Özellikle kırsal bölgelerden gelen şikâyetler, bazı muhtarların yetkilerini şahsi nüfuz alanına dönüştürdüğü yönündeki iddiaları da beraberinde getirmektedir
MUHTARLIK SİSTEMİ TARTIŞMAYA AÇILMALIDIR
Türkiye değişiyor…
Dünya değişiyor…
Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor.
Devletin en ücra noktaya bile saniyeler içinde ulaşabildiği, vatandaşın e-Devlet sistemi üzerinden onlarca işlemini oturduğu yerden yapabildiği bir çağda hâlâ yüz yıl öncesinin idari anlayışını tartışmadan sürdürmek ne kadar doğrudur?
İşte bugün tartışılması gereken konulardan biri de kırsal mahallelerdeki muhtarlık sistemidir.
Bir dönem için ihtiyaç olan, devlet ile vatandaş arasında köprü görevi gören muhtarlık müessesesi, özellikle büyükşehir yasalarından sonra köylerin “kırsal mahalle” statüsüne dönüşmesiyle birlikte eski işlevini büyük ölçüde kaybetmiştir. Artık birçok resmi işlem doğrudan kaymakamlıklar, nüfus müdürlükleri, belediyeler ve dijital sistemler üzerinden yürütülmektedir.
Ancak mesele sadece işlev kaybı değildir…
Son yıllarda özellikle kırsal bölgelerden gelen şikâyetler, bazı muhtarların yetkilerini şahsi nüfuz alanına dönüştürdüğü yönündeki iddiaları da beraberinde getirmektedir. Gazetemizin istihbarat servisine ulaşan çok sayıdaki ihbar ve vatandaş şikâyetinde; mera alanlarının işgali, devlet arazilerinin amacı dışında kullanılması, köy içi husumetlerin büyütülmesi, tarafgir uygulamalar ve keyfi yönlendirmeler sıkça gündeme gelmektedir.
Üstelik bu sorun yalnızca Şanlıurfa’ya özgü değildir. Türkiye’nin birçok ilinde benzer tartışmalar yaşanmakta; valilikler, kaymakamlıklar ve İl Tarım-Orman Müdürlüklerine yapılan şikâyet dosyaları her geçen gün kabarmaktadır.
Elbette tüm muhtarları aynı kefeye koymak büyük bir haksızlık olur. Görevini fedakârca yapan, köyünün gelişmesi için gece gündüz çalışan çok sayıda dürüst muhtarımız da vardır. Ancak sistemler kişiler üzerinden değil, denetlenebilir mekanizmalar üzerinden değerlendirilmelidir.
Bugün artık devletin köylerde daha güçlü, daha şeffaf ve daha kurumsal bir yönetim modeli oluşturmasının zamanı gelmiştir.
Nasıl mı?
Kaymakamlıklara bağlı oluşturulacak tarafsız ihtiyar heyetleriyle…
Belirli sürelerle denetlenen, dijital kayıt sistemiyle çalışan, kararları şeffaf biçimde takip edilen yeni bir kırsal yönetim modeli; hem vatandaş-devlet ilişkisini güçlendirecek hem de yıllardır süren birçok yerel çekişmenin önüne geçecektir.
Çünkü bazı köylerde yaşanan sorunların temelinde artık hizmet eksikliği değil; yetkinin kişiselleştirilmesi yatmaktadır.
Devletin malı olan mera alanlarının işgal edilmesi, vatandaşın ortak hakkının birkaç kişinin kontrolüne bırakılması, köy içindeki sosyal dengelerin şahsi ilişkilerle yönlendirilmesi çağdaş devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
Türkiye artık eski Türkiye değildir.