Cezaevine giren dava arkadaşlarını ülküdaşlık hukuku içerisinde ziyaret edip ihtiyaçlarını gören acılarını paylaşan mert ve yiğit arkadaşların yaşadıkları

ÜLKÜDAŞLIK HUKUKU DEĞİL MENFAAT HUKUKU

O hukuk 1980 İhtilali ile birlikte ortaya çıkmış ülkücülerin acıları ızdırapları dertleri her şeyi paylaştıkları bir hukuktu.

Cezaevine giren dava arkadaşlarını ülküdaşlık hukuku içerisinde ziyaret edip onun ihtiyaçlarını gören acılarını paylaşan mert ve yiğit arkadaşlarının yaşadıkları bir hukuktu O...

Zor günde aç ve açıkta kalan dava arkadaşlarına elini uzatan ekmeğini onlarla paylaşan onların üzüntüsüne ortak olan sıkıntısına koşan cefayı Vefaya dönüştüren bir hukuktu O..

Hastanede yatan dava arkadaşlarını herkesten önce ziyaret edip ihtiyaçlarını gören onun ilaçlarını alan ona geçmiş olsun diyen Allah'tan şifa dileyen onlarla birlikte hüzünlenen ahlaklı Edepli bir neslin yaşadığı yaşattığı bir hukuktu...

Bugün her partide ben milliyetçiyim ülkücüyüm diyen insanlar var ama aralarında gönül bağı yok Ülküdaşlık hukukunun yerini menfaat hukuku almış durumda..

Emperyalist düzen ve kapitalist sistem Türk töresine gönül vermiş bir altın nesli maalesef siyasi islamcıların cenderesine atarak öğütmüş kendini beğenmiş ukela sadece kendini düşünen bir nesil ortaya çıkarmıştır..

MHP, iYi Parti ve Zafer partisi'ndeki ülkücüyüm diyen insanlara bakacak olursanız kendi adaylıkları için kendi arkadaşlarına çelme taktıklarını onlara nasıl iftira attıklarını rahatça görebilirsiniz.

Birbirinin hakkında saçma sapan iftiralar atan birbirini ses kaydına alarak tu kaka ilan eden birbirinin ayıbını kapatmak yerine ortalığa saçıp savuran yeni bir ülkücü profili çıkmış şimdi Ortaya,

Ve ne yazık ki genel başkanlar da bu tip adamları etrafına toplamış bunlara itibar eder olmuşlar. Mesela bir genel başkan bir genel daire Kurulu toplantısında falanca arkadaşınız benim aleyhimde konuşmuş bununla ilgili elimde ses kaydı var diyor. Yani ajanlık istihbarat faaliyetlerini birbirini kötülemek birbirini aşağılamak için yapılıyor artık partilerde...

Bu örnekleri kimseyi kötülemek için değil artık aramızda bir ülküdaşlık hukukunu kalmadığını anlatmak için ifade ediyorum. Çünkü ülküdaşlık hukukunun bittiği yerde davada bitmiş demektir.

Davanın bittiği yerde her Parti benim için sistemin bir parçası düzenin bir kuklası olmuştur. Sahte Atatürkçüler sahte milliyetçiler sahte islamcılar sahte liberaller.. İçtiğimiz su sahte aldığımız hava sahte yediğimiz yemek bile sahte...

Şairin dediği gibi

Neyine Güveneyim yalan Dünyanın...