Hayatın direksiyonunu başkalarının beklentilerine bırakmadan, korkulara ve “el âlem ne der” düşüncesine aldırmadan kendi yolunda yürümek gerekir.
Mevlana’nın bu sözü: Her düşündüğümüzü söylemek zorunda değiliz; ancak söylediğimiz her sözün sorumluluğunu taşımak zorundayız.
Hayat, insana yaptıklarının karşılığını mutlaka bir şekilde gösterir. Kimi zaman hemen, kimi zaman yıllar sonra… Ama iyilik de kötülük de iz bırakır
İnsan, hayatı boyunca pek çok mücadele verir. Kimi zaman geçim derdiyle, kimi zaman başarısızlıklarla, kimi zaman çevresindeki insanlarla savaşır.
Dün savunduğunu bugün inkâr eden, dün karşı çıktığı şeye bugün alkış tutan insanlar görürüz. Onların en büyük yeteneği, değişmek değil; değişirken bunu kimseye belli etmemektir.
Depremde karanlıkta yardım bekleyen insanlar, enkazın altından yükselen umut çığlıkları gelir. Ama o felaketin en büyük kahramanları sadece enkazda çalışanlar değildi.
CHP’nin önümüzdeki dönemde iç çekişmeler yerine topluma güven veren bir muhalefet çizgisi izleyip izlemeyeceği merak ediliyor.
Erzurum’un kadim ilçelerinden Pasinler’de, 1990 yıllarda İbrahim Hakkı Camii külliyesinin o mütevazı dükkânlarının önünden geçerken gözüme bir tabela ilişti:
Bir babanın evladına duyduğu özlem, zaman geçse de dinmeyen bir sızı; dualarla yaşayan, hatıralarla ayakta duran en derin sevgidir.
Oruç; elin harama, dilin yalana, kalbin haksızlığa uzanmamasıdır. Oruç; midemizi terbiye ederken ruhumuzu arındırmaktır. Soframızdan önce vicdanımızı temizlemektir.
Artık kimse kelimelerle gerçeğin üzerini örtmeye çalışmasın. Bu millet neyin ne olduğunu görüyor, kimin neyi temsil ettiğini biliyor.
Bugün Erzurum Kongre Binası, “depreme dayanıksız” olduğu gerekçesiyle kapatıldı. Kâğıt üzerinde teknik bir karar gibi sunulan bu hamle, pratikte siyasi ve ideolojik bir tercihten başka bir şey değild...
Bu bağlantı sizi https://www.gapolaygazetesi.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.