Şanlıurfa; binlerce yıllık tarihi, kültürel zenginliği, tarımsal gücü, genç nüfusu ve turizm potansiyeliyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biridir.
ŞANLIURFA’NIN ÖNÜNDEKİ ENGELLERE ARTIK “DUR” DENİLMELİ!
Şanlıurfa; binlerce yıllık tarihi, kültürel zenginliği, tarımsal gücü, genç nüfusu ve turizm potansiyeliyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biridir.
Ancak gelin görün ki bugünkü Şanlıurfa’nın içinde bulunduğu tablo, bu büyük potansiyele yakışmıyor.
Gerek mahallî gerekse mülkî idareler açısından baktığımızda; yıllardır aynı sorunların etrafında dönen, kabuğunu kıramayan ve sahip olduğu imkânları yeterince değerlendiremeyen bir şehirle karşı karşıyayız.
Kimse kimseyi kandırmasın.
Bir gazeteci olarak Şanlıurfa’ya gelen yerli ve yabancı misafirlerden sürekli aynı şikâyetleri duymaktan hem yorulduk hem de memleketimiz adına mahcup oluyoruz.
Kent estetiğinden şikâyet var.
Temizlikten şikâyet var.
Trafik, ulaşım ve otoparktan şikâyet var.
Asayiş ve güvenlik konusunda dile getirilen kaygılar var.
Şanlıurfa’da yaşayan vatandaşın şikâyetleri ise bunlarla sınırlı değil. Eğitimden sağlığa, istihdamdan turizme, kamu hizmetlerinden kurumlarda liyakat yerine ahbap-çavuş ilişkilerinin hâkim olduğu yönündeki algıya kadar uzanan ciddi sorunlarımız bulunuyor.
Şanlıurfa artık mazeret değil, çözüm ve sonuç bekliyor.
Bu şehirde görev yapan milletvekilleri, belediye başkanları ve bürokratlar kendilerine şu soruyu sormalıdır:
“Görev süremizin sonunda Şanlıurfa’ya ne bırakacağız?”
Makamlar kimsenin tapulu malı değildir. Milletvekili Ankara’da Şanlıurfa’nın hakkını aramak, belediye başkanı şehrin yaşam kalitesini yükseltmek, bürokrat ise vatandaşa adalet ve liyakat içerisinde hizmet etmek zorundadır.
Elbette yapılan hizmetleri görmezden gelmeyelim. Şanlıurfa’ya çivi çakanın hakkını teslim edelim. Ancak yapılan birkaç hizmet, yıllardır çözülemeyen sorunların üzerini örtmemelidir.
Kanaatimce Şanlıurfa’nın artık siyasette ve yönetimde ciddi bir zihniyet ve kadro yenilenmesine ihtiyacı vardır.
Görevde bulunan milletvekilleri ve belediye başkanları bu şehrin kronik sorunlarına çözüm üretemiyorsa, seçim zamanı geldiğinde seçmen de bunun hesabını sandıkta sormalıdır. Başarılı olan devam etmeli, başarısız olanın yerine ise yeni isimlere ve yeni kadrolara fırsat verilmelidir.
Çünkü mesele kişiler veya partiler değil, Şanlıurfa’nın geleceğidir.
Bu şehir; tarihiyla, toprağıyla, gençliğiyle ve insanıyla çok daha iyisini hak ediyor.
Artık Şanlıurfa’nın önündeki engellere “dur” deme zamanıdır.
Ve değişim, önce yönetim anlayışından başlamalıdır.