Sayın Vali Hasan Şıldak’ın Dikkatine…
Sayın Valim,
Yayınladığınız genel emirler ve verdiğiniz talimatlar kâğıt üzerinde son derece yerinde, doğru ve kıymetlidir. Şanlıurfa’nın kronikleşmiş sorunlarına neşter vuran bu kararlar, kamuoyunda da haklı bir umut oluşturmuştur. Ne var ki mesele, emir vermekle değil; verilen emrin sahada karşılık bulmasıyla anlam kazanır. Bugün gelinen noktada, bu talimatların büyük bölümünün uygulanmadığını üzülerek görüyoruz.
10 Nisan 2025 tarihli talimatınızda açıkça ifade etmiştiniz:
“Şanlıurfa’da devlet arazilerini işgal edenlere fırsat verilmeyecek, her türlü müdahale ve tecavüze izin verilmeyecektir.”
Bu talimat kapsamında;
Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan araziler ile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki meraların izinsiz, kaçak veya amacı dışında kullanımına son verilmesi,
bu alanların boşaltılması,
betonarme yapıların ise yıkılması emredilmişti.
Peki ne oldu?
Kaymakamlıklar, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne verilen bu açık talimat neden sahada uygulanamadı?
Neden kanun hükümleri işletilmedi?
Şanlıurfa kamuoyu bu kararı sevinçle karşıladı, meraların işgalden kurtarılmasını bekledi. Ancak gelinen noktada tablo iç acıcı görünmüyor. Bu durum, devlet ciddiyetiyle çelişiyor, talimatların sonuçsuz kaldığı izlenimini de güçlendirmektedir. Talimatlarınızın gereğini yerine getirmeyenler hakkında ivedilikle idari ve adli soruşturma başlatılması, memleket adına bir zorunluluktur.
Şanlıurfa sizden, meraların işgalden temizlenmesini bekliyor.
Aynı şekilde, 26 Ocak 2026 tarihinde yayımladığınız ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran dilencilik ve hanutçuluk yasağı da ne yazık ki sahada karşılık bulamamıştır.
Sokaklar, caddeler, meydanlar, parklar, duraklar, tarihi alanlar, ibadethaneler, ATM’ler, trafik ışıkları ve kavşaklar başta olmak üzere umuma açık alanlarda dilenmek, insanları rahatsız ederek para istemek, araç camı silmek, mendil ve benzeri ürünler satmak açıkça yasaklanmıştı.
Bu karar da Şanlıurfa kamuoyu tarafından memnuniyetle karşılandı. Çünkü bu faaliyetler yalnızca şehir estetiğini değil, kamu düzenini, toplumsal huzuru ve trafik güvenliğini de ciddi biçimde tehdit etmektedir.
Ancak aradan geçen zamana rağmen;
toplu taşıma araçlarında,
mezarlıklarda,
nikâh salonlarında,
eğlence mekânlarında,
kaldırımlarda
aynı manzaralar devam etmektedir.
Genel emrinizde denetimlerin Emniyet, Jandarma ve Belediye Zabıta birimlerince yapılacağı açıkça belirtilmişti. Fakat sahadaki tablo, bu birimlerin emirlein gereğini etkin şekilde yerine getirmediğini göstermektedir.
Sayın Valim,
Emir vermek kadar, verilen emrin takipçisi olmak da yöneticiliğin asli sorumluluğudur. Çünkü burası Şanlıurfa…
Ne yazık ki burada zaman zaman ahbap-çavuş ilişkileri, kamu otoritesinin önüne geçebilmektedir.
Şanlıurfalı, memleket adına atılacak her olumlu ve faydalı adımı sizden bekliyor ve size güveniyor.
Ama bu güvenin sürdürülebilmesi için, alınan kararların sahada da vatandaş tarafından hissedilmesi şarttır.
Her şey yaşanabilir bir Şanlıurfa için…
Aksi halde bu şehir, yaşanamaz kentler listesinde üst sıralardaki yerini korumaya devam edecektir.