Bir ülkenin ya da kişinin hangi mezhepten olduğu ya da hangi yönetim şekliyle yönetildiği değil, nasıl yönetildiği daha önemlidir zira.

NEYDİLER NE OLDULAR?

Ne İran'ın ne de bir başka ülkenin mezhebi, meşrebi, inancı ve yönetim şekliyle hiç mi hiç ilgilenmedim. Bir ülkenin ya da kişinin hangi mezhepten olduğu ya da hangi yönetim şekliyle yönetildiği değil, nasıl yönetildiği daha önemlidir zira.

Ama rejim ve mezhep bahanesiyle İsrail ve Amerikan saldırılarını neredeyse şükür namazı ile kutlayan İran karşıtlarının, bu ülkede aynı zamanda Amerikan ve İsrail'in katliamlarını kutsayacak derecede alkışladığını gördüm.

Üstelik bunlar öyle sanıldığı gibi deist, ateist, komünist falan değil a... Bildiğiniz, günde 5 vakit kıbleye yönelip cihad için el açıp dua eden ve İslamcılık söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmayan sözüm ona antiemperyalistler…

Biz en azından cihad denince son zamanlarda İsrail’e karşı olası bir savaşta çatışmayı göze almayı anlıyorduk.

Şair "Ey yeşil sarıklı ulu hocalar / Bunu bana öğretmediniz!" demişti ya hani, işte İsrail ve Amerika'nın İran'a saldırılarının bize öğrettiği gerçek de, mezhep ve rejim bahanesiyle İslamcılık esbabına bürünenlerin aslında nasıl gizli birer İsrail fanatiği olduğunu öğrenmek oldu.

Bu ülkede mezhepçilik İslam’ın da İslamcılığın da önüne geçmiş durumda.

Hani kendilerine imkân tanınsa Amerika ve İsrail saflarında savaşmayı göze alacak birer cihatçı haline gelmiş durumdular…

Bizim İsrail’e olan kinimizin nedeni, Filistin ve Gazze’de uyguladığı soykırımcı politikalar ve on binlerce masum insanı katledişidir.

Nasıl bir ırkçılığın, nasıl bir faşizanlığın girdabında boğulduğunuzun farkında değilsiniz diyelim, sizi bunca İsrail havarisi haline getiren, İsrail ve Amerikan bombalarıyla katledilen binlerce masum insanın cesedi üzerinde raksettiren nedir, onu söyleyin.