. 8–11 Ocak tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 6. Adıyaman Tanıtım Günlerinde Çelikhan standının sessizliği de işte tam olarak böyleydi.

Bir Standın Sessizliği: Çelikhan Neden Yoktu? Bazı sessizlikler vardır; insanın kulağını değil, vicdanını tırmalar. 8–11 Ocak tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 6. Adıyaman Tanıtım Günlerinde Çelikhan standının sessizliği de işte tam olarak böyleydi.

Adıyaman Dernekler Federasyonu ile Adıyamanlılar Vakfı’nın büyük emeklerle hayata geçirdiği bu organizasyon; Cumhurbaşkanı Yardımcısından valilere, milletvekillerinden kaymakamlara, belediye başkanlarından bürokratlara, akademisyenlerden iş insanlarına kadar geniş bir katılımla adeta Adıyaman’ın vitrini oldu. İlçeler, tarihini, kültürlerini, yöresel ürünlerini, değerlerini sergiledi; misafirlerini kaymakamları ve belediye başkanlarıyla birlikte karşılayarak hem aidiyet hem de misafirperverlik dersi verdiler. Ancak bu tablonun içinde eksik bir parça vardı. Ne yazık ki o parça da Çelikhan’dı. Diğer ilçelerin stantları renkliydi, canlıydı, kalabalıktı. Çelikhan standı ise dört gün boyunca yalnız ve kimsesizdi. Ne geleni karşılayan vardı ne de ilçenin adını anlatan bir ses. O stand, adeta sahipsiz bırakılmış bir hatıra gibiydi. Oysa Çelikhan için anlatacak çok şeyi olan bir ilçemizdir. Dünyaya nam salmış balı vardır. Tarihe tanıklık etmiş tütünü vardır. Yüzen adacıkları vardır. Kürtçe ve Türkçe ezgileriyle yürekleri titreten dengbejleri, mizahıyla yüzleri güldüren sanatçıları, objektifiyle hayatı anlatan fotoğrafçıları, kum sanatıyla sınırları aşan ustaları vardır. Keşke o gün sahnede oldukları gibi Çelikhan stantda da zaman zaman Haşim ve Gülistan Tokdemir’in sesi yankılansaydı. Keşke Mustafa Çiçek’in esprileri kalabalığı güldürebilseydi. Keşke Fatih Yıldız’ın ve Muhammed Aktürk’ün o güzel resim kareleri standın dör bir tarafında duvarları süsleseydi. Keşke Ramazan Yumrutepe ile Ömer Faruk Elmas gelen ziyaretçilerine kumdan en güzel hikâyeler anlatsaydı. Keşke Kürtçe ve Türkçe skeçleriyle herkesin sevgisine mazhar olan tiyatro grubumuzla insanların yüzünü güldürebilseydik. Ama ne yazıkki Olmadı.

Bu eksiklik yalnızca bir organizasyon kusuru değildir; bu, bir temsiliyet meselesidir. Çelikhan’ın kendisini anlatma fırsatını kaçırmasıdır. Daha doğrusu, anlatılamamasıdır. Üstelik ilçe kaymakamının ve belediye başkanının bugüne kadar yaptığı çalışmalarla halkın takdirini kazandığını da biliyorduk. Böylesi önemli bir organizasyonda bu boşluğun nasıl oluşturdular bu da ayrı bir soru işareti olmuştur. Asıl mesele; öncesinde bir araya gelebilmek, farklı görüşleri ortak bir masada buluşturabilmek ve ortak aklı esas alarak hareket edebilmektir. Keşke bu önemli organizasyon öncesinde ilgili paydaşlar bir araya gelerek kapsamlı bir değerlendirme yapabilseydi. Böyle bir istişare kültürü, Çelikhan ilçemizin kimliğini, kültürünü ve değerlerini çok daha güçlü ve bütüncül bir şekilde yansıtma imkânı sunabilseydi. Ama Çelikhan yoktu. Bazen bir ilçenin tanıtımı, bir standın arkasında durmak kadar basittir. Bazen de orada durmamak, yıllarca anlatılamayacak bir eksiklik bırakır. Dileriz ki bu sessizlik bir ders olur. Ve bir dahaki tanıtım günlerinde Çelikhan, boş bir standla değil; dolu dolu hikâyelerle anılır. Tüm bu eksikliklere ve olumsuzluklara rağmen, organizasyonda sorumluluk alarak sahneye çıkan isimler, Çelikhan adına önemli bir boşluğu doldurmuştur. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan, duruşları ve performanslarıyla ilçemizi layıkıyla temsil eden Şovmen Mustafa Çiçek ile dengbejler Haşim ve Gülistan Tokdemir, takdiri fazlasıyla hak etmektedir. Kendilerine, bu anlamlı organizasyonda Çelikhan’ın sesi ve yüzü oldukları için gönülden teşekkür etmek, hepimizin ortak borcudur. Sağlıcakla kalın…