletin görevi cezalandırmak değil, adaleti sağlamak ve insanı yaşatmaktır. İdam, adaletin değil zulmün sembolüdür.
Uluslararası hukuk ve insan hakları belgeleri, idam cezasını çağdışı bir yöntem olarak tanımlar. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi çocukların yaşam hakkını korumayı devletlere yükümlülük olarak sunar. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 3. maddesi ise “Her insanın yaşama, özgürlük ve kişi güvenliği hakkı vardır” diyerek idam cezasının insanlıkla bağdaşmadığını açıkça ortaya koyar. Bu yasa, yalnızca çocukların değil, tüm insanlığın ortak değerlerini yok saymaktadır.
İsrail’in bu kandırıcı ve kanlı yasası, tarihe kara bir leke olarak geçecektir. Biz gazeteciler, halkın sesi olarak bu yasayı kınıyoruz. Çünkü bu yasa, toplumun vicdanını susturmak, halkın sesini bastırmak için kullanılan bir araçtır. Oysa halkın sesi, özgürlüğün ve adaletin gerçek gücüdür.
Beren Paşazade’nin yorumu:
“Bu yasa kandırıcıdır, insan haklarını ve çocuk haklarını yok saymaktadır. Halkın vicdanına vurulan bu darbe, yalnızca çocukların değil, yetişkinlerin de yaşam hakkını yok etmektedir. Biz bu yasayı kınıyoruz.”
Bugün bu yasaya karşı çıkmak, yalnızca çocukları değil, yetişkinleri ve insanlığımızı da savunmaktır. Çünkü bir ülkenin gerçek gücü, halkına ve çocuklarına verdiği değerle ölçülür. İdam yasası, bu değeri yok sayan bir kara lekedir.
Toplum olarak sesimizi yükseltmek zorundayız. Çocukların ve yetişkinlerin hayatını karartan değil, onları yeniden topluma kazandıran yasalar istiyoruz. İdam cezası çözüm değil; adaletin, merhametin ve insanlığın sonu olur.
Gazeteci-Yazar
Beren Paşazade