Hepimiz biliyoruz ki bir mucize olmasa AK Parti'den belediye başkanı adayı olacak kişinin 2024'de yapılacak yerel seçimlerde belediye başkanı olacağı.

Gündemimiz ne deprem ne kiracıların barınma sorunu ne de yaklaşan yerel seçimler.

Gündemimiz AK Parti belediye başkan adayının kim olacağı.

Hepimiz biliyoruz ki bir mucize olmasa AK Parti'den belediye başkanı adayı olacak kişinin 2024'de yapılacak yerel seçimlerde belediye başkanı olacağı.

Aylardır burada binlerce kişi 2024'de yapılacak seçimlerde Belediye Başkanı olacak kişinin sahip olması gereken kriterlerden bahsediyor.

Kimi mühendis olmalı diyor, kimi şehir plancısı olmalı diyor, kimi inşaattan anlamalı diyor, kimi liyakat sahibi olmalı, kimi eşine dostuna belediyenin imkanlarını peşkeş çekecek biri olmamalı diyor.

Herkesin kafasında onlarca kriter var, ve kafasındaki kriterlere göre gönlünden geçirdiği bir ya da birden fazla kişi.

Oysa hepimiz biliyoruz ki sandık başına gittiğimizde hiçbirimiz aylardır tartıştığımız hiçbir kriteri önemsemeyeceğiz.

Mesela AK Parti Belediye Başkanı adayına oy verecek olanlar AK Parti'den kim aday olursa olsun%98 oranında yine oy verecekler. Yani ne kriter tanıyacaklar ne halk hukuk ne de liyakat. Sandık başında bunların hiçbiri önemli olmayacak.

Yine AK Parti adayına oy vermeyecek olanlar da, AK Parti adayı her kim olursa olsun yine %98 oranında oy vermeyecekler.

Hepimiz burada yazdıklarımızın beş kuruş etmediğini biliyoruz aslında. Hiçbirimizin gerçek anlamda ne kriterleri ne de ilkeleri var. Hepimizin bir siyasi görüşü var ve bu siyasi görüşümüz doğrultusunda oy kullanacağız. Adaylar belirgin olmayacak yani.

Kriterler, ilkeler şöyle olsunlar böyle olsunlar para etmeyecek.

Kendi kendimizi kandırmada üzerimize yok. İlkelerimiz varmış gibi görünmede üzerimizde yok. Hele ki hamaset ve demagoji söz konusu olduğunda elimize su dökecek kimse yok.

Böyle olduğu içindir ki 20 yıldır ülkede sorun ettiğimiz her sorunla yaşamaya devam ediyoruz ve seçim sonrasında akıllanmış gibi görünerek bir sonraki seçimde yine aynı şekilde tercihte bulunuyoruz...

Bizim tercihimizi belirleyen ne kriterlerimiz ne ilkelerimiz ne duruşumuz ne de söylemlerimiz.

Söylemlerimiz her ne kadar hak hukuk adalet liyakat üzerine olsa da tercihimiz hep genel merkezin bize uygun gördüğü adaydan yana oluyor.

Genel başkanların bize uygun gördüğü elbise ülke ve memleketten dahi daha önemli olabiliyor.

Dolayısıyla dostlar birbirimizi kandırmanın alemi yok. Biz burada yani sosyal medyada 2 ay gibi bir zamandır nasıl bir Belediye Başkanı olmalı değil, AK Parti belediye başkanının kim olacağını tartışıp duruyoruz aslında.

Kim olmasının bir öneminin olmadığını da Mart 2024 seçimlerinde göreceğiz.

***

Bu arada Belediye Başkanımız Sayın Süleyman Kılınç 'ın Ankara'ya çağrılması iki şeye delalettir;

Birincisi görevin yeniden kendisine tevdi edileceğine...

İkincisi hizmetlerinden dolayı kendisine teşekkür edilip yeni dönemde Ankara'da kendilerine daha önemli bir görev verileceği söylenip, anlayış göstermesi gerektiğine...

Sizce hangi seçenek daha baskın?